TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Enerji Bakanlığı'nın 'Enerji Takımı' ne yapacak?

Türk işadamlarının yurtdışındaki enerji yatırımlarını desteklemek, önlerini açmak, Türkiye'deki enerji bürokrasisinin bilgi ve tecrübeleriyle arkalarında olduğunu hissettirmek amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, yeni bir yaklaşım ortaya koyabilmek adına "Enerji Takımı" oluşturuyor. Enerji kaynakları konusunda Türk işadamlarına kapısını açan ülkeler veya Türk müteşebbislerin yatırım yapmayı arzuladıkları dünyanın herhangi bir noktasında daha fazla devlet desteğinin arkalarında olduğunu hissettirmek amacıyla geliştirilen yeni model şu şekilde çalışacak: Diyelim ki Afrika'dan herhangi bir ülke Türkiye ile enerji konularında yakın çalışmak istiyor. Enerji Bakanlığı bu ülkeye ilgi duyan işadamları ile enerji bürokrasini biraya getirip bu ülkede beraber incelemeler yapacak. Türk müteşebbislerin ihtiyaç duyduğu devlet desteği tespit edilip Enerji Bakanlığı bürokrasisinin karşı ülkelerin ilgili yetkilileriyle temasta kalması sağlanarak ilişkilerin daha hızlı gelişmesine katkı sağlanacak. İşte bu modele Bakan Yıldız, "Enerji Takımı" adını veriyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın epeydir gündeminde olan bu konu ilk etapta bir Afrika ülkesine yönelik devreye girecek, ancak önemli olan bundan sonra kalıcı olması. Bunun için işadamlarının hangi konuda ve hangi ülkede yatırım yapmak istediklerini Enerji Bakanlığı'na bildirmesi gerekiyor. Şimdilik bir platform gibi devreye girecek "Enerji Takımı" yaklaşımının daha sonra bir kimlik kazanması da söz konusu...

 

Ekonomide doğru yola ne zaman girdik?

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, "Enflasyon ve istihdam konusunda yaşanan gelişmeler Türkiye'nin ne kadar doğru yolda olduğunu gösteriyor" açıklamasını yapmış. Gerçekten de son dönemde içeride üretime, istihdama, katma değere verilen önem arttı. Ama son dönemlerde. Öncesinde ise maalesef AK Parti hükümetinin iyi bir sınav verdiğini söylemek zor. İthalattaki patlamanın bizleri hazır yiyici konumuna getirmesinin nedeni, yanlış yürütülen ekonomi politikalarıdır.
Bakan Çağlayan'ın, Türkiye'nin ihracatına katkısı, işadamlarının sorunlarına yakinen eğilmesi tamam, lakin halen daha yükseklerde seyreden ithalat politikalarını sektör sektör, kalem kalem gözden geçirerek bir çekidüzen verilmiş değil. Evet, bu yılın ilk çeyreğinde Avrupa'daki bazı ülke ekonomilerinin daraldığı bir ortamda Türkiye ilk çeyrekte yüzde 3.2 gibi önemli bir büyüme oranı yakaladı, ama henüz ithalat tarafına tam anlamıyla el atılmış değil. İhracat ligindeki yerimizin, 2002 sıralaması dikkate alındığında dünyanın 16. büyük ekonomisine yakışan noktada olmadığı kesin....
Orta Vadeli Program'a göre 2012 için belirlenen 148.5 milyar dolarlık ihracat hedefi tutacak, peki ithalat hedefinden haber veren var mı? Gelen sıcak paranın, yabancı yatırımcıların içeride neler yaptığına daha bir dikkatle bakalım, Türkiye'deki en önemli grupların, işadamlarının inşaata, restoran zincirine soyunmalarına da bir anlam vermeye çalışalım...

 

Edison ampulünün yerine gelenlere dikkat!

Thomas Edison'un keşfettiği şeffaf akkor ampullerin üretim ve satışını Avrupa Birliği yasakladı. Türkiye'nin bu alanda ne doğru düzgün yatırımı var, ne de teşvik modelleri. Daha da vahimi, Türkiye led ampul konusunda deneme tahtası olarak kullanılıyor. Bilinçli tüketiciler astarı yüzünden pahalıya mal olan led ampulleri, daha az enerji harcaması ve ömürlerinin uzun olup 3 ile 12 yıl arasında değişen garantili gibi süslü pazarlama taktiğiyle alıyor. Bu ampullerin Türkiye'de satışında bir denetim olmadığından, vaat edilen teknik donanımlarının ne derece yeterli olduğu bilinmiyor. Bizzat kullanıp test eden bir tüketici olarak, devletin ilgili birimlerini led ithalatına ve piyasadaki modellerine dikkat etmeleri gerektiği noktasında uyarmak isterim. Aksi halde Edison'un ampulü yerine uyanık üreticilerin deneme tahtası olup yüksek bedeller ödemeye devam edeceğiz. Aksi halde enerji tasarrufu yapalım derken ledlere yüksek bedel ödeyip daha fazla harcama yapmak zorunda kalacağız.

Yukarı