TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Bakana teşhir ettiği sucuğu yedirmişler!

Gazetelerimizden birinde kısa süre önce şöyle bir haber yer almıştı: "Mehmetçiğe domuz, öğrencilere at eti yedirdiler!" Bu haber başlığını müsaadenizle zenginleştirmem gerekiyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'e de teşhir ettiği markanın sucuğunu yedirdiler. Para Dergisi, güzel bir iş yaparak, WOW Otel'de Bakan Eker ve ekibinin düzenlediği, bakanlığın yeniden yapılanma ve kurumsal kimlik çalışma toplantısında ikram edilen sucuk ve sosislerin markasını araştırmış. Eski mesai arkadaşlarımı tebrik ediyorum, işi teşhirle götürmeye çalışan bir bakan için yapılacak en doğru araştırma, çalışma... Uzatmayayım Bakan Eker'e kahvaltıda ikram edilen sucuk ve sosisler, bakanlığın bu ürünlerdeki denetimleri sonucu, tüketiciyi yanlış bilgilendirdiği için deşifre ettiği markalardan Apikoğlu'na aitmiş.
Bakanlığın toplantı yaptığı WOW Otel bile bakanın teşhirini dikkate almayıp, hem de ilgili bakana bile teşhir ettiği ürünü yediriyorsa, bu durumdan Bakan Eker'in bir değil bin ders çıkarması lazım. Bu mevzuda gözde otellere de ayrı bir başlıkta vurgu gerekiyor. Birkaç yıl önce "Mehdi Eker, ne eker, ne biçer"başlıklı yazımdan alınmalar olmuştu, ama haklı olduğumu söylememe gerek kalmadı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na en azından kendi gıdasına dikkat eden bir bakan gerekir.
Anlayacağınız gıda sektörümüz usulsüzlükte sınır tanımıyor. Bu teşhirlerin tek başına bir işe yaramadığına, AK Parti Hükümeti'nin de bu hususta çok geç hareket ettiğine dikkat çektiğimde, bakanlıktan öylesine bir yaklaşımla bilgilendirme yapılmıştı. Açıkçası bu bakanlığa, AK Parti Hükümeti'nin doğru bir isim bulmada ciddi sıkıntı yaşadığını düşünüyorum. Gıda, tarım ve hayvancılık bu ülkenin en temel taşlarından birisi, ama Mehdi Bey ve ekibi yüreğimizi kaldıran ve yüreğimizi ağzımıza getiren teşhirlerden başka ne yapıyor?
Hâlâ yurtiçinde sebze-meyveleri denetimden geçirerek, vatandaşa sağlıklı bir şekilde ulaştırılmasını yapan kurum yok! Yurtdışına gönderilen ve çeşitli sebeplerden kabul görmeyip imha edilen ürünlerin de çok azından haberdar oluyoruz. Antalya'da bazı istisnalar hariç, herhangi bir serayı gezdiğinizde karşılaşacağınız manzara size yeterli ipucunu verecektir. Tarımla uğraşanların bilinç düzeyleri de ortada. Kimsenin sağlıklı gıda gibi bir derdi yok. Amaç kısa sürede ürünü yetiştirip paraya çevirmek.
Hasılı Bakan Eker dikkat etsin, bugün teşhir ürünü yedirenler, yarın gıda zehirlenmesine de sebep olabilirler... Çünkü devir, "Helal haram ver Allah'ım, senin kulun yer Allah'ım" devri...


Adreslerimizle neden oynanıyor?

İstanbul'da bazı bölgelerin adresleriyle oynanarak içinden çıkılmaz hale sokulduğunu biliyor musunuz? Evime gelen İGDAŞ, İSKİ ve BEDAŞ faturalarındaki adreslerin hiçbiri diğeriyle örtüşmüyor. Nüfus İdaresi'ne göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi, muhtarlığa göreyse adres düzenlemesini Beylikdüzü Belediyesi yapmış. Hatta bozup yapmaya da devam ediyor. Değişim nedeniyle de çok sıkıntılar yaşandığı ifade ediliyor.
Adres değişikliği yapılmadan önceki düzenleme çok sağlıklı ve anlaşılırdı. Şu an oturduğum yer için düzenlenen yeni adres bilgisiyle kendi evimi bulmakta kesinlikle zorlanacağımı söyleyeyim. İçişleri Bakanlığı Nüfus İdaresi bile adresi tespitte problem yaşıyor. Acaba son mahalli seçimlerde meydana gelen karışıklıkların, adreslerle oynamalarla bir ilgisi olabilir mi?


İDO iyi özelleştirildi kötü yönetiliyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, iyi bir zamanlamayla, iyi bir fiyata ve doğru bir kararla İstanbul Deniz Otobüsleri'ni (İDO) özelleştirdi. Eğer 2 yıl sonra bu şirketi özelleştirmeye kalksaydı, bu fiyatı bulamayacağı gibi İstanbul'u değiştirecek yeni projeler sebebiyle de doğru dürüst teklif bile gelmeyebilirdi. Dolayısıyla AK Parti döneminde iyi işletilen belediye şirketi İDO'nun, yarın CHP'li belediye elinde aynı performansı göstereceğine dair garanti yok. İDO'nun özelleştirilmesiyle, özel şirketin işletme şeklini karıştırmamak lazım.

Yukarı