TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Boğaz'a köprü temeli mi Lozan'da sürücüsüz metro mu?

Bu defa zamanlamayı ne kadar iyi yaptım bilemiyorum. Fikri takipte olduğum ulaşım altyapısıyla ilgili konularda ciddi gelişmeler yaşanırken, maalesef Türkiye'de bulunup, yakından inceleme şansım olmadı, ama bir şey de kaçıracağımı sanmıyorum.
İstanbul Boğazı'na yapılacak 3. köprünün resmi temel atması bugün gerçekleşiyor. Atatürk Havalimanı'nın yerine kaim olacak yeni havalimanı için imza sürecinin yaşandığı bir dönemi de mecburen uzaktan takip ettim. Ama bu projeleri daha iyi değerlendirebilmek için bilgime, görgüme önemli oranda katkı sağlayacak ziyaretlerde bulundum. New York, Cenevre, Lozan ve Paris arasında hepsi hava ve raylı sistem ulaşımı üzerine olan toplantılara, açılışlara katıldım. 'Bir kıyas yap, yurtdışına göre bizdeki işler nasıl oluyor' diye soran olursa, peşinen cevap vereyim: Kaliteli olmuyor.
Yurtdışındaki projeleri, biten işleri gördüğümde bizim henüz yeni bitmiş işlerimiz bile çok yapmacık geliyor. Ciddi anlamda planlı çalışma ve kalite sorunumuz var. Düşünmeden, tartışmadan, iyiyi aramadan idari cephenin vitaminli gördüğü işlerde acele etmesi sebebiyle, üzüntüyle söyleyeyim geleceğimizi iyi inşa etmiyoruz.
Şimdi ben sorayım: Siz benim yerimde olsaydınız, ne yapardınız? Fransız Alstom'un İsviçre Lozan'da işlettiği yer üstüne yakın, sürücüsüz metroyu inceleme törenine mi katılırdınız, yoksa İstanbul Boğazı'na yapılacak 3. köprünün temel atma törenine mi? Zaten ihaleyi kazanan grup bir yıldır temel atma törenini kendi içinde gerçekleştirmiş, sahada çalışıyordu. Ulaştırma Bakanlığı'nın çatısı altında faaliyet gösteren Karayolları Genel Müdürlüğü, aklımıza takılan hiçbir soruya da cevap vermiyor, aydınlatmıyordu. Dolayısıyla törenin bana vereceği ne olabilir?
Mesela, bu temel atmayla birlikte 10 yıl 2 ay 20 gün olan ihale süreci de başlamış oluyor mu? Bu durumda ilgili şirkertlerin sahada bir yıldır yaptıkları zaman kazanma çalışmalarını nasıl değerlendirmemiz gerekir? Büyük ihtimalle temel atılmasına rağmen bile ihale süreci başlamayabilir. Zira bu proje için uzun süredir kredi aranıyordu. Yabancı bankaların sıcak bakmadığı kredi meselesi, yerli bankalar devreye sokularak çözüleceği tartışmalarıyla bir yıl geçti. Ancak idare yani Karayolları Genel Müdürlüğü, kredi anlaşmasıyla beraber ihale sürecini başlatacaksa, IC İçtaş ve Astaldi'nin süreyi biraz daha geciktirmesi faydalarına olmaz mı?


İnsanlık için insansız araç!

Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliği'nin (UITP) Cenevre'de gerçekleştirdiği 60. Kongresi çerçevesinde yapılan fuar ve konferanslardan zaman ayırıp, Alstom yetkilileriyle 250 bin nüfuslu Lozan'daki sürücüsüz metroyu, bakım atölyelerini görmeye gittim. Lozan'da biri sürücülü, 2008'de açılanı da sürücüsüz olmak üzere iki metro hattı var. Sürücüsüz hat 6 km uzunluğunda ve yüzde 12 eğimle bu açıdan dünya rekorunu da elinde bulunduruyor. Eğim sebebiyle de metro araçlarında lastik teker kullanılıyor. Metro hattı yeni trende uygun olarak zemine çok yakın yapılmış, erişim kolay ve zaman kaybı olmuyor. 450 metrede bir de küçük duraklar var.
İşte bu sürücüsüz Kuzey-Güney M2 Hattı'nda seyahat ettim. Yönetim ve işletme merkezinden uzaktan metro hattının nasıl yönetildiğini yakından gözlemledim.
Ekran başındaki personel, hırsızlık, kaçak binme (oran yüzde 3) her şeyi uzaktan kontrol edebiliyor. 250 bin nüfuslu Lozan'da şimdiye kadar 100 milyon yolcu taşınmış. 2012'de ulaşılan rakam ise 27 milyon. Özetle halk, rahatı, konforu, zamandan kazanmayı tercih ettiği için Alstom ve diğer mahalli idare yetkilileri, bu hatta 1.5 dakikada bir metro kaldırılabilmek için çalışma yaptıklarını söylediler. Dünyada 6 şehirde sürücüsüz Alstom sistemi var. 4 şehirde ise proje bitmek üzere. İstanbul'da ise Üsküdar-Ümraniye Hattı sürücüsüz olacak.
Hasılı sürücüsüz trenlerde işlem tamam. Pek yakında pilotsuz uçaklar da hayatımıza girecektir. Tartışmak size kalmış, insanlık için insansız araç ne ifade eder?

Yukarı