TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

CHP ve AK Parti Google kapitalizminde buluşmuş!

Kısa süre önce "Google'ını yesinler'' başlığı altında Türkiye'deki mevzuatlara uyum konusunda herhangi bir adım atmayan, ülkemizde tek kuruş vergi ödemeyen, ama dijital reklam pazarının yarısını elinde tutan Amerikan şirketlerini gündeme getirdim ve bekledim. Merakım şu: Bu konudan şikâyetçi olan Ulaştırma Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) neden sağlıklı bir adım atmıyor?
Ne yapalım, elimizden bir şey gelmiyor? Hava bu. Ama bu şirketlerle ilgili olarak Avrupa Birliği (AB) her gün bir adım atıyor, soruşturmalar açıyor. Hatta parlamentolarında oturumlar bile düzenleyip, uluslararası kabadayılığa son verebilmek için kendi sistemlerine uydurmanın yollarını arıyorlar.
İnterneti yıllarca domine eden Google, Facebook ve Twitter gibi ABD şirketleri, her sene kârlarını katlamada sadece birbirleriyle yarışıyorlar. Aklı başında ülkeler de bu duruma son verebilmek, kendi ülkelerinde sağlanan gelirin vergilendirilmesi ve içeriklerin ülke mevzuatlarına göre yapılabilmesi için Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde adım atıyorlar. Dubai konferansı bunlardan birisiydi.
"İnternette özgürlüğümüz kısıtlanıyor" savunma taktiğinin Türkiye'deki uzantısında ise sol kesim veya CHP yer alıyor. Hükümet yetkililerinin internette bazı gri alanlar oluşturacakları yönündeki iddialar ve atılan bazı yanlış adımlar, sansür söylemlerini gündemde tutuyor. Ama bu tavır sol kesimin, Amerikan şirketlerine alet olmasının gerekçesi sayılamaz.
Hükümet ile muhalefet arasındaki basit tartışma nedeniyle işin özüyle de kimse ilgilenmiyor. Ulaştırma Bakanlığı ve BTK da sistemin kurallarını belirlemek, altyapısını oluşturmak ve birçok rakip çıkmasını teşvik edebilir. Aksi halde Google'ın Türkiye'deki cirosu koruma anlamına gelir. Zaten CHP milletvekilleri de bunu yapıyor. Bana da halt yemek düşüyor.

 

Her şey hakkında yerli yersiz tartışmalar!

En önemli sorunumuz, gündeme gelen her konu hakkında fikri olan zevat bolluğu. Mesela, Ruslar 2 ay sonra Mersin‘de nükleer santralı hizmete sokacağını açıklasa, anında siyasilerden, devletlilerden açıklamalar, ekranda güzellemeler, yorumlar ve ertesi gün gazete köşelerinde inciler okursunuz.
Herkes nükleer uzmanı, herkes enerji hayranı kesilir. (Bakınız: Rusya, doğalgazda Türkiye’ye indirim yapacak haberlerine...)
Yeter ki gündeme zirve yapacak bir konu gelsin. O an kim, neyi, ne kadar doğru yazdı? Ne biliyordu ve hangi tecrübeyle yazdı? Zaten üzerinde duran olmuyor. İşte Göktürk-2 uydusu.
Dolayısıyla gündem yapacak konuların üzerine medyadan atlayan çok kişi çıkıyor, ama şimdi bir de siyasetçi ve devlet adamı cephesi oluştu. Yerli otomobile babayiğit arama tartışmalarında, eser yok, ama ahkâmlar gırla... Çünkü bazı bakanların, diğer bakanlardan veya bürokratlardan rol çalma telaşına girdiğini gördüğümüz şu günlerde, medyada çeşitli alanlarda doğru düzgün adam yetiştirip, onlara fırsat verilmediği için ipi eline geçirme yetkisi olanlar zaten sahneden inmiyor. Fikri takibi kim yapacak? Her gün ayrı ayrı konuya atlayan etkili, yetkili ve de nüfuzlu kalemler mi?

 

Lufthansa da Türk mutfağını havaya çıkardı

Türk Hava Yolları'nın Atilla Doğudan'ın DO&CO'su ile Türk mutfağını havaya çıkarıp elde ettiği başarıdan sonra Lufthansa da bugünden itibaren Türkiye çıkışlı Business Class uçuşlarında Türk mutfağının leziz örneklerini sunmaya başladı. Atilla Genç'in başında olduğu LSG Sky Chefs tarafından hazırlanacak olan Türk yemeklerinin bu hattaki beğeni durumuna göre Lufthansa'nın uluslararası uçuş mönülerine girmesi de söz konusu olacak.

Yukarı