TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Hangi lobi?

Aslında Türkiye'nin ekonomiye yön veren kurumları arasında ciddi bir örgütlenme hatası olduğuna dikkat çekmek istiyorum, ama bunu taraflar bir türlü anlamaya çalışmıyor. Uzun bir süredir bu köşeden 'İhracatta rekorlar kırıyoruz' açıklamalarıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi'ne (TİM) ithalat ve ihracat taraflarında denge tutturmaya çalışan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine (TOBB), ithalat rakamlarını ağır aksak açıklayan Türkiye İstatistik Kurumu'na (TÜİK) ve ithalatı sahipsiz çocuk gibi ortada bırakmak istemeyen Ekonomi Bakanlığı'na göndermeler yapıyorum. Lakin üzerine alınan, ithalatın bu kadar başıboş kalmasına tepki koyan çıkmadı. Bu durumun neyle ve nasıl izah edilmesi gerektiği konusunda işin içinden çıkabilmiş değilim. Hasılı Türkiye'nin ithalatında önemli bir lobinin varlığının söz konusu olduğunu, iç piyasayı da, ihracat tarafını da kontrol ettiklerini itiraf etmemiz gerekir.
Dünkü 'TOBB ve İthalat Lobisi' başlıklı yazımda, bu defa da okları ülkemizin en önemli kurumu TOBB'a çevirdim. Kendilerine haksızlık ettiğim notunu düşen TOBB Basın Danışmanı Murat Oray, Rifat Hisarcıklıoğlu cephesinden yazıma bir açıklama gönderdi. Aynen aktarıyorum:
"Türkiye'de ithalat verileri ve hangi firmaların ithalat yaptığı gizli değildir. Her türlü verinin kaydı, kamunun ilgili birimleri tarafından tutulmaktadır. İthalat lobisini ve ithalatın hangi sektöre nasıl bir zarar verdiğini bilmek için İthalatçı Birlikleri kurulmasına gerek yoktur. Bu konuda devletin ilgili birimlerinden her türlü bilgi alınabilir. Ve kamu idaresi, yerli sanayiyi korumak üzere ithalata karşı gerekli önlemleri alma yetkisine sahiptir.
Bilişim teknolojilerinin hızla gelişmesiyle elektronik beyanname teknolojileri gelişmiş, ithalat verilerini günlük, hatta anlık takip etmek mümkün hale gelmiştir. Bu verilerin ilgili kamu kurumlarında güncel olarak takip edildiği ilgili bakanlık yöneticileri tarafından çeşitli defalar dile getirilmiştir.
Öte yandan yazınızda ithalat lobisinin neden olduğu sıkıntılardan bahsederken, ithalat lobisinin gücünü artıracak bir yapı önermekte olduğunuza özellikle dikkatinizi çekmek isteriz. İthalatçı Birliği gibi bir yapının kurulmasıyla ithalatçıların bir araya gelerek lobi güçlerini artırması mümkün olacaktır.
Kaldı ki ithalatımızı azaltacak veya ithalat maliyetini düşürecek çalışmalar, ilgili kamu kurumlarında bir strateji dahilinde sürdürülmekte ve TOBB bu çalışmalara en üst düzeyde katkı ve destek sunmaktadır."

 

Ali Babacan ithalatın neresinde?

Bu açıklamanın ithalat konusunda beni tatmin ettiğini söylemem zor. Asıl merak ettiğim bahsi geçen bu hususlarda Başbakan Yardımcısı Ali Babacanın ne düşündüğü? Çünkü ben adresi belli olmadığı için 'Türkiye İthalatçı Birlikleri'nin oluşması gerektiğini ironi olarak önerirken, TOBB, TİM gibi kurumlar, ciddiye alarak, 'gerek vardır veya yoktur' noktasında cevap veriyorlar. Ancak benim söylemek istediğim özetle şöyle:
"İhracatçılar Birliği varsa İthalatçılar Birliği neden yok? İhracatta rekorlar açıklanırken, ithalat tarafı neden görmezden geliniyor? İhracatın yarı resmi sivil toplum kuruluşu varken, ithalatın neden yok ya da niçin Ekonomi Bakanlığı bu konuya yarım yamalak sahip çıkıyor? TÜİK, neden ithalat rakamlarını açıklayan taraf olarak görünüyor? İhracatçılar, TOBB üyeleri aynı zamanda ithalatçıysa kamu tarafında ilgili resmi kurumların görevi gerektiği zaman bilgi alınacak makamlar mıdır? Ayrıca İthalatçılar Birliği kurulunca lobinin gücü mü daha fazla artmış olacak yoksa TİM ve TOBB gibi kurumların arasına yeni bir oluşum daha katılacağından güçleri mi azalacak? Türkiye'de ekonominin iç piyasada üretim-tüketim, ihracat ve ithalat ayaklarının temsilinde bu tabloya bakınca bir sorun yok mu?"
Eski İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük'ün, ithalatta gelinen noktayı özetlediği şu sözlerle bitirelim: "Son yıllarda Türkiye imalat sanayiinin ihracata dönük sektörleri giderek artan oranlarda ithalata ve ithal girdilere bağımlı hale gelmiştir."

Yukarı