TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Erdoğan, Rusya'ya rağmen Hazar'ı çözebilir mi?

Hazar Denizi bir türlü boru hatlarıyla geçilemiyor. En önde görünen sebep Azerbaycan-Türkmenistan anlaşmazlığı. İki ülke Hazar'daki enerji kaynaklarının paylaşımı nedeniyle birbiriyle sorun yaşıyor. Hazar'ın statü meselesi, enerji kaynaklarının rahat bir şekilde kullanılmasının önünü kesmek için kullanılıyor. Rusya ve İran, Hazar kartını çok iyi kullanıyor. Azerbaycan ve Türkmenistan da bu oyunun küçük figürleri oluyor. Ancak bu tablo yavaş yavaş değişecek gibi görünüyor. Başbakan Erdoğan'ın Azerbaycan'a yaptığı stratejik seyahate bu açıdan bakılmasında fayda var.
Erdoğan'ın katılımıyla birincisi geçen yıl, Azerbaycan'ın en önemli yatırımı Petkim'in olduğu İzmir'de yapılan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısının ikincisinin Azerbaycan'da olması iki kardeş ülkenin beraber iş yapabilme kabiliyetinin ötesinde vizyoner düşünmeye başladıklarını gösteriyor. Şüphesiz bu iyi bir gelişme. Tek millet iki devlet edebiyatını aşan, fiiliyata dökülen bir adım.
Şayet Başbakan Erdoğan ve beraberindeki 6 bakan, Azerbaycan Gebele'de muhataplarıyla ciddi bir mesafe kat edip, Türkmenistan ile olan sorunlarının asgariye çekilmesi hususunda gelişme sağlarlarsa, başta enerji ve savunma olmak üzere her alanda ilerlemek daha kolay olacaktır.
Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) bu konuda ciddi önem arz ediyor. İstanbul'da 10-14 Eylül tarihlerinde yapılan Uluslararası Boru Hatları ve Deniz Müteahhitleri Birliği (IPCOLA) 2012 Zirvesi'nin gündeminde Azerbaycan, Irak ve Türkiye'deki boru hatları projeleri yer alıyor. Çin ve Rusya'daki boru hatları projelerini kenarda tutarsak halihazırda doğalgaz ve petrol için en velud bölgede yaşadığımızın altını çizmemiz gerekir.
IPCOLA Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yürüten Tekfen İnşaat Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Osman Birgili'nin ev sahipliğinde gerçekleşen zirvede 260'dan fazla kuruluşun 700'e yakın temsilcinin Türkiye'de bir araya gelmesi ülkemizin enerji koridoru olması hususunda ciddi önem arz ediyor. Haddizatında bu ilgi boşuna değil. Shell, BP, Exxon, Chevron, Total, Petrobras gibi büyük enerji oyuncuları ve enerjinin dev mühendislik ve müteahhitlik firmaları Bechtel, Saipem bu zirvede Azerbaycan, Irak ve Türkiye'yi kapsayan boru hatlarının geleceğini masaya yatıracaklar.


Petrol fiyatı yükselir yeni kuyu açılır

Petrol ve doğalgaza olan talebe paralel olarak fiyatların da yükselmesi yeni sahaların keşfedilmesi, kuyuların açılması ve yeni alternatif boru hatlarının hayata geçmesini elzem kılıyor. Enerji kaynaklarına ve pazarlara komşu olan, geçiş güzergâhı anlamında tartışmasız jeopolitik konuma sahip Türkiye bu açıdan stratejik.
Çin'in ekonomik gelişmesi doğrultusunda, tüm dünyanın tamamından fazla petrol ve doğalgaz boru hatlarına yatırım yaptığını bir kenara not edin. İşin enerji tarafı kadar, müteahhitlik boyutu da önemli. Sadece Irak'ın boru hatları için telaffuz edilen rakam 4 milyar dolar. Azerbaycan-Türkmenistan birlikteliği sağlanması halinde bölgenin enerji kaynaklarının Avrupa'ya uzanması, bu ülkelere dünyanın bakış açısını da değiştirecek, bölgedeki diğer ülkelerin basit oyunları perdelenecektir. Umalım Azerbaycan'da güzel gelişmeler olur.


11 Eylül'ün toz etkisi

Amerika, 11 Eylül'ün yıldönümünde uçaklarla Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan saldırının etkilerini, çöken binaların çıkardığı toz bulutunun üzerinden tartışıyor. Rahatsızlananların tedavi edilebilmesi için 11 Eylül sağlık programının kapsadığı hastalıklar listesine yaklaşık 50 farklı kanser türü daha eklenmiş. Sıfır noktasındaki enkazdan kalkan toksik tozdan kaynaklanan hastalıklar yüzünden yaklaşık 1.000 kişinin hayatını kaybettiği sanılıyor. Amerikan hükümetinin yardım paketi, 11 Eylül saldırılarında ilk müdahale ekipleri ve mağdurların ihtiyaç duyduğu çeşitli destekleri kapsıyor. Görülen o ki, üzerinden 10 yıldan fazla geçmesine rağmen 11 Eylül'ü her yıldönümünde çeşitli acı olaylarla anmaya devam edeceğiz.

Yukarı