TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Yeni yılda aynı tartışmalara hazır mısınız?

Evet, koca bir seneyi daha geride bıraktık, önümüze 365 sayfalık yeni bir defteri daha koyduk. Bakalım içini doldurmada dünyanın, ülkemizin, şehrimizin, mahallemizin, çevremizin etkisi ne olacak? Sizin etrafınızı ve kendi geleceğinizi etkileme sınırlarınız sonsuz olmadığına göre dışardan gelen etkilere hazırlıklı olmanız, göğüs gerecek gücü sürekli muhafaza etmenizden başka şansınız da yok. İster dünyaya hükmeden lider olun, isterseniz TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül veya muktedir Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan olun yükün ağırlığından öteye durum değişmiyor.
Geçen sene ve öncesinde Cumhurbaşkanı Gül’ün Devlet Denetleme Kurulu (DDK) kanalıyla açtırdığı dosyalara ve neticelerine bakıyorum. Ben işin içinden çıkabilmiş değilim. Cumhurbaşkanı bir netice alamamışsa gazeteci olarak bizlerin yüzde yüz doğru tespitler yapmamız, araştırmacı, soruşturmacı gazetecilik sergilememizin ne önemi ne neticesi olabilir. Zira DDK’nın raporlarına rağmen sonuca gitmiş neredeyse somut bir konu yok. Devlet tepesi soruşturuyor, araştırılması için direktif veriyor, ancak yürütme tarafında bu dosyaların pek bir karşılığı olmadığı ortaya çıkıyor.
Öte yandan bu dosyaların ve yapılan çalışmaların hakkını da teslim etmemiz gerekir. Bolca tartışılacak malzeme ortaya kondu. Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili spekülasyonlar, Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazasının araştırılmasıyla meydana gelen tuhaflıklar... Hemen hepsi devletin ve kurumlarının kusurlarına atıf yapan DDK raporlarının ne hikmetse sonuca gitmesine sürekli olarak engeller çıkarıldı. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Gül’e ve DDK’nın raporlarına teşekkür borçluyuz, ama sonrası için de sitemliyiz. Neden mi? 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefatı ile ilgili olarak yaşanan süreç, olayın oluş şekli ve ölüm sebebine ilişkin olarak iddialar araştırılması ve incelenmesi üzerine yola çıkıldı. 04. 06.2012 tarih ve 2012/2 sayılı Araştırma ve İnceleme Raporu ile ortalık iyice karıştı, ancak henüz ortada netice yok.
Agos Gazetesi Yayın Yönetmeni Fırat (Hrant) Dink’in öldürülmesi hakkında hukuka uygunluğu ile doğruluk ve yeterliliğinin araştırılması ve incelenmesi için rapor hazırlandı. 02.02.2012 tarih ve 2012/01 sayılı Araştırma ve İnceleme Raporu sonrasında da kesin bir neticeye varılmadı. Daha önceki tersane kazalarına ilave olarak maden kazaları için de Cumhurbaşkanı Gül, DDK’yı harekete geçirdi. Oldukça kapsamlı ve bilgilendirici 08.06.2011 tarih ve 2011/3 sayılı Araştırma ve İnceleme Raporu yayınlandı. Fakat bu rapor dikkate alınarak bir düzenleme yapılması söz konusu olmadı. Havacılık emniyeti ve güvenliğinin en üst düzeyde sağlanması ve sivil havacılık faaliyetlerinin uluslararası kurallar ve standartlarda yürütülmesi amacıyla Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün (SHGM) hedefte olduğu bir rapor hazırlandı. Ciddi tespitler ortaya kondu. Ama bahsi geçen kurumda hiçbir değişiklik olmadı. 08.06.2011 tarih ve 2011/2 sayılı Araştırma ve İnceleme Raporu ortada. Aynı SHGM, halen daha ruhsat, lisan, uçuş izni veren, denetleyen konumuyla yoluna devam ediyor. Hem hâkim hem savcı konumu devam ediyor.
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberinde seyahat edenlerin hayatlarını kaybetmesine yol açan helikopter kazasına ilişkin arama ve kurtarma faaliyetleri ile kaza nedeninin belirlenmesine dair yürütülen çalışmaların yeterliliğinin değerlendirilmesi hakkında hazırlanan 21.01.2011 tarih ve 2011/1 sayılı İnceleme Raporu sonrasında da hatalı olduğu bariz bir şekilde ortaya çıkan kurumlarda bile hiçbir değişiklik olmadı. Kazayı, kurallara uygun şekilde araştırmayan, incelemeyen, delilleri korumayan ve mevzuatlara uygun şekilde kaza kırım heyeti oluşturmayanlara Cumhurbaşkanı Gül de dokunamamış oldu.
Bu listeyi hakkında raporlar hazırlanmış çeşitli üst kurumlar ve devletin diğer ilgili organlarıyla uzatmak mümkün. Hasılı yeni yıl, devletin ve kurumlarının toparlanma yılı olmalı. Olur mu? Olursa fena olmaz. İyi seneler...

Yukarı