TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Seyitömer dönüm noktası olacak...

Elektrik dağıtım ihalelerinden sonra sıra kamunun elindeki elektrik üretimi yapan kuruluşların özelleştirilmesinde. Elektrik Üretim AŞ'nin (EÜAŞ) yüzük taşı konumundaki Seyitömer Termik Santralı ihalesinde nihai pazarlıklar yarın yapılacak. 16 ayrı grubun yarışacağı ihalede ortaya çıkacak rakam, diğer santralların özelleştirmesinde de belirleyici rol oynayacaktır.
2012'nin son günlerinde elektrik üretimi cephesinin en önemli ihalesinin detayları şöyle: Santral kurulu gücü itibarıyla kömüre dayalı olanlar arasında 600 megavatla en büyüklerinden. Yılda yaklaşık 4 milyar kilovatsaat elektrik üretimi yapıyor. Diğer bir ifadeyle Türkiye üretiminin % 1.7 oranına tekabül elektrik buradan üretiliyor. Varlık satışı olarak özelleştirilecek ve civarındaki Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) sahaları da 30 yıllığına kiralanacak.
Santralın değerine gelince. Yapılan hesaplamalara göre en az 1 milyar 200 milyon dolar teklif gelmesi bekleniyor. İhalede rakamın 1.5 milyar dolara ulaşmasına da şaşırmamak gerekir. Yılda 300-350 milyon USD geliri olduğu kabul edilirse, 30 yılda 12 milyar dolarlık bir ciro söz konusu. İyi bir işletmeyle sahibine bu sürede 1.5-2 milyar dolar kazandıracağına dair hesap yapılıyor. Bu sebeple ihalenin çetin geçeceği bekleniyor. Zira enerji ihtiyacı, büyüyen Türkiye'nin çözmesi gereken en ciddi meselelerin başında geliyor.
Klasik hesaplama sistemine göre bir megavat için ortalama 2 milyon dolarlık bir yatırım maliyeti söz konusu. Dünya piyasalarına göre 600 megavatlık bir santralın sıfırdan kurulması yaklaşık 1.2 milyar dolara tekabül ediyor. Halihazırda kurulu bir tesis olduğu için rakamın yukarı çıkması şaşırtıcı olmayacaktır. Ayrıca Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) gibi sorunları da 2018 sonrasına ötelendiği için yeni yatırımcı bu konuda zaman açısından rahat olacaktır.
Öte yandan hinterlandındaki kömürün kalorifik değerinin yüksek olması, yılın 11 ayı 550 megavat güçle çalışması da artı bir değer. Bu açılardan bakıldığında EÜAŞ'ın yüzük taşı denebilir. Bir yılın 8 bin 760 saat olduğunu düşünürsek, ortalama 7 bin 500 saat baz yük olarak çalışacak bir santral Türkiye açısından çok önem arz etmektedir. Hidroelektrikler, termikler, nükleer santrallar baz yük olarak çalışır. Yenilenebilir enerji kaynakları belirsizlikleri yoktur. Enerjinin arz güvenliğinde bu kaynakların iyi işletilmesi tartışılamaz. Dolayısıyla özelleştirmeye bu açıdan bakılmalı. Devamlı aynı güç ve aynı performansta çalışan bu santrallar Türkiye'nin enerjide sigortası olduklarından, kesintisiz enerji kaynağının en önemli ayaklarını oluşturuyorlar.
Ayrıca elektrik dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesine yönelik ihalelerde yaşanan sorunlar nedeniyle beklendiği kadar devir, beklenen sürelerden gerçekleştirilemezken, elektrik üretim cephesindeki özelleştirmelerde benzer sıkıntılar da yaşanmayacak gibi görünüyor.
Başta Seyitömer Santralı olmak üzere diğer üretim santrallarının özelleştirilmesi, elektrik dağıtım ihalelerinde yaşanan gelişmelerden dolayı gecikti. Zira dağıtım özelleştirmesine teklif verenler, aynı zamanda üretim tarafıyla da en ilgili adaylar durumunda. Bakalım cuma günü yarış nasıl bitecek?

 

Rusya yeniden Gürcistan'da

Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan arasında sağlıklı giden petrol, doğalgaz ve demiryolu yatırımlarına ilginç bir yaklaşım sergileyen Gürcistan Başbakanı Bidzina İvanişvili, Rusya'ya yaranmak için mi yola çıktı, yoksa bizzat Rusya tarafından mı yönlendiriliyor? Bu sorunun cevabı önemli. Çünkü Türkiye'nin başını ağrıtacak yeni bir sorunla daha karşı karşıyayız.
Gürcistan'ın yeni Başbakanı İvanişvili'nin ileri-geri adım atarak yaptığı açıklamalar hayra alamet görünmüyor. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı'nın inşa çalışmalarına sözü yokmuş, ama ekonomik açıdan bazı sorunlar tespit etmiş çiçeği burnunda başbakan. Aynı bakış açısını petrol ve doğalgaz boru hatları için de taşıyormuş.
İlk gezisini Rusya'ya yapması beklenen İvanişvili, dün bu bakış açısıyla Bakü'ye gitti. Bakalım altından neler çıkacak?

Yukarı