TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Sendikayı reddeden hostesler!

İstanbul-New York hattındaki günlük uçuşlarıyla, Amerika'yı Türkiye'ye ve bölgeye bağlayan Delta Airlines'ın New York JFK Havalimanı'ndaki yenilenen merkezi Terminal 4'ün açılışına katılmak üzere Boeing 767-300ER uçağındayım. Geride Türk Hava Yolları (THY) grev, sendika tartışmalarını bırakarak bindiğim uçakta ilk sürprizi yaşıyorum. "Uçağımız THY'deki gibi beklentilerinizi karşılamayabilir" diyor bir görevli. Sonra THY'nin ikramlarına gönderme yaparak övgüler düzüp Delta'nın ne kadar büyük olduğuna, Amerika'daki bağlantılarına, uçuş güvenliğine vurgu yapıyor. Doğru, bin 300'den fazla uçağa sahip bir dev var karşımızda.

AYDA 12 GÜN İZİN YAPIYORLAR
New York'ta Delta'nın kullandığı 3 meydan var. Newark (Amsterdam, Paris), La Guardia (iç hatlar), JFK (dış/iç hat) uçuşlarında kullanılıyor. Ancak JFK'deki Terminal 4 ile atılım planları yapıyor. Bundan önce ise Amerika'daki havayolu birleşmelerinde ilk adımı atan şirketlerden biri olan Delta, Northwest Airlines'i alarak güçlü bir uçuş ağına sahip oldu. Bu birleşme sonrası THY ve sendika yönetimini de yakından ilgilendiren çalışan tablosu ortaya çıktı.
Northwest personeli (inflight-kabin) sendikalı, Delta'nın çalışanlar ise sendikasız olduğu için kabin personeli sendika konusunda, birleşme sonrası seçime gitmiş. Ancak personelin yüzde 55'i sendikalı olmayı istememiş. "Kapitalizmin sosyalleşmesi" iş verimliliğini artırmak için çalışanlara artık ciddi haklar tanıyor. Dolayısıyla şu an Delta'nın host ve hostesleri sendikasız. Fakat sendikalı olma hakkı saklı olduğu için de bu konuyu sorun etmiyorlar. Diğer taraftan pilotların sendikalı olduğu notunu düşeyim.
Benim uçuşumdaki Delta uçağında, 4 Türkçe konuşan kabin personeli vardı. Language Of Destination (LOD) programıyla, her uçuş hattına gidilen ülkenin dilini konuşan personel tahsis ediliyor. Bazı hatlar için benzer uygulama THY'de de var.
Delta'da bir hostese ayda ortalama 80 saat (75-85 arasında değişiyor) uçuş görevi verilebiliyor. Personele uçmak istediği hattı kıdemine göre tercih etme hakkı da tanınıyor. Ancak esnek çalışma program modeliyle, isteyen personel uçuşunu başka istekli kabin görevlesine de devredebiliyor. Bu yazılım programında personel uçuşunu değiştirme, düşürme imkânı sahip, ancak her şey kıdeme göre yapılıyor.
ABD mevzuatlarına göre ve kendi isteğiyle ayda 100 saat uçan da var, 50 saat görev yapan da. Bu durumda personelin aylık geliri uçuş saatine göre değişiyor. Delta'da göreve yeni başlayan bir kabin görevlisi, her uçuş saati için 19 dolar kazanıyor. Bu rakam kariyerinde ilerledikçe 12 yıl sonra 50 dolara kadar çıkabiliyor.
Mesela bir personel, ayda 3 uçuş için İstanbul-New York hattında tercih yaptı. 3 gün nöbeti ve geri kalan uçuşları ise şirket belirliyor. Kabin ekibi uzun uçuş (ER) olan New York-İstanbul hattında, İstanbul'da 24 saat dinleniyor. Amerika'ya evine dönen personel, isterse 11 saat sonra aynı uçuşa gidebiliyor. Ancak aynı hatta veya benzer mesafede, üçüncü uçuşunda 24 saat evinde dinlenmek zorunda. Her kabin personeline 7 günde, 24 saat evinde boş olma şartı var. Hem şirket fazla çalıştıramıyor hem de personel çok kazanma adına fazla uçuş yapamıyor.
Şirket, ayda 80 saat uçuş planı yaparken de mecburi olarak 10 günü boş gün bırakması gerekiyor. Ancak isteyen kabin personeli 10 günü mevzuatlara uygun olarak çalışarak değerlendirebilir. Özetle; Delta'da 7 sene kıdemli bir host/hostes, yılda 52 bin dolar kazanabiliyor. Ve ayda 12 gün izin yapabiliyor. Dolayısıyla şirket çalışanına, personel de Delta'ya güveniyor, uçup gidiyorlar. Kapitalizmin sosyalleştiğine dair bu gerçekler, sanıyorum THY ve Hava-İş sendikasının dikkatini çekecektir.

Atatürk Havalimanı nefes alamıyor!
TAV Havalimanları tarafından işletilen İstanbul Atatürk Havalimanı, büyüdükçe büyüyor, rekor kırıyor, ödüller alıyor. Ancak diğer taraftan terminal içinde havalandırma meselesi de had safhaya çıkmış durumda. Son uçuşumda bir havayolunun personeli uçağa geçmeden önce kapıya dizilmiş, "Güntay Bey yardımınıza ihtiyacımız var. Terminal içinde hava alamıyoruz, oksijensiz kalıyoruz. Galiba mimarın izni olmadan değişiklik yapılamıyormuş. Lütfen sesimizi yetkililere duyurun" ricasında bulundu. Evet, sesimizi duyan var mı?

Yukarı