TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Şirketiniz THY mi, marjinalleşen sendika mı?

Bugün Türk Hava Yolları (THY) çalışanları önemli bir sınav verecek. Sonucunu da aynı gün göreceğimiz bu sınavda, bakalım THY çalışanı, büyümeye, geleceğe, kaliteye odaklanmış şirketini mi, yoksa giderek marjinalleşen, marjinalleştikçe her türlü sınırı zorlayan Hava-İş Sendikası yönetiminin kararını mı destekleyecek? THY ile Avrupa'ya doğru uçarken, dönüşümün grev tartışmaları sebebiyle sıkıntıya gireceğini aklımın ucundan bile geçirmeden, THY çalışanına güvenerek yola çıktım.
Yola çıkmadan önce de epeyce THY çalışanıyla görüşmeler yaptım. Bazıları "Ne olabilir, ne yapalım"diye beni ararken, bazılarına da ben sordum, ne yapacaklarını. Edindiğim izlenime göre bugün greve çok az bir çalışan katılabilir. Hatta 305 kişiyi bulur mu, emin değilim. Ancak dışarıdan gelecek marjinal gruplarla sendika yönetiminin Atatürk Havalimanı'nda bir kargaşa, tantana çıkaracağından eminim. Çalışmaya gelenleri engelleme, onlara hakaret etme gibi her türlü eyleme başvuracaklardır.
Beni arayan bazı THY çalışanları da bu endişesini dile getirdi. Dolayısıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün ve THY yönetiminin bu hususlarda önlem alması gerekir. Grev kararına uymayarak çalışmak isteyenler ile grevi destekleyenler arasındaki tartışmaların, olabilecek kavgaların önlenmesi, engellenmesi, hatta bunlara fırsat verilmemesi gerekir.
Grev kararı sebebiyle iş bırakmak ne kadar hak ise çalışmak da o derece haktır ve hiç kimse tarafından engellenmemesi gerekir.
Tek ön şartla gidilen bu grevin amacı THY çalışanlarının haklarını korumak, imkânlarını genişletmek, mesailerini iyileştirmek değil. Sendika yönetiminin otoritesini sağlamlaştırmayı hedefleyen bir grev kararı bu. Çünkü uzun yıllar bulundukları koltuklarında ilk defa ciddi bir riskle karşılaşan sendika yönetimi, THY çalışanlarını değil, ön şartlarla kendi geleceklerini kurtarmaya çalışıyor. Eğer bu grev hedefine ulaşmazsa, bilinmeli ki, Hava-İş Sendikası yönetiminin de sonu olur. THY personeli de zekidir. Bunu görüyor ve görecektir...

BU GREVİN AMACI NE?
Sendika yönetimi, geçen yıl işten atılmalarına kendisinin sebep olduğu 305 kişiye sahip çıkmayarak düştüğü büyük hatayı telafi etmek istiyor. Bu nedenle 16 bin kişinin haklarını, geleceğini hiçe sayarak geçen yıl kendilerinin teşvik ve tazyikiyle gerçekleşen hukuksuz eylem sebebiyle THY'den atılan 305 kişinin tekrar işe alınmasını ön şart olarak koştu. Kabul edilmeyince "grev kararı" aldı.
Zira bu 305 kişi işine geriye dönmediği takdirde hem sendika yönetiminin hem de sendikanın geleceği iyice tartışılır olacaktır. Zira Hava-İş Sendikası'nın çağrısına uyup THY'de iş bırakma eylemine katılan ve ardından işinden olan 305 kişi, geçen yıl kendilerini kapının önünde bulduğunda, sendika yönetiminden bekledikleri maddi ve manevi desteği göremediler.
"Üyesine sahip çıkmayan sendika" nedeniyle işinden olanlar çeşitli platformlar altında örgütlenerek haklarını aramak zorunda kaldılar. Bu hata nedeniyle koltuklarının sallanmaya başladığını gören sendika yönetimi, 305 kişiye destek vermeye başladı. Ama "Bade harab-ül Basra". Yılda 6 milyon TL üye aidatı toplayıp keyif yapan Hava-İş yönetimi, tatlı gelecekleri, tatlı kazançları sıkıntıya girince "grev kararı"na sığındılar. Bunu zeki THY çalışanı yer mi?


THY çalışanı ne istiyor?

Nabız yokladığım hiçbir THY çalışanından maaş veya para konusunda bir şikâyet duymadım. Hepsi aylık kazançlarından ziyadesiyle memnunlar. Ancak özellikle uçucu personel mesailerinin iyileştirilmesini, çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesini, hiç olmazsa eskiye dönülmesini istiyor.
İkinci husus ise kabinde azaltılan personel sebebiyle yorgunlukların artması. Oldukça haklı, yerinde talepler. Ben de sonuna kadar katılıyor, destekliyorum. Hizmet kalitesinin düşmesi istenmiyorsa, bunları THY yönetimi dikkate almak zorunda. Hatta THY, çalışma saatleri ve kabin personeli istihdamında rakipleriyle aynı standartlarda olmak durumunda...

Yukarı