TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Lüzumsuz askeri harcama yapmanın sonu…

Suriye ile gerdiğimiz ilişkiler sonunda, düşen uçakla golü Türkiye’nin yediğine kimse şüphe bile etmiyor. Ve bu hadise gösterdi ki, elde kahramanlık yapacak, bölgesel güç olarak hava atacak bir malzeme yok. Daha da vahimi bütün bunlara rağmen halen daha savunma sanayiinde ülke olarak numara çevirme peşindeyiz. Gelişime müsait bir savunma sanayii altyapımız olduğu da iddia edilemez. Şayet böyle bir anlayış ve bakış açısı olsaydı, 5 adet King Air 350 tipi insanlı keşif uçağını Türkiye’nin kendisi dönüştürür ve kullanırdı. Hatta insansızı bile çoktan hizmete sokabilirdi. Ama savunma sanayiine yön veren makamların kafasında ülkenin geleceğinden ziyade başka hesaplara matuf işler yatıyor.

Bu mantaliteyle, bu aşamaya kadar gelmiş olmamız da başarı sayılır. Savunma sanayiindeki denetlenemeyen ve harcamaları sorgulanmayan mevcut yapı, ancak derin ve kirli işlere bulaşmaya müsait müteşebbislere kapı aralıyor.

Dün yapılan Savunma Sanayii İcra Komitesi’ne (SSİK) bir bakalım. Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi Projesi kapsamında alınan tekliflerin iyileştirilmesine yönelik olarak, Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından yüklenici adaylarıyla görüşmelere devam edilecekmiş ve elde edilecek sonuçlar SSİK’ye sunulacakmış. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın yazılı basın açıklaması böyle... Bade harab’ul-Basra…

Silah taşıyan ANKA geliyor

Türkiye’nin uzaydan daha fazla istifade edebilmesi maksadıyla uydu fırlatma merkezi kurulumu projesinin başlatılması da kararlaştırılmış. Turgut Özal’ın Sabiha Gökçen Havaalanı’nın da içinde bulunduğu İleri Teknoloji Parkı Projesi (İTEP) zaten bunu kapsıyordu. Ama araya Süleyman Demirel gibi isimler girince yattı. Fakat iyi bir karar. Ama daha iyisi benim bu köşede birkaç defa gündeme getirdiğim ANKA’nın faydalı yük taşıyan modeli için zaman kaybedilmeden karar verilmiş olması. Bu karara çok sevindiğimi söylememe bile gerek yok. Bu araçlar gökyüzünde arz-ı endam edince ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. Çünkü askeri ve sivil havacılığın gelişme gösterdiği en önemli alan burası.

“ANKA insansız hava aracının daha uzun menzil ve yük taşıma kapasitesine sahip turboprop motorlu versiyonunun ön tasarım faaliyetleri için TUSAŞ firması ile sözleşme görüşmelerine başlanması” şeklinde SSİK kararında yer alan maddenin özeti şu: Silah taşıyabilen insansız hava aracı yapacağız. Birincisi yapıldığına göre ikincisi daha kısa sürede hizmete girecektir.

Fakat düşünülmesi sorulması gereken soru şu; Savunma sanayii projelerinde büyük paralar aktarılarak ana ve alt üstlenici yapılan Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) şirketleri ne zaman profesyonel bir yapıya kavuşacak? İşten anlayan paşalar buralarda göreve gelsin, ama uzun süre kalsınlar. Devir daim yaptırılarak, istihdam makamı olmasınlar. Ayrıca sivil profesyonellere ve denetimlere açık olsun. Özel şirketlere fırsat eşitliği tanınsın. Lobisi ve gücü olanlarla iş yapılmasın. SSİK’da alınan kararlar ile belli üstlenici şirketler yerine yerli özel firmalar için ihale veya yarışmalar açılsın. Kabiliyeti olanlara para verilip projeler yaptırılsın; yarışmalara açık olunsun.

Harcama 20 ihracat 1 milyar

Çünkü Türkiye, ülke olarak savunma sanayiine harcadığı paranın birazını Ar-Ge’ye ayırsa çok daha farklı bir tablo ortaya çıkacaktır. Askeri harcamalara yılda 20 milyar TL’ye yakın para ayıran ülkenin ihracatı halen daha bir milyar seviyelerinde. Bunun mantıklı bir tarafı var mı? Ayrıca ne ürünün de içerden makul ve mantıklı alımlarla temin edildiğini de bilmiyoruz.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın işleri ne derece karışık halde yönettiğini Sabiha Gökçen Uluslararası Havaalanı örneğinde görmek mümkün. SSİK alınan karara göre ikinci pist inşaatının Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yapılmasına karar verilmiş. Güzel, ama sizin ne işiniz var havalimanı işletmeciliğinde. İşlerin gecikmesine fırsat vermeden, yanlış ihaleler yapmadan bu havalimanını Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne devretmeniz iyi olmaz mı? Ama gücü elinizden bırakmaya niyetiniz yok ki…

Yukarı