TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Yeri belli ama bilinmeyeni çok

Mahalli seçimler öncesi kimlerin aday olma yolunda gayret göstereceklerini anlamak için fazla yorulmamıza gerek kalmayacak. Mesela İstanbul için ismi geçen Kadir Topbaş, Aziz Babuşçu ve Binali Yıldırım'dan Türkiye'nin en büyük metropolü için ara sıra işaret fişekleri görmeye başlayacağız. Mesela 150 milyon yolcu/yıl kapasiteli olarak planlanan yeni havalimanı için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'dan beklediğimiz açıklamanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'tan gelmesi ilginç değil mi?
İstanbul'a yapılacak yeni havalimanı Terkos Gölü yakınına yapılacakmış. "Taş ocakları mevkii" diye daha önce kaydetmiş, Atatürk Havalimanı'nın uzaklığının kuş uçuşuyla 35 km olacağını yazmıştım. Değişen bir şey yok, fakat konumunun daha netleştirilmiş olması önemli. Civarında yatırım planlayanlar, arsası bulunanlar, köyü olanlar şimdi Terkos Gölü'ne göre çalışmaya başlayacak. Havalimanı muhitlerinin yaşam alanı olması halinde çeşitli risklere ve ciddi hava kirliliğine muhatap olacağını dikkate almadan bu bölge yoğunlaşmaya başlayacak. Atatürk Havalimanı'nın şehir merkezinde kalmasından şikâyetçi olan devletimizin ve belediyemizin yetkilileri, mustarip oldukları sıkıntılar çerçevesinde bir imar planı yaparlarsa iyi olur.
Fakat yeni havalimanıyla ilgili olarak netleşmemiş o kadar çok şey var ki. Zira henüz ihale şartnamesi çıkmamış bir projeden bahsediyoruz. Eğer yeni Yüksek Planlama Kurulu'ndan (YPK) bu proje geçip kasımda ihale şartnamesi ortaya çıkarsa asıl o zaman tartışmalar başlayacaktır. Lakin yine çok geç kalınmış olacaktır. Çünkü Türkiye'nin ve Türk Hava Yolları'nın (THY) önü ciddi anlamda havalimanı sorunu nedeniyle tıkandığından kısa sürede yapıp, hizmete sokulmak istenmesi nedeniyle çok sayıda hata yapılacağını şuraya yazmak istiyorum. Belki ilerde lazım olur.

'ATATÜRK TÜM KAPASİTESİYLE TAŞINACAK'
İstanbul'a yapılacak herhangi bir proje için kim ne söylerse söylesin, nihayetinde özellikle büyük volümlü işlerde asıl Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a kulak vermek gerekiyor. Başbakan Erdoğan'ın 7 Ekim'de yaptığı konuşmasında altını çizdiği, medyaya yansımayan ve herkesin dikkatinden kaçan bir konuda, havacılık sektörünün önemli bir ismi beni uyardı. Ataköy İleri Biyolojik Arıtma Tesisi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmanın son bölümünde Başbakan Erdoğan aynen şu ifadeyi kullanmış; "Atatürk Havalimanı tüm kapasitesiyle yeni havalimanına taşınacak."
Evet, ben de yüksek yerlere atfen bu konuyu, "Atatürk Havalimanı kapanacak!" şeklinde yazmıştım. Başbakan da yaptığı açıklamada haklı, çünkü yeni havalimanı üçüncü meydan olarak konumlandırılırsa, bunun ihale şartları ve işletmeciliği daha zor olacaktır. İhalesi yapılan çeşitli büyük projeler ve havacılık sektöründen Çukurova Havalimanı'nın kredi bulunamayan tabloları ortada olduğuna göre 8 milyar Euro civarında bir bedele mal olacağı ifade edilen projeye kim teklif verecek? İhale sonrası kazananların durumuna göre kaideler değiştirilip "Hazine Garantisi" verilecekse o başka...

 

Çift değil çok başlılığa doğru

Ankara'da olaylı geçen Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında "barikat kaldırma" talimatını kimin verdiğine dair araştırma faaliyetleri devam ederken, ortaya çıkan yeni olaylı durumla bundan sonra daha sık karşılaşacağız. Başbakan Erdoğan'ın ülke yönetiminde "çift başlılık" şeklindeki açıklamasına Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün cevabını "Yetkimi kullandım" şeklinde okumamız gerekir. Aslında çift başlılıktan ziyade, Başbakan Erdoğan otoriter yönetimine gelişen bir tepki şeklinde algılamak daha doğru olacaktır.
"Cumhuriyet Bayramı'nın bütün ülkede nezih bir şekilde kutlanmasıyla ilgili yetkililerin dikkatini çekmemden daha doğal bir şey olmaz" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Gül, anayasal yetkilerini bundan sonra daha yoğun kullanacaktır. Hatta ortama göre başka yetki kullananlar da çıkacak ve çok başlılık, demokratik seslilik olacaktır.

Yukarı