TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

'AVM'ler ticari proje hızlı yapmak durumundayız'

Büyükşehirlerde hızla çoğalan, şehirlerin demografik yapısını değiştiren, yenileriyle eskilerin rekabetinden ortaya çıkan atılları ve mimari açıdan estetik değerler ortaya koymayan alışveriş merkezleri (AVM) hakkında iki hafta önce kalem oynatmaya kalkınca ciddi oranda tepki geldi. Olumluların ağırlıkta olduğunu vurgulayarak, asıl sorumluluğu bulunan kamu tarafı veya belediyelerin herhangi bir şekilde tepki vermediğinin de altını çizeyim. Geriye kalan taraftaki AVM sahipleri ise haklı olarak kendilerini savunma noktasında görüyor. Zira bir çoğu Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ) geliştirip, ihaleye çıkardığı araziler üzerinde yükseliyor. Gayrimenkul şirketlerine de kamu tarafının her şeye para gözüyle baktığı bu alanları, kendi projeleri çerçevesinde azami ölçüde değerlendirip kâr etmek düşüyor. Bu durumda kimi kime şikâyet edebiliriz ki?
İstanbul'un en güzel yerine konuşlanan Florya'daki Aqua Florya AVM ve ondan önce yanı başında açılan Akvaryum'un, bulunduğu yeri hak eden mimaride ve kalitede olmadığını not etmiştim. Halbuki bu alanda yapılan binalar bu kadarla sınırlı değilmiş. Bunların yanı başına bir de otel geliyormuş. İstanbul'da önemli oranda denizi görmeyen vatandaşımızın yaşadığını dikkate alırsak, Florya gibi kente ciddi oksijen sağlayan bu mekânların bu şekilde kullanılmasının ne kadar yanlış olduğunu tartışmaya gerek var mı?


Kentsel dönüşüm ve AVM

AVM mevzuunu ele aldığım yazımda Torunlar Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın (GYO) bazı projelerini de örnek vermiştim. Türkiye'nin en büyük gayrimenkul yatırım ortaklıklarından Torunlar GYO, rezidans, AVM, ofis ve otelden oluşan konsepti ile Türkiye'nin en büyük karma projesi olmaya hazırlanan 'Mall of İstanbul'u yola çok yakın olması başta olmak üzere birçok açıdan beğenmediğimi kaydetmiştim. Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Torun, yazım üzerine arayarak bazı bilgiler aktardı. Ben de aynen paylaşıyorum:
"Mall of İstanbul TOKİ'nin hazırlayıp ihaleye çıktığı bir kentsel dönüşüm projesidir. TOKİ ilk satışa çıkardığında en yüksek teklifi verip aldık. Fiyatı beğenmedi, birinci satışı iptal etti. İkinci ihaleyi de yine biz aldık. Yaklaşık 202 dönüm olarak TOKİ'nin devrettiği araziye, yanındaki gecekonduları ve bazı alanları da satın alarak yaklaşık 60 dönüm daha ilave ettik. İmar durumu sebebiyle de bu arazinin yüzde 40'ını yani yaklaşık 87 dönümünü belediyeye terk ettik. Dolayısıyla proje bitmemiş haliyle gözünüze iyi görünmeyebilir. Fakat bitirildiğinde yeşil alanıyla daha dikkat çekici olacaktır. Aynı durum Ali Sami Yen Stadyumu'nun yerine yaptığımız proje için de geçerli. Orada da 10 dönüm arazi belediyeye terk edildi. Eskiyle kıyaslanmayacak şekilde yolun kenarında ciddi bir yeşil alan olacak."


Neden yabancı isimli AVM?

Mehmet Torun'a AVM'lere neden yabancı isimler verildiğini de sordum. Zira Başbakan Erdoğan, açılışını yaptığı Trump Towers Mall'ın ismini eleştirmiş, başta İstanbul olmak üzere birçok konut ve AVM inşaatında kullanılan mall, towers gibi yabancı kökenli isimlere dikkat çekmişti. Mehmet Torun da AVM'ler başta olmak üzere çeşitli ticari kuruluşlara yabancı isim verilmesini doğru bulmadığını söyleyerek, 'Torium AVM ismini Aziz Bey'in kızı önerdi. Soyadımızı çağrıştırdığı için kırmadık verdik. Aslında orası Korupark II olacaktı. Ancak diğerleri için haklısınız' yaklaşımı sergiledi. Umarım en azından bitmiş projelerin isminde bir değişikliğe giderler.
Öte yandan AVM'lerin estetikliği, mimari yönleri için de Mehmet Torun, şunları söyledi: "AVM'ler ticari ömürleri kısa olan binalar. En fazla ömrü 50 yıl. Uzun ömürlü iyi bir eser yapmak için hem daha çok para hem de zaman gerekiyor. Fakat belli bir ticari yaklaşımla ve ihaleyle verilen bu alanlara yapılan binaları başka türlü kârlı hale getirmek mümkün değil."
Bu konularda sorumluluk noktasında zirvede olan TOKİ'nin eski başkanı Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın eserlerine bir de bu açıdan bakmasında fayda var...

Yukarı