TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Teknik iniş mi zorunlu indiriş mi?

Suriye hava sahasını Türk Hava Yolları'nın (THY) kullanmaması halinde ne kadarlık bir maddi kaybın yaşanacağını birkaç pilot arkadaşla hesapladığımızda karşımıza günlük yaklaşık 50 tonluk fazla yakıt tablosu çıktı. Bu da nereden baksanız bir ayda 1.5 milyon dolara tekabül eder. Ama bu işin kârı, zararı böyle hesaplanmaz. Hac sezonunun olması sebebiyle THY uçaklarının zaman kaybı olacak ve yakıt tüketimi artacak. Yaşanan gelişmelere sadece THY'nin durumu göz önüne alınarak bakılamaz. Şimdi bir aklıevvel CHP milletvekili çıkıp bu rakamlar eşliğinde soru önergesi de verebilir. Ancak önce uçak indirme-kaldırma işiyle birlikte Suriye'ye olan global bakışta meydana gelen gelişmeye bakarsa iyi olur.
Rusya-Suriye arasında uçarken Suriye Arap Havayolları'na ait uçağın Türk jetleri tarafından Ankara'ya indirilmesinde epeyce teknik hataya imza atıldı. Kullanılan dilde bile uluslararası mevzuatlara aykırılık içeren ifadeler kullanıldı, ancak konjonktür bu defa lehimize görünüyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Rusya'dan kalkıp Suriye'ye gitmekte olan uçak içindeki malzemeler için bize göre meşru olmayan..." ifadesini kullandı. Anlaşılıyor ki devletimizin yetkilileri bu tarz uçuşlarda neyin sakıncalı olduğuna dair derslerine çalışmış değil. Bu sebeple de meşru olmayan kargo taşıyan uçağı ve pilotunu salıverdiler. Benzeri dil hatası ve konuyu ele alma biçiminde uyumsuzluk, Ermenistan'dan Suriye'ye giden uçak için de ortaya çıktı.
Erzurum'a inen veya indirilen Ermenistan uçağıyla ilgili konuşan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, "Pilot, Erzurum Havalimanı'na iniş talebinde bulunmuş ve talebi de uygun görülmüştür" şeklinde komik, ama temkinli bir açıklama yaparken, Dışişleri Bakanlığı tam aksi beyanda bulundu. Pilotun kendi isteğiyle indirmesinden ziyade, insani yardım taşıyan uçağın Erzurum'a inip kontrollerde bu durumunu teyit ettirmesi halinde uçuşuna izin verileceği bilgisiyle Erzurum'a mecburen indiği belirtildi.
Evet bu bir nevi teknik iniştir, ama detayı olan, Türkiye'nin hava sahasını kullanmak isteyen uçağa şartlar koyan bir teknik iniş. Teknik inişlerde uçağa yolcu, kargo bindirilip indirilmez. "Suriye tescilli uçaklara hava sahamızı kapattık; bu ülkeye giden başka ülke uçakları da kontrolümüz dahilinde uçacaktır" mesajı, doğru bir tercihle ilk Ermenistan uçağıyla verilmiş oldu.
Bu durumda iki bakanlık arasında bir koordinasyon olmadığı gerçeği ortaya çıkıyor. Çünkü Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan uçağının Erzurum'a Türkiye tarafından indirildiğini açıkladı. Yani teknik iniş değil, zorunlu indiriliş. Netice itibarıyla bizimkiler aynı konuda farklı dil kullanadursunlar, beceriksizlikler ve yanlış adımlar sebebiyle negatif etkileri olacağını sandığımız uçak indirme-kaldırma işi de galiba hükümetimizin yüzünü güldürecek, Türkiye'yi mahcup etmeyecek gibi görünüyor.
Avrupa Birliği'nden (AB) Suriye'yi iyice köşeye sıkıştıracak adımların Rusya-Suriye seferi yaparken indirdiğimiz uçak sebebiyle gelmesi iyi oldu. Suriye'ye ait uçakların AB havalimanlarını kullanmasının yasaklanması, 28 yetkilinin mallarının dondurulması, seyahat yasağı ve silah ve finansman sağlayan iki şirketin mal varlıklarının dondurulması bu gelişmenin neticesidir.


İran'a bir seferde 40 ton altın gitti

Haberlere baktığımızda geçen yıl 1 7 ton hurda altına karşılık bu senenin ilk 9 ayında tam 40 ton altın Türkiye'ye gelmiş. Türkiye'ye gelen altın kadar çıkana da bakmak gerekir. 10-15 gün önce Türkiye'den İran'a bir seferde tam 40 ton altın gönderildiğini biliyorum. Bu kadar altın Rusya-Suriye seferini yapan uçaktan çıksaydı, Türkiye'de altınlara "Silah alımına gidiyor" diye el koysaydık fena olmazdı. Çünkü indirdiğimiz uçakta askeri malzeme, bizce meşru olmayan yük gibi ifadeler kullanılmıştı. Tekstil ürünü askeri malzeme olabilir, bir çift bot da. Sivil uçuşlarda ne tarz ürünlerin, askeri malzemelerin taşınamayacağına dair kafa yorsak fena olmaz. Çünkü İran'a yola çıkan altınların büyük çoğunluğu da sivil uçuşlarla gönderiliyor.

Yukarı