TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Londra, Rusya Suriye ve Türkiye damgalı...

İki yılda bir yapılan dünyanın önde gelen havacılık fuarlarından Londra Fornborough Airshow'a adım atar atmaz buradan Türkiye'yi ve bölgesini çok yakından ilgilendiren bir haberin muhatabı haline geldik. Fuarın ilk günü Rus, Kore, Amerikan, Fransız, İtalyan ve diğer savaş uçaklarının gösterileriyle kullaklarımız çınlarken, burada bulunan Rusya'nın askeri ve teknik işbirliği kurumunun başkan yardımcısı Vyacheslav Dzirkaln'ın, Moskova'nın mevcut Suriye yönetimiyle yeni silah anlaşması yapmayacağı yönündeki açıklaması dikkatleri farklı yöne çekti. Muhakkak ki bu karar, Rusya'da arka plana sahip detaylarla daha önce tartışılmış. Ama açıklanmasının Londra'ya bırakılması ilginç. Nedenlerine gelince...
Şu an Londra'ya dünyanın dört bir yanından savunma sanayi ile ilgili otoriteler, kurumlar ve askeri yetkililer gelmiş durumda. Mesela Türkiye'den de Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Hasan Kemal Yardımcı, Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar ve beraberinde bir heyet katılıyor. Türkiye'den TAI ve TEİ ise zaten fuarın bir parçası.
Bu fuarlarda ortaya konan şovlarla gövde gösterisi yapılıyor. Üstünlükler sergileniyor. Havada iddialı olanlar, güçlerini havada ve stantlarda farklı bir şekilde muhataplarının karşısına çıkarıyor. Fakat savunma sanayi ve askeri detayları içine koyduğunuzda aslında güçlerini yarıştırıyorlar da diyebiliriz. Etkili ve yetkili makam sahipleri, hava araçlarını izleyip, sipariş veriyor, ürün beğeniyor, rakipleri test ediyor. Henüz bu teknolojilere kavuşamamış ülkelerin bakanları, müsteşarları, yetkilileri ve komutanları da gözlemci ve müşteri durumunda..
Bu sebeple Rusya'nın, Suriye deki durum yatışıncaya kadar, bu ülkeye yeni silah satmayacağını bu fuarda açıklaması anlamlı. Zira Rusya havacılığın sivil ve askeri tarafında ciddi şekilde geriye düşmüş durumda. En son Rusya'nın havacılık sektöründe büyük önem atfettiği Sukhoi Superjet-100 yolcu uçağının tanıtım seferinde Endonezya'da dağa çarparak düşmesi, aslında her şeyi değiştirmiş durumda. Bu olayla ciddi şekilde morali bozulan Rusya, bu uçağı bile Batı'nın yardımıyla geliştirmişti, fakat uçuramadı.
Daha önemli detay ise Sukhoi'nin Rusya'nın başlıca askeri avcı uçağı üreticisi olması. Pavel Sukhoi'nin 1939 yılında, tasarlayıp ismini verdiği ve önemli bir şirkete dönüştürdüğü bu köklü kuruluş şu an adeta can çekişiyor. İtalyan Finmeccanica şirketi, Sukhoi'nin sivil havacılık bölümüne yüzde 25 hisseyle ortak olmasına ragmen geliştirilen modelde hayal kırıklığı olmasını, askeri havacılık bölümüne tahvil edip yorumlarsanız durum daha iyi anlaşılacaktır.
Çünkü Sovyetler Birliği döneminde çok sayıda yolcu ve savaş uçağı marka ve modeline sahip olan Rusya, bütün fabrikalarını (Sukhoi, Mikoyan, Ilyushin, Irkut, Tupolev ve Yakovlev) Birleşik Havacılık İmalat Kuruluşu adı altına toplamasına rağmen istenen başarıyı yakalayamadı.
Rus yetkili Dzirkaln'ın hava gösterisi nedeniyle bulunduğu Londra'da böyle bir açıklama yapmasında, başta Amerika ve diğer Batılı ülkelerin Rusya ile bu alanda işbirliklerini gözden geçirme yönündeki uyarıları etkili olmuştur. Çünkü Rusya havada ciddi şekilde Batı'nın teknolojisine muhtaç.

Yukarı