TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Doğalgaza karşı boynumuz kıldan ince mi?

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, dolar kurundaki yükselmenin enerji sektörü için istenmeyen bir durum olduğunu belirterek bunun elektrik ve doğalgaza bir zam olarak yansıyıp yansımayacağıyla ilgili soruya, "Biz şu anki bu döviz ile alakalı hareketleri kendi içimizde absorbe etmeye, kendi içimizde tolere etmeye çalışıyoruz" cevabını vermiş. Kısa vadede vatandaşa yansıtılmasa bile Hazine'nin üzerine bir yük bindirdiği için döviz bu seviyelerde kaldığı sürece nihayetinde tüketici bunun bedelini ödeyecektir. Faturalara dolaylı yansıyacaktır. Çünkü içerde altyapıya, yatırımlara harcanması gereken paralar doğalgaza veya enerji üreticilerine gidecektir. Dolayısıyla çözümü başka yerlerde aramamız gerekiyor.

Bunlardan en önemlisi kaynak çeşitliliği sağlamakla birlikte, bizatihi kaynak sahibi olmaktır. Kuzey Irak veya başka ülkelerde petrol ve doğalgaz sahaları olan Türk şirketleri ya da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) aktif rolü gerekiyor. Kaynak çeşitliliğinde ise içerdeki tüketim kalemini masaya koyup tüketicinin haklarını koruyacak bir yetkinliğe ulaşmamız gerekiyor. Doğalgazda kaynak çeşitliliği tarafı son 10 yılda epeyce çözüldü, ancak ücret pazarlığında henüz elimiz zayıf gibi görünüyor. Ben rakamları vereyim, yorumu siz yapın.
1 Şubat 2013 tarihli İzvestia Gazetesi'ne göre Rusya'nın bin metreküp doğalgaz için dolar olarak aldığı rakamlar şöyle:
Şimdi bu tabloya bakıp Rus Gazprom'un İngiltere'ye en ucuz fiyata doğalgaz satmasını nasıl yorumlayacağız? Doğalgaz fiyatlarına, boru hattı mesafesi, kaynak çeşitliliği, tüketim rakamı gibi detaylar kadar siyasi ilişkiler de etki ediyor.
Mesela eski SSCB ülkelerinin hiçbirisine Rusya ucuz gaz vermiyor. Bazı istisnalar var, onlar da siyaseten ilişkilerinin iyi olduğu, müttefik gördükleri. Mesela Ermenistan, Ukrayna ile kıyaslandığında Rus gazına onun yarısına yakın bir rakam ödüyor. Almanya'da ise farklı bir tablo var. Norveçli Statoil'in Almanya pazarında etkin hale gelmesi, Almanların Rus Gazprom karşısında ellerini güçlendirdi ve sözleşmelerde istedikleri revizyonları önemli oranda gerçekleştirdiler.


TÜRKİYE GAZDA ÇEŞİTLİLİĞİ SAĞLADI AMA...

Doğalgaz sektörü, kaya gazı gibi alternatiflerle, arz kapasitesi fazlasına doğru yol alırken, kaynak çeşitliliğiyle birlikte her türlü rakamın da pazarlıkta masada olması gerekir. Türkiye iki binli yıllarda Rus gazına fazlasıyla bağımlıydı, kaynak çeşitliliğiyle oranı son 10 yılda aşağı çekti, ancak şu anda bile gaz pazarımızda en büyük pay Rusya'nın.
2000 ile 2010 yıllarında, ülkelerin ithal gazlarında Rusya'nın yüzde olarak payına bakalım;
Bu tablonun yanına eski SSCB ülkelerini koymaya gerek yok, zira onların ithal kalemlerinde bir değişiklik söz konusu değil. Rus tarafında ise bu değişimler ciddi sinyal veriyor. Gazı olmayanlar Rusya'ya ne kadar mahkûmsa, Rusya da gazdan gelecek paraya mahkûm. Bu detaylarla Türkiye'nin yeni bir yol haritası çizmesi gerekmez mi?


UEFA da 'Gezi'ye gelmiş oldu!

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği'nin (UEFA), Fenerbahçe ve Beşiktaş'a kestiği cezayı Türkiye'nin sorunlarını halının altına süpürmesine tepki olarak okumakta fayda var. Hukukun üstünlüğüne değil, kişilerin etkinliğine fırsat veren Türkiye'nin böyle bir tabloyla karşılaşması, Avrupa'nın ya da UEFA'nın Gezi eylemlerine tepkisinin benzeri olarak değerlendirilebilir. Uzun vadede bunun da ülkemize faydası olacaktır. Şike konusu gündeme geldiğinde, hadiselerin üzerine gidip aydınlatmak yerine nasıl geçiştirebileceğinin hesabını yapanlar, verilen cezaları hukuk çerçevesinden ziyade Türkiye tarzı vurdumduymazlıklara tepkinin eseri olarak görmeliler. Özelde Fenerbahçe'ye genelde ülkeye verilen zararın sorumlusu kim?

Yukarı