TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Yabancı gözüyle demiryolu hallerimiz...

Berlin İnnoTrans Fuarı'nda Türkiye'yi çok yakından tanıyan, dünyanın demiryolu endüstrisine yön veren en önemli şirketlerin yetkililerine göre durumumuz iç açıcı değil. TCDD hatlarında ve bazı illerde ayrı ayrı sistemler, sinyalizasyon, elektrifikasyon, tren, tramvay yatırımlarıyla demiryollarımız epeyce karışık hale gelmiş durumda. Aynı hatta farklı tren, tramvay kullanılamıyor. Her hattın elektrifikasyonu, sinyalizasyonu farklı şekilde yapılmış. Yedek parça, bilgi, birikim, bakım, teknik eleman istihdamı ve tecrübeler de aynı havuzda toplanamıyor. Yabancıların gözlemleri aynen böyle. Türkiye demiryoluna yatırım yapıyor, önem veriyor, altyapısı için milyarlarca dolar harcıyor, ama akıllı hareket etmiyor. Çok parayla az ve kalitesiz iş yapıyor. İstanbul'un raylı ulaşımında bile 4 ayrı şirketin 4 ayrı sistemi faaliyet gösteriyor. Benzer durum TCDD'nin Türkiye genelindeki raylı sistemleri için de geçerli. Bu şekildeki yatırımların karşılığında kalite ve verimlilik olabilir mi? Dünyada demiryolu endüstrisi dendiğinde ilk üçte Kanada kökenli olan, ama ulaştırma şirketinin merkezi Almanya'da bulunan Bombardier, Alman Siemens ve Fransız Alstom yer alıyor. Geriye kalan Batılı ve Uzakdoğulu şirketleri de çeşitli kategorilere ayırmak mümkün. Mesela İspanyol CAF, Fransız Thales, İtalyan AlsadoBreda birinci ligde yer alan şirketler değil. Türkiye'nin saplanıp kaldığı Yap-İşlet-Devret (YİD) modelli ihale yöntemi ise işin uzun vadeli gerekli olacak demiryolu altyapısının kalitesini değil, inşaatını yapacak şirketleri, konsorsiyumların kazanımlarını önceliyor.

 

Her şeyi Türk yapar, sonra dönüp bakar!

Diyelim ki tünel kazılıp metro yapılacak. Devlet veya mahalli idareler, ihaleye toptan çıkıyor. Bu durumda demiryolu endüstrisinin iyi oyuncuları değil, inşaatçılar, uyanık müteahhitler devreye giriyor. İşin durumuna göre yüzde 60-70'ini, bazen yüzde 80'ini inşaat oluşturduğundan konu demiryolu altyapısı gibi ana temasından çıkıp inşaat yapımına dönüyor. Sonra bu müteahhitler gidip en ucuz altyapı sağlayıcılarıyla işbirliği yapıyorlar. Böylece Türkiye raylı sistem yatırımlarında her telden çalan ülke konumuna dönüyor.
En başta Kamu İhale Kanunu'nun (KİK) yabancı yatırımcıları rekabete çekecek şekilde değişmesi gerekir. Ayrıca inşaat işi ile demiryolu altyapısının birbirinden ayrıştırılması icap eder. Alanının iyi şirketleri seçilip, her şeyiyle netleştirilmiş sistem belirlenip bir rekabet ortamı sağlanması şart. Eğer bunlar olursa Türkiye demiryolunda uzun vadeli, kalıcı, kaliteli, yurtiçinde istihdama katkı sağlayıcı, know how edineceği, yabancı yatırımcıyı içeride üretime sevk edeceği bir modele kavuşabilir. Tabii isteyen olursa...
Ayrıca kamunun yaptığı endüstriyel üretim yatırımları için de bir dönüşüm şart. "Her şeyi ben üreteceğim" mantığı, dünyadaki oyunculara bakınca doğru değil. Kamu sektöre destek olabilir, ancak rekabet gücü oluşturacak şirketleri yönetemeyeceğine göre...

 

Bombardier'den Türkiye'ye Türk temsilci

Her şeye rağmen dünyanın önemli oyuncuları Türkiye'yi raylı sistemlerde iyi bir pazar olarak görüyor. Mesela Bombardier, havacılık sektöründe önemli başarılara imza atmış, Airbus gibi dünya devi bir şirketin teknik ve ticari departmanlarında yönetici olarak çalışarak Tedarik Başkanlığı görevine kadar yükselmiş, Boeing ve Bombardier'in havacılık bölümünde çalışmış Aziz Erdinç'i kısa süre önce Türkiye Temsilciliği görevine getirdi. Türkiye'deki birçok önemli raylı sistemde imzası olan Bombardier, Üsküdar-Ümraniye arasında hizmete sokulacak Türkiye'nin ilk insansız metrosunun ihalesi için iddialı hazırlanmış. Kazanmaları durumunda Türkiye'de yeni bir sayfa açıp üretime girecekler gibi görünüyor. Erdinç'i bulup bu göreve getirmelerinin asıl sebebi bence bu.
Çünkü Aziz Erdinç, Airbus Tedarik Başkanı olduğu dönemde Airbus 350'nin kanat tasarımı ve üretimiyle TAI kanalıyla Türkiye'ye 3 milyar dolar kazandırmış bir isim. Oldukça donanımlı ve birikimli olan Türkiye'de kamu ve özel hiçbir şirketin kıymetini bilmediği Erdinç'e Bombardier'in bu eli uzatması boşuna değil...

Yukarı