TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Mehmetçiği bedava değil onurlu taşıyalım...

Baştan söyleyeyim, "Mehmetçiği" bırakın bedava taşımayı, şu yaşadığımız günlerde el üstünde taşımakla bile yeterli görevi ifa etmiş sayılmayız. Ancak unutmamak gerekir ki "bedava taşıma" diye bir şey söz konusu değil. Eğer biraz kafa yorarsak "bedava" diye ortaya çıkan rakamlardan çok daha makul bedellerle ve sürdürülebilir modellerle askerimizi taşıyabiliriz. Üstelik herhangi bir şirkete, kuruma da kutsal görev üstlendiği havasını vermeden, ilerde yaşayacakları ticari sıkıntılarına da bahane üretmeden, güçlü devlet yaklaşımıyla bunu yapabiliriz.
Bugün uçak biletlerinin otobüs fiyatlarıyla yarışması söz konusu olduğuna göre, 300-400 bin yolcuyla kim masaya otursa çok hesaplı bir taşıma ücretini herhangi bir şirketten alabilir. Bunu bir de ihale, yarış şeklinde yaparsa ortaya kesinlikle güzel bir tablo çıkacaktır.
Bu sebeple daha fazla "bedava" lafları ederek, askerimiz incitilmeden, terör bahane gösterilmeden hakkaniyetli ve kalıcı bir çözüm bulunması da çok zor değil. Tek yapılması gereken birazcık kafa yormak. Neticede ortada bir maliyet olacaktır ve bunu da başka ticari kurumlar değil, bizatihi Milli Savunma Bakanlığı (MSB) üstlenmek zorundadır.
Konu "Mehmetçik" olunca işin parasal boyutuna askerimiz bulaştırılmadan en ekonomik çözüme gelince... Halihazırda askerlerimiz ulaşım bedelini şu veya bu şekilde ödüyor. Tahmini rakam da oldukça büyük ve onların adına pazarlık eden, haklarını savunan olmadığı için fazla. İlgili kurumlar, askerlerimiz adına havayollarıyla masaya oturmadığından, imkânı olan normal bir yolcu gibi uçakla, olmayanlar otobüslerle seyahat ediyor. Halbuki askerlerimiz adına MSB, havayolu şirketleriyle görüşmeler yapsa, hiçbir vergi ve yolcu servis ücretinde indirime gidilmeden dahi uçak bilet fiyatları, karayolu taşıma bedeli düzeyine çekilebilir. Çünkü havayollarına 10 kişi olarak başvurduğunuzda otomatik olarak grup indirimi alıyorsunuz. 400 binlik bir paket bu anlamda çok şey ifade eder. Yeter ki askerlerimiz adına birisi bu konuya sahip çıksın.
Bunlar işin bir tarafı. Diğer boyutuna gelince... Toplanan vergiler, yolcu servis ücretleri zaten devletin kasasına bir açıdan da bu amaçla girdiğine göre önce devlet kurumlarında bu tarz düzenlemeler, muafiyetler yapılır. Ulaştırma Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) büyük meydanlarda yolcu başına 3 Euro, diğer meydanlarda ise 4 ile 6 TL arasında Yolcu Servis Ücreti alıyor. Geriye ihaleyle havalimanlarının terminal işletmesini alan başta TAV olmak üzere diğer özel sektör şirketleri kalıyor ki fedakârlıkta bu kurumlar da üzerlerine düşeni yaparlar. TAV CEO'su Sani Şener'in THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ile birlikte yaptığı açıklamada bu desteği canı gönülden arzu ettiklerini görüyoruz.
Bu düzenlemeler sonrası yılda 300-400 bin aralığındaki askerin taşınması için MSB, başta THY olmak üzere hangi özel havayoluyla masaya oturursa önemli kazanımlar elde eder. Hem de pazarlık yaparak, rekabet dengelerini bozmadan, havayolllarına "Mehmetçiği taşıyın" baskısı yapmadan mesafe kat edebilir. Ancak duygusal değil akılcı olursa "Mehmetçiği" kimseye külfet yüklemeden onurlu bir devlete yakışan şekilde taşıtabilir. Neticede "Mehmetçik" en kutsal görev için yola çıkıyor ve bu çağda ulaşımı açısından olması gereken adımları da devletimizin atması tartışmasız gerekir.
Eğer MSB yetkilileri, başta Bakan İsmet Yılmaz olmak üzere bu konuya çok fazla kafa yormadan işin kolayına kaçıp THY ve özel şirketlere duygusal baskı yaparsa bunun adı "bedava" taşıma olmaz. Askerlerin pazarlıksız taşınma bedeli de diğer yolcuların sırtına yüklenir. Ve bu durum sürdürülebilir olmaktan çok uzak olacağından kısa süre sonra sektörde başka tartışmalar gündeme gelir. Tıpkı geçmişte olduğu gibi...
Devletimiz, askerini güvenli, konforlu ve onurlu bir şekilde hiç kimseye tenezzül etmeden taşımalıdır. Bunu sadece terör veya başka sebeplerle değil, bu çağın gereği ve bu ülkenin ulaştığı refah seviyesi nedeniyle yapmalıdır.
Güzel bir Kurban Bayramı dileğiyle...

Yukarı