TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Metzamor için Ermenistan'a değil Rusya'ya...

Ermenistan'ın sınırımızda bulunan Metzamor Nükleer Santralı yeniden gündemde. ABD desteğiyle Metzamor'un işletme süresi 2023 yılına kadar uzatılmış. Ermenistan, 18 Ekim'de komşu ülkeleri endişelendiren bir karar alarak, 10 yıl daha işletmeye devam edileceğini açıkladı. Ermenistan Enerji Bakanı Armen Movsisyan, ABD heyetiyle görüşmeler yaptıklarına ve güvenlik desteği alacaklarına dair anlaşmaya vardıklarına dikkat çekerek yeni durumu anlatmış.
Metzamor, sadece Türkiye için değil, başta Ermenistan olmak üzere diğer komşu ülkeler için de risk demek. Ancak Rus yapımı bir nükleer santrala Amerika neden karışır ve destek verir onu anlamak zor. Türkiye bu durumdan şikâyet edecekse Rusya'nın kapısını çalmalı. Zira Ermenistan'a anlayacağı dille hitap edecek ve bu ülkenin enerji açığına çare bulacak en önemli ülke Rusya.
Her biri 408 MW güce sahip WWER-440 tipi 2 üniteden oluşan santrala Ermenistan'ın ihtiyacı olduğu ortada. Ekonomik durumu da yeni santral yapmaya ve enerji açığını gidermeye elverişli değil. Fakat Metzamor'un dünyadaki mevcut santrallar içerisinde en güvensiz reaktör olduğunu bizzat Rus yetkililer itiraf ettiğine göre çözümü de onlarla birlikte aramakta fayda var. Çünkü Ermenistan'da meydana gelebilecek küçük bir hadise en başta Rus yapımı nükleer santralların sorgulanmasına neden olacaktır. Türkiye'deki nükleer santral projesiyle birlikte diğerleri de sorgulanacaktır. Rusya'ya bu durumun anlatılması gerekir.

 

Bir doktor günde 60 hastaya bakabilir mi?

Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) çarpıcı haberler gelmeye devam ediyor. "Risk Odaklı Denetim Modeli"ni kullanan SGK'nın radarına 1322 özel sağlık hizmet sunucusu ile 2 bin 364 eczane takılmış. Aynı modeli bir de kendi çalışanlarına uygulamalarını hararetle tavsiye ediyorum. İstanbul'da iki ayrı merkezlerinde başkası değil kendim yaşadım, çıldıracağım geldi. İşgüzar, iş bilmez ve iş yapma hevesi olmayan insanlar neden SGK'da çalışır, anlam veremiyorum. İşi vatandaşa hizmet olan bir
kurumun çalışanlarının durumu yeni memur yasasıyla umarım değişir. Dönelim risk odaklı denetime.
Evimize yakın olan özel bir hastaneye, mecburen ara sıra yolumuz düşüyor. Kısa süre uğradığımızda doktor günde asgari 50-60 hastaya baktığını söyledi. "Gün" derken merakımı da giderdi. 8 saatlik çalışma dilimi. Yani bir saatte en az 6-7 SGK'lı hastaya bakıyor. Sadece bunu test için SGK kaydıyla bir cildiyeci kadın doktordan oğluma randevu aldım. Hanımefendi yerinden kalkmadan yaklaşık 2 metre uzaktan muayene etti. Girdiğimizle çıktığımız bir oldu. 2-3 dakika bile sürmedi. Şimdi bu tip doktorlar, risk denetimini değil, neyi hak ediyor?
Bu sebeple bakkal gibi açılan özel hastanelerin, doktorların ve eczanelerin suiistimallerini önlemek için denetime alınması yerinde. Ancak kesilen cezaların da ifşa edilmesi gerekir. SGK, denetim esnasında günlük ortalama 60 ile 300 arasında reçete yazan 861 hekim bulunduğunu tespit etmiş. İyi de madem tespit ettiniz, sonuç ne oldu? Bu doktorlar ve sürümden kazanan hastaneleri halen daha faaliyette mi? Vatandaş uzun süredir bu gerçekle yaşıyor, peki siz ne yapıyorsunuz?
Netice itibarıyla kolayı tercih edip ilaç fiyatlarıyla oynarken milli ilaç endüstrisini göz ardı eden SGK'nın doğru yolu bulması dileğiyle...

 

Uzun Hikâye'de TCDD olmalıydı...

Osman Sınav'ın Türk sinemasına kazandırdığı Mustafa Kutlu'nun Uzun Hikâye'sinden uyarlanan filmde çok güzel demiryolu sahneleri, vagonlar, lokomotifler yer alıyor. Türkiye'de demiryolu, tren denince akla gelen tek kurum var: TC Devlet Demiryolları yani TCDD. Ama filmin hiçbir yerinde TCDD'ye rastlamak mümkün değil. Halbuki TCDD tarihinde en önemli atılımları yaşadığımız şu günlerde, Uzun Hikâye'de yer alması tanıtımı açısından çok iyi olurdu. Neden ihmal edildiğini merak ettim? TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman'ın bu konulara duyarlı olduğunu biliyorum, ama sonuç önemli...

Yukarı