TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

2023'te kaç santral gerekecek?

Hükümet ve ihracatçılar, 2023 hedeflerine 500 milyar doları koyduktan sonra bu rakama nasıl ulaşacağımıza yönelik kafa yorulması gereken en önemli sektörlerin başında enerji geliyor.
Halihazırda 150 milyar dolar seviyesinde olan ihracatı, 240 milyar kilovatsaat/yıl enerji tüketimiyle gerçekleştirdiğimiz kabul edilirse, koyulan hedefe ulaşmak için ne kadar elektrik santralına ihtiyacımız olacağının değişkenleriyle beraber iyi hesap edilmesi icap eder. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2023 yılında elektrik tüketiminin 500 milyar kilovatsaate ulaşacağına yönelik tahminleri ve bu tüketimin yüzde 15-20 oranlarında nükleer santrallardan karşılanması yönelik çalışmaları bu açıdan kayda değer.
Ancak, ihracatçılar ile enerji yönetiminin hatta sanayicilerin ortak bir gelecek vizyonu belirlemelerinde fayda var. İhracatçıların hangi alanlarda yatırım yapacağı, bunları üretmek için ne kadar enerji ihtiyacı olacağı ile Enerji Bakanlığı'nın projeksiyonları arasında bir yakınsama olması gerekir.
Yerli kömüre yönelik kara bakışların henüz aka dönmeye başladığı şu dönemlerde, yerli kaynakların daha etkin ve sıcak bir yaklaşımla ekonomiye kazandırılması için 2023 hedeflerindeki yerinin de iyi konumlandırılması ve hedefe sadece yerli kaynaklarla ulaşılamayacağına göre alternatiflerin de masada olması icap etmez mi?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın, nükleer santralların Türkiye sanayisine lig atlatacağına yönelik tespitleri doğru. Bu teknolojiyle tanışmanın başka bir yolu da yok. Japonya da tercihler içinde en makulü, hatta başka alanlarda ortak çalışmaların önünü açacak gibi görünüyor.
2023'te Mersin (Rus) ve Sinop (Japon-Fransız) nükleer santrallarının devreye girmesiyle 80 milyar kilovatsaat elektrik üretimi gerçekleşecek. Elektrik Üretim AŞ'nin (EÜAŞ) elindeki teknolojisi eski bazı santralların rehabilite edilmesiyle de ilave elektrik üretimi sağlanacak, ancak henüz 2023 için konan
farklı hedeflere yatırım planı anlamında uzağız.

 

Savunma Sanayii'nin de 'Müsteşarlığı' varmış!

Bir süre önce Ankara'da Aselsan Akyurt yerleşkesini gezdim ve Türkiye'nin elektro optik, lazer ve aviyonik teknolojisinde kat ettiği mesafeye ve kazandığı yeteneğin geldiği seviyeye tanık oldum. Diğer bir ifadeyle, "Görmek, inanmaktır" düsturunu yerine getirmiş oldum. Ankara'ya gitmişken akabinde de Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nda (SSM) Muhabere Elektronik Bilgi Sistemleri Daire Başkanı Mete Arslan'ı ziyaret ettim. 1990'lı yıllarda uzman olarak bu konulara katkı sağlayan ve şu
an destekçisi olan Arslan ile sektörün durumu hakkında bilgi alışverişinde bulundum. Bu ziyaretten birkaç gün sonra kaleme aldığım SSM hakkındaki yazım, "Müsteşarlık" katında rüzgâr estirmiş. Ve Ankara ziyaretlerini beraber gerçekleştirdiğimiz Mustafa Bal'a daha sonra "Müsteşarlık Binası"na giriş kısıtlaması getirilmiş. Önceden akredite muhabbeti askerlere karşı yapılırdı, şimdi bu yaklaşım anlaşılan sivil bürokratlara sirayet etmiş. Ne diyelim, kolay gelsin...

Yukarı