TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Özel hastanelere özel kıyak olmasın!

Sağlıkta değişim ve dönüşüm vatandaşı ne derece mutlu ettiyse, aynı oranda bu işten halktan daha fazla memnun ve mesrur olan, cebini dolduran bir kesim daha var; özel hastaneler. Hatta son dönemlerde vatandaşı kılıfına uygun formüllerle yanıltıp fazladan fark ücreti alan, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) kabarık faturalar kesenler işlerini sadece sağlık sektöründe değil, dışında da ciddi şekilde büyüttüler. Özellikle de kendilerine Ankara'dan uygun merciler bulanlar daha iştahla bu alengirli işlere saldırır oldu.
Şimdi bir tartışmalı konu var. Fazla fark ücreti aldıkları tescillenen özel hastanelerimiz, Sayıştay tarafından suçüstü edilerek kesilen yaklaşık 300 milyon lira cezadan kurtulmak için lobi faaliyeti yürütüyorlar. Amaç kararı değiştirip cezadan kurtulmak. Galiba başarılı olmaları 300 milyonun ne kadarını lobi faaliyetlerine ayıracaklarına bağlı...
Böyle bir ceza karşısında SGK Başkanı Fatih Acar'a neden özel hastane yetkilileriyle görüştüğünü sormak abesle iştigal. Henüz yolun başındalar. Sırada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Sayıştay Başkanlığı ve diğer etkili yetkili nüfuzlularda var. Olabildiğince bariz yanlış işlere imza atan özel hastaneler olmasına rağmen kapısına henüz kilit vurulan, sektörden men edilen ne hastane ne de işadamı var. Demek ki sağlık sektörü yağlı ve getirişi iyi olan, hatalıya müsamahalı davranılan bir alan.
Böyle olmasa kesilen cezaların haksız olduğu iddiasıyla toptan yola çıkmazlar, hatta incelemelerin 2011 öncesini kapsamaması için de son gelişmeleri perde yapmazlar. Zira Sayıştay, incelemede 2011 öncesine geçilmesi halinde rakamın katlanarak artacağını belirtiyor. Demek ki 2011'e kadar güzel kayrılmışlar. O halde soralım. Dengeli bir hesap yapmadan ilaç endüstrisinin canına okuyan, ortada milli ilaç şirketi bırakmayan, mantar gibi özel hastane üreten sağlık sektörüne bakan yetkili şahısların ciddi olması, adil davranması gerekmez mi?

 

Hastayı hastaneler soyar, sektör iyileşir

Tecrübelerimle ve elimdeki bilgilerle biliyorum ki, kendini iktidara yakın gören veya uygun bağlantılar bulan özel hastaneler, vatandaşa yaptıkları haksızlıkları önemsemiyor, aldıkları fazla paraları da rahatlıkla iç edebiliyorlar. Bu cezaları hata yapanların önüne koyup sadece para tahsiliyle yetinilmemesi gerekir. İnsan sağlığı üzerinden nemalananlara ayrım yapılmadan kapılarına kilit vurulmalıdır. İşini doğru yapanlar, bu yaptırımlarla doğru büyür ve halkın memnuniyeti artar, devlete yük olan sağlık harcamaları da ancak bu şekilde azalabilir.
İlaçtaki karekod uygulamasının daha hassasını, hasta takip sistemine adapte etmek gerektiğini özel hastanelere kesilen cezalar çoktan ortaya koymuştur, ama... Sayıştay'ın tespit ettikleri bulgulardan en önemlisi hastane ödemelerini kredi kartı ile yapanlardan fazla fark ücreti alınması. Basit bir rahatsızlık sebebiyle yapılan tahliller, çekilen filmler ve SGK'ya kesilen faturaları da saymıyorum. Bu durumda ilaç endüstrisiyle ilaç fiyatları sebebiyle kılı kırk yarıp, pazarlığa oturan, Avrupa'daki en ucuz 5 ülkenin ilaç fiyatının daha düşük rakam isteyen Sağlık Bakanlığı'nın tespitleri üzerinden yüzde 40 daha indirim isteyip, hastaları mağdur edip, milli ilaç şirketlerini uluslararası firmalara dönüştüren SGK'nın bu düzende acaba hiç mi kusuru yok?
Dolayısıyla Sayıştay'ın tespit ettiği özel hastane kusurlarında SGK'nın da rolü var. Ve Sayıştay'ın incelemelerini değerlendirmezlerse sorumlu oldukları daha da ayyuka çıkacaktır.

Yukarı