TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Üst kurulların altı üstü karışık

Üst kurullar epeyce bir süredir 'onay' makamı gibi çalışıyor. Olmaları gereken konumlarını çoktan terk edip, piyasayı denetleme ve düzenleme görevlerini unutmuş durumdalar. Çünkü 'onay' makam olmak, kafalarına göre 'Evet' ve 'Hayır' oyunu oynamak işlerine geliyor.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacanın, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nu (TAPDK) kapatacaklarını açıklaması sonrası bakalım devamında neler olacak? Yerinde ve doğru bir karar. Darısı diğer üsten geçinen kurumların başına.
Bu karar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu'nda alındığına göre, diğer üst kurumların sonu da pek hayra alamet değil gibi. Zira birçok üst kuruma atanan kurul üyelerine baktığımızda, bulundukları yerin altını bilmedikleri halde, nasıl üstten bakacakları konusunda soru işaretleri içeriyorlar. Ayrıca çoğu üst kurullarda, bir fikir birlikteliği oluşmadığı için çoğunluk kararıyla bir şey ortaya çıkmıyor. Genç, sektörünü bilmeyen tecrübesiz torpilli isimler, çeşitli bakanlıklarda müsteşar yardımcısı, genel müdür, genel müdür yardımcısı gibi pozisyonlara getirilip başarılı olamayanlar, siyasi kadrolarla uyumsuzluk gösterenler de muadil veya eşdeğer görev olarak üst kurullara atanıyor. Örnek Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) en son atanan eski BOTAŞ Genel Müdürü Fazıl Şenel ve hatta diğer bazı üyeler.
TAPDK'nın görev alanı da Tarım Gıda ve Hayvancılık, Sağlık ve Maliye bakanlıklarıyla kesişiyordu. Bu sebeple de işler karmaşık bir hal alıyor, çözüm yerine çözümsüzlükler konuşuluyordu.
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) da üst kurullarla ilgili ciddi tespitleri olmuştu. Rapordan aktarıyorum: "Bazı üst kurulların asli görevlerini yerine getirme hususunda kurulduğu günden bu yana başarılı sonuçlar ortaya koyamadığı, özerklik uygulaması ile sağlanan çalışma ortamının yeterince değerlendirilemediği, düzenlenmesi ve denetlenmesi öngörülen sektörün ve/veya siyasi tartışmaların etkisi altında kalındığı tespit edilmiştir."
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün talimatıyla üst kurumların faaliyetlerini inceleyerek, rapor hazırlayan DDK'nın vardığı netice iç açıcı değil. Diğerlerinin de yakında kapatılabileceğine dair ipuçları içeriyor.
Ayrıca üst kurullara üyelik için atanacak kişilere ilişkin niteliklerin ve asgari standartların tespit edilmesi gerektiği ve bu kurumlarda, 'Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nda öngörülen hususların uygulanmasına işlerlik kazandırılması zaruri olduğuna dikkat çekiliyor.

 

'Kıyak özel hastanelerin büyüklerine'

Sayıştay incelemelerinden hareketle kaleme aldığım, 'Özel hastanelere özel kıyak olmasın' yazıma ciddi tepkiler geldi. Ancak bir tanesi oldukça dikkat çekiciydi. Onu aynen aktarmak istiyorum. Belki yetkililer uyanır da bu işe daha adil yaklaşmanın ve milli sağlık endüstrisi oluşmasının önünü açarlar:
"Ben hekimim ve orta halli bir memur çocuğu olarak büyüdüm. Arkadaşlarımla birlikte yıllarca yaptığımız bütün birikimleri ortaya koyarak küçük bir özel hastane açtık. Toplam 2000 m2 alanda hizmet veriyoruz. Doktorlarla birlikte 108 kişi çalışıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bize verdiği Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatlarının % 75'ine kadar alabileceğimiz farkı bile alamıyoruz. En fazla % 30 fark alıyoruz. Özel hastane denince akla İstanbul'daki büyük zincir hastaneler geliyor. Onlar sektörde sayı olarak az olmalarına rağmen pastanın büyüğünü alıyorlar. Biz de Sayıştay'ın cezalarıyla karşı karşıyayız. Sebebi de 'Muayenede alınacak fark, KDV'li mi, KDV siz mi?' olacağına dair belirsizlik. Ameliyatlardan bile kanuni hakkımız olan farkı alamazken, nasıl olur da cezai şart olacak kadar fark alabiliriz. 2011 yılında tespit edilen 250 hastanın 245'inde fazladan alındığı iddia edilen para, hasta başına 1-1.5 lira. Yanlış okumadınız. 1 lira. Büyük marka hastaneler, izin verilen kanuni hakkın değil % 90'ını, % 9000'ini fark alırken, biz almadığımız farkın cezasını ödüyoruz. Bu hastaneler, bu cezayı güle güle öder. Onların amacı Anadolu'daki yabancı sermaye ortaklığı olmayan hastaneleri batırmaktır."

Yukarı