TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Osmangazi'yi takip eden olur mu?

Elektrik dağıtım bölgelerini bu sene içinde hızlı özelleştirip, sektörün tamamının özel sektöre geçmesi
sağlanarak, piyasanın tam anlamıyla liberalleşeceğini sananlar yanıldı. Çünkü bu yönde atılan adımlarda ciddi eksiklikler olduğunu son kertede bir kez daha söylemenin bir sakıncası yoktur sanırım. Zira özelleştirme çalışmaları ve ihaleler esnasında yapılan işlemlerdeki hatalara defaatle dikkat çektik. Mesela dolar bazlı olarak yapılan özelleştirme ihalelerinin maksadı, yabancı yatırımcıyı çekmek olarak açıklanıyordu. Ama bu ihalelerden tek bir tanesini bile yabancı almadığı gibi katılan da olmadı. Sebeplerini araştırdığımızda karşımıza yapılan elektrik dağıtım ihalelerinin birçok açıdan muğlaklık içerdiği, regülasyon tarafının mevzuatları nasıl değiştireceği yönünde güven vermediği gibi detaylarla karşılaştık. Bu hususları da gündeme getirdik, ama dikkate alan olmadı. Osmangazi Elektrik Dağıtım Şirketi'nin yaşadığı ve sektöre yaşattıklarından sonra umarım kamu tarafının denetimler ve mevzuatlardaki eksiklikler konusunda bir çalışması olur.
Osmangazi, 2010'da özelleştirildiğinde böyle bir tablonun ortaya çıkacağını kimse beklemiyordu. Mevzuatlarda da ortaya çıkan durumu tam anlamıyla tarif eden, açık ve net hükümler yok. Bu yüzden bugün yaşananlara 'el koyma mı' yoksa 'bir süreliğine yönetimi ele alma mı' hususunda bir kafa karışıklığı yaşanıyor. Bu sürece yenileri eklenmeden önce regülasyon tarafındaki kurumların, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Enerji Bakanlığı makamlarının denetimleri sıklaştırıp, eksikliği görülen konularda yeni düzenlemeler yapması gerekiyor. Aksi halde, devrilen arabanın direksiyonuna kim geçerse geçsin, yaşananları ve verilen hasarı düzeltme şansı olmayacaktır.
Osmangazi'nin başına gelenleri ince ayrıntılarıyla tahlile gerek yok. En önemli kusur patronaj tarafında. Devletten kâr marjı karşılığında, işletmek üzere, ihaleyle aldığı ve bir süre sonra devredeceği kurumun aktiflerini kendi malı gibi görüp, hesapsız harcaması en önemli hata olarak tespit edilebilir. Kamu tarafının da böyle bir zafiyetin ortaya çıkma ihtimali karşısında düzenleme yapmamış olması bir başka dikkat çeken husus.
İkinci detay ise elektrik dağıtım ihalesini kazananların, bulunduğu bölgede yatay ve dikey olarak büyümeye hevesli olması. Önlerinde yasal engel olmayınca da dağıttığı elektriğin bir kısımını hesapsız üretmeye kalkan, Osmangazi'de olduğu gibi doğalgaz çevrim santralı kurup, piyasa şartlarından daha yüksek maliyete elektrik üretenler böyle bir neticeyle karşılaşabiliyor.
Elektrik dağıtım ihalelerinde tecrübe, teknik ve mali yeterlilikten ziyade parayı çok verenin ipi göğüslemesi üzerine bir sistem ortaya konmuştu. Parayı bastırıp ihaleyi alan, ancak yasal yükümlülüklerini yerine getiremeyen Osmangazi'ye el konunca, kim zararlı çıktı? Sadece bir şirket mi, bir sektör mü yoksa ülke ekonomisi mi?
Şapkayı önümüze koyup düşünme vaktidir. Son dönemde özelleşen 21 elektrik dağıtım bölgesinden ilkel konulan şirket, Osmangazi olduğuna göre mutlaka sırada başkaları da vardır. Benim araştırmalarım özellikle gelecek yılın bu açıdan iyi geçmeyeceği yönünde. Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'ye (TEDAŞ) ait Osmangazi Elektrik Dağıtım Şirketi, Haziran 2010'da 485 milyon lira bedelle ETİ Gümüş AŞ'ye (Yıldızlar SSS Holding) tüm hisseleriyle devredilmişti. Bu para da kredi kullanılmadan, yanılmıyorsam şirketin kendi öz kaynaklarından peşin ödenmişti. Şimdi aynı şirkete TETAŞ'a olan 145 milyon lira borcu ve diğer yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle el kondu. Demek ki neymiş? Özelleştirmeler, sadece yüksek fiyattan ihaleye çıkarılmakla, ihaleyi her kazanana vermekle, parasını peşin tahsil etmekle olmuyormuş. Bundan sonraki özelleştirmelere en azından bu gözle bakılırsa, işi ehline verme yönünde de hassasiyet gösterilirse iyi olmaz mı?

Yukarı