TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Uydu işi uysa da uymasa da işi değil!

Göktürk-2 Haberleşme Uydusu'nu tasarlayıp bir eser olarak ortaya çıkardıktan sonra Çin'den fırlatıp uzayla buluşturmamız, tartışmasız Türkiye'nin geç kaldığı bir yarışa entegrasyonu anlamında önemli bir başarıdır. Çünkü dünyanın 16. büyük ekonomisi olarak Göktürk-2 ile dünyada uydu tasarlayan 24 ülkeye 25. olarak eklendik. Hedefimiz coğrafi konumu uygun olan Ege kıyılarından uydu fırlatabilen, dünyadaki ilk 11 ülke arasına girebilmek olmalı. Uzay yolunun haritası belli.
Birincisi; Göktürk-2 uydusunu tasarlayıp ortaya çıkaran TUSAŞ ve TÜBİTAK UZAY ekibini dağıtmadan daha kurumsal hale gelecek şekilde ve önlerine ciddi imkânlar da koyarak yeni hedeflere sevk etmek.
İkinci husus; kazandığımız bu kabiliyetleri bir yandan geliştirirken diğer yandan da dost ve müttefik ülkelerin faydalanmasına açmamız gerekir. Eğer bölgesel bir güç olacaksak, Türkiye istihbarat ve haberleşme uydularını tasarlayan, yapan ve pazarlayan bir ülke olmak zorunda. Bunun için kurumsallaşma ve kurumlar arası ilişki önemli.
Türkiye'de uydu işini ihtiyaçları doğrultusunda sipariş eden, bunun için ihaleye çıkan Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Ulaştırma Bakanlığı'nın uhdesindeki Türksat gibi kurumlarla, uyduları geliştiren, bu konuda bilimsel çalışmalar yapan TUSAŞ ile TÜBİTAK gibi öncü kuruluşların ve diğer ilgili bakanlıkların ilişkilerinin iyi düzenlenmesi gerekir.
Üçüncü konu ise ise uzaya gönderdiğimiz uyduların verimli, akıllı ve ticari bir şekilde işletilmesi. Uzaya yerleşen Göktürk-2 uydusunun ömrü yaklaşık olarak 5 yıllık yakıt kapasitesiyle sınırlı. Dünyayı sürekli turlayacak ve üzerinden geçtiği ülkelere de hizmet verebilecek. Bu sebeple transponderlerinin iyi değerlendirilmesi, işletmesinin iyi yapılması gerekir. Türksat'ın haberleşme uydularında daha önce
yaşananlardan ders alınmalı...


Göktürk-1 nerede kaldı?

Göktürk-2 uzayda, ama terör nedeniyle acilen ihtiyaç duyulan ve ondan önce ihalesi yapılan Göktürk-1 istihbarat uydusu ortada yok. Daha hassas optiği ve teknik özellikleri olan, 60 cm'ye kadar görüntü sağlayan bu uydu, hiç tecrübesi olmayan İtalyan Telespazio'ya verildiği için bir türlü yapıp teslim edemedi.
Türkiye'nin terörle mücadelesine önemli katkı sağlaması beklenen Keşif Gözetleme Uydusu Göktürk-1 projesinin ihalesini bile sağlıklı yapamadık, kabul edelim. Aynen İsrail'den aldığımız Heronlar gibi faydadan çok zarar getirdi, TUSAŞ'ın (TAI) geliştirdiği ANKA'nın
önünü kesti.
Bu konuyu da medyada tek yazıp takip eden birisi olarak, yaklaşık 4 yıl önce şu notu düşmüştüm: "Telespazio'nun uydu yapma kabiliyeti ve becerisi yok. Bu şirket sadece uydulara yer hizmeti veriyor." Peki ama niye bu işi onlara verdik?
İhalede Fransız şirketlerine ambargo uygulandı, ama İtalyan Telespazio, Türkiye'den aldığı Göktürk Projesi'ni şirket tarihinin en önemli işi olarak dünyaya duyurup, altından kalkabilmek için de Fransız Alcatel ile işbirliği yaptı. Sonra da uydu işi uzayıp durdu. Halen teslim edilmedi. Neden?
Son sözü De Maupassant'a bırakıyorum: "Başarıyı en kötü şekilde kullanmak onunla övünmektir."

Yukarı