TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Google işinde CHP de hükümet de çıkmazda...

İktidar (AK Parti) ve muhalefet (CHP) partilerinin işin özünden uzaklaşıp konuyu başka şekilde gündemde tutmaları, kendi aralarında yanlış tartışmaları başta Google, Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinin Türkiye'deki işlerini daha da kolaylaştırıyor. Dün bu konuya dikkat çektim. Zaten tablo ortadaydı. İktidar kanadından ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer'den olumlu veya olumsuz bir tepki gelmedi. Ancak daha önce aynı konuyu yazdığımda Tayfun Acarer aramış, bilgi vermişti. Dolayısıyla BTK'nın bakış açısını ve rahatsızlıklarını biliyorum. Fakat mevzu biraz daha yukarıları ilgilendiren politik ağırlıkta...
Öte yandan uluslararası kabadayılık olarak yorumlanan sosyal paylaşım sitelerinin ülkemizdeki tavırlarına, muhalefet partisinin ve bazı solcu gurupların sahip çıkması "internete sansür geliyor" diye arkasında durmalarına da anlam vermek mümkün değil. CHP adına bu konularla yakından ilgilenen Prof. Dr. Osman Coşkunoğlu bazı bilgiler ve detaylar gönderdi. Üzülerek söyleyeyim ki, onun yaklaşımı da BTK'nın yürüttüğü stratejiler de beni haksız çıkarmıyor.
Çünkü kendi aramızda anlaşamadığımız hususlarla ülkemize ve menfaatlerimize zarar veriyoruz. CHP soruyor: "İnternet ne kadar özgür?"
Hükümet ise içerik meselesi ve vergilendirme gibi detaylarla bu siteleri eleştiriyor. Ancak icranın başında yer alan taraf da bu konularda bir adım atmış değil, muhalefet de bunları gündeme getirmiyor.
Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin (ITU) düzenlediği ve 1 93 üye ülkenin yaklaşık 1 70'inin hükümetleri düzeyinde temsil edildiği Uluslararası Telekomünikasyon Dünya Konferansı (WCIT), 3 Aralık 201 2'de Dubai'de başladığında bu hususları yazdım.
Konu döndü dolaştı, "Bu konferansa kim gitti, niye gitti, nasıl gitti. Bazıları neden gidemedi?" meselesine geldi. Beyler, derdimiz bu değil. Sadece konferanslara değil birçok fuarlara, toplantılara da kamu tarafı ne şimdi ne de önceden dört başı mamur katılmazdı. Konunun bu tarafına fazlasıyla takılıp kalırsak işin içinden çıkamayız.
Ayrıca Amerika uzantılı bu sosyal paylaşım siteleri sadece Türkiye'nin değil tüm dünyanın sorunu. Dolayısıyla Donkişotluk yapmaya gerek yok. En etkili, yetkili, donanımlı isimleri de göndersek durum fazla değişmez. Bu durumda ne yapılması gerekir ve biz neler yaptık, ona bakalım. En azından kendi evimizi toparlama, bu alanda ülkemizde faaliyette olanları destekleme, teşvik etme gibi adımları neden atmıyoruz, bunu tartışmamız gerekir.
Coşkunoğlu diyor ki; "CHP'yi Google veya diğer internet konularında sorumlu tutmak yerine, AKP hükümetini şeffaf olmaya davet ederseniz, işte o zaman aşama kaydederiz".
Görüldüğü üzere fazla mesafe kat etmeye niyetli değiliz...


Şaka değil 4G geliyor!

Önceki akşam TRT'nin bir kanalında Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım vardı. Bir bölümünü dinledim. Bakan Yıldırım, yaklaşık 4 yıl önce Turkcell, Vodafone ve Avea'nın yarıştığı 3G ihalesinin üzerinden fazla bir zaman geçmeden hatta yatırımları henüz bitmişken ve karşılığı geri dönmemişken, 4G ihalesinin gündemde olduğunu söyledi. Halbuki bizim 3G'miz Amerika'nın 4G'sinden daha hızlıydı. Bu şekilde reklamlar da yapılıyordu. Bu durumda 4G atlayıp 5G'yi beklesek, lüzumsuz yatırım yapmasak iyi olmaz mı?


Uçağa silahlı binen VIP!

Tarih 27 Aralık. Anadolujet'in Ankara-Elazığ seferini yapan uçağına, "VIP" bir yolcu ve koruması son anda yetişiyor. Eşyalarını yerleştirirlerken bir yolcu silah taşıdıklarını fark ediyor. Hostesleri uyarıyor. Pilot tekrar güvenlik taraması isteyerek duruma müdahale ediyor. Ya Ankara Emniyeti uyuyor ya da müsamaha dönemi başlamış. Uçuş emniyetinde kurallar önemlidir. VIP'nin bir ayrıcalığı olabilir mi?

Yukarı