TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

GDO'lu pirincin altından ne çıkacak?

Aslında güzel ülkemizde, sorumsuz gazeteciliğin nasıl yapıldığına dair güzel bir örnek olarak GDO'lu (genetiğiyle oynanmış organizma) pirinç haberlerini ve yapılan yorumları incelemek gerekir. Çünkü 'amiral gemisi' diye ün salan gazetemiz, yıllarca bu saikle haber yaparak nice insanı, işadamını, politikacıyı mağdur eden haberlere imza attı. Yetmedi, bu kafada bir çok gazeteci, yazar yetiştirip meydana saldı.
Yorumlarında ağızlarının ölçüsü olmayan, önlerine konan haberi araştırma zahmeti göstermeyen, kendi hinterlandları dışındaki herkese atış yapmayı mubah gören bu anlayışın en azından değişen ve dönüşen evrensel ilkeler ölçüsünde, azıcık da olsa Batılı standartlara yaklaşacak şekilde evrilmesi gerekir. Ama öyle bir işaret henüz yok.
Gazeteler ve gazetecilik düzelirse yeter mi? Elbette yetmez. Çünkü haber olacak malzemeleri üreten kamu tarafları da ciddi sorunlu. Vaziyet ortada. İlgili bakanların da bakanlıklarının iştigal alanlarına ne kadar vakıf olduklarına dair güzel bir süreç yaşadık. Şimdi ülkemizde yediğimiz/içtiğimiz ürünlere
nasıl güvenebileceğiz?
Rusya sınırdan Türk çileklerini geri gönderiyor, zararlı haşarat var diye. Önceki yıllarda benzer durum ihraç edilmek üzere yola çıkan meyve/sebzenin başına gelince, bu sağlıksız ürünler iç piyasada arz-ı endam ettirildi. Bu defa ömrü kısa olan çilek olması şansımıza...

AKİL İNSANLAR GDO'YU DA ÇÖZSÜN
Dün bizim gazetede, GDO dedikodusunun bile pirince olan talebi yüzde 40 etkilediğine dair haber vardı. Yani bu süreçte sektöre, işadamına artık kime zarar verilmek istendiyse hedefe ulaşılmış. Bir hadise yaşanmadan, kaza olmadan hiçbir yetkili, ilgilenip mevzuat hazretlerinin peşine düşmüyor.
Başbakan Erdoğan da konunun önemine binaen devreye girerek, "GDO bulaştı, bulaşmadı" tartışmalarında Avrupa Birliği standartlarına uygun düzenleme yapılması gerektiğine vurgu yapmış. Artık ilgili bakanlar daha fazla konuşmazlar!
Zira bir yandan GDO tartışması devam ederken, diğer taraftan gözaltına alınanlarda henüz salıverilmiş değil. Ama Bakan Mehdi Eker, 'Vatandaşlarımızın kafasını karıştırmaya, üreticilerimize zarar vermeye hiçbirimizin hakkı yok. Dünyada henüz ticarete konu GDO'lu pirinç üretimi olmuş değil. Burada Türkiye'nin mevzuatı GDO ile ilgili, son derece sıfır toleranstır' diyor, ama ortada ciddi bir ciddiyetsizlik söz konusu.
İki bakanın, "Vardır, yoktur" tartışmasından sonra bir de çiçeği burnunda Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'na kulak verelim: "Yerli pirinç üretimimizde GDO asla söz konusu değildir."Galiba bu beyefendi de konunun başını kaçırmış.
Bence bu konuyu çözüm sürecinde, Türkiye'nin genleriyle oynamayı da görev edinen bazı akil insanlar daha iyi aydınlığa kavuşturabilir. Mesela makul insan Kürt yazar nam Muhsin Kızılkaya veya "Türkiye Cumhuriyeti bir gün Anadolu Cumhuriyetine evrilebilir" şeklinde akil insan çözümü sunan Sedat Yurttaş yardıma yetişebilir.
Görüldüğü üzere konu GDO'lu pirinç de olsa, dersine çalışmayanlarla iş konuşmak, çözüm üretmek bile daha zor. Bir de bunların gerçeğe aksettirilmesi var tabii. Kolay olan savaşmak. Öyleyse hep beraber devam.

Yukarı