TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

TOBB ve ithalat lobisi...

Faiz lobisiyle uğraşırken, hatta faiz üzerine güzellemeler yapılırken, asıl tehlikenin dünyaya yön veren küresel 10 büyük bankanın finans gücü olduğu ciddi şekilde gözden kaçtı veya kaçırıldı. Dünyanın çeşitli noktalarındaki en güçlü devletler bile global ölçekte dönen paranın yüzde 60 civarındaki meblağına hükmeden bu finans lobisiyle mücadelenin yollarını ararken, kimin aklına geldiyse, tehlikeyi Türkiye ölçeğinde daraltıp önümüze faiz lobisi olarak koydular. Türkiye için dıştan gelen diğer bir tehlikeyse, içeride bir adresi, küçük çaplı da olsa çatı örgütü bile olmayan ithalat cephesi...
İlgili bakanlıklar, ilgili oldukları kadar, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ismiyle müsemma sınırlar içinde ithalatla hemhal olurken, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ise kendi yetki alanına uğramadığından uzaktan seyirci durumunda. İthalat için adres olabilecek geriye kim kalıyor? Tahmin edeceğiniz gibi ülkemizin dört bir yanına dağılmış oda ve borsaları temsil eden Ankara'nın göbeğindeki Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)... En önemli aktör olması gereken TOBB, ithalat ve ihracat konuşulurken meydanda bile olmuyor.
Türkiye ekonomisini 3'e ayırmak gerekirse, TİM ihracata, TOBB iç piyasaya, paranın en büyüğünün döndüğü lobi ise ithalata bakıyor. Tablo bu. İthalat lobisi kim, işte onu bilen de sorma gücünü kendinde gören de yok. Neden? İthalat tarafındaki bu boşluğu aslında TİM gerekli düzenlemeyle dolduracaktı, ama TOBB'un diretmesi, ayak koyması, tuhaf lobisi yüzünden başaramadı. Böylece bu ucube tablo oluştu. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, konumu gereği bir üst perdeden ithalatı tahlil etmesi gerekirken, bu izah edilemeyen durum sebebiyle devreye girmek zorunda kalıyor ki, bu doğru değil. Türkiye İthalatçılar Meclisi mi olur, yoksa TİM çatısı altında yarım kalan örgütlenmenin dış ticaretin diğer bacağı da bu dönemde mi tamamlanır, bilmiyorum. Ancak kesinlikle ithalat tarafındaki başıboşluğa bir çözüm bulunması gerekir.
Resmi Gazete'nin 3 Eylül 2009 tarihli, 27338 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yönetmelik çıkmadan önce yapılan çalışmalarda en önemli engel TOBB yönetimiydi. İktidar ve muhalefet partilerinin tam desteğini alan TİM Yasası'ndan tek rahatsız olan TOBB oldu. Hatta bu rahatsızlığını yasa çıkmadan önce etkin bir şekilde kullandı. TİM de sadece ihracat tarafını örgütleyebildi. İthalat cephesi ise böylece boşta kaldı.
Bugün ithalat tarafında hesap verecek, detay anlatacak, istatistikleri en azından ihracatçılarla birlikte kamuoyuna aktaracak bir birliğin, kurumun olmamasının tek sorumlusu TOBB'dur. Eğer ortada yurtdışı odaklı tüccarlığı özendiren, ithalatın kaymağını yiyerek içeride katma değer üreten, istihdam oluşturan şirketlerin sayısını azaltan, sanayi çarklarının daha yavaş dönmesine sebep olan ithalat lobisi varsa, hesabını da TOBB'dan sormak gerekir.
TOBB tarihinin en siyasetsiz Genel Kurulu'nda dördüncü defa TOBB Başkanı olan Rifat Hisarcıklıoğlu'nun yeni dönemi bu yapısal sorunları çözerek geçirmesini ümit ederim. Aksi halde İstanbul Ticaret Odası ve TOBB gibi kurumlar, ciddi revizyondan geçmedikten sonra sadece başkan ve üyelerini tatmin eder, ülkeye pek fayda sağlamaz. Rifat Bey, bir daha aday olmayacağını açıklamıştı, ama yeniden ve tek aday olarak koltuğa oturdu. Bakalım kurumsal ve kavramsal yenilenmede, iş dünyasına öncülükte ve KOBİ'leri desteklemede neler yapacak? Yeni dönemde TOBB'un yol açma misyonunu üstlenmek yerine, taşeronlarla yol yapma işine girişmemesini bekliyorum. İki dönem üst üste seçilme şartının kaldırılmasında gösterilen gayretlerin, Rifat Bey'in deyimiyle, "Yediğimiz 3 golü (ithalat) görmeyip, bir gol atıp (ihracat) seviniyoruz" tuzağına düşmemek, yani ithalat golü yememek için de gösterilmesini bekliyorum. Bu tarz eleştirilerden hareketle TOBB yönetimi, "ithalat lobisi"ni araştırmak için TOBB Üniversitesi bünyesinde veya kendi çatısı altında yeni kuruluşlara imza atarsa tümden geçmiş olsun...

Yukarı