TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Girmedikleri boya kalmadı!

Seyahat acentesi gibi davranıyorlar; Turkcell, Vodafone ve Avea gibi GSM operatörlerinin iştigal ettiği bir alanda, onların verdiği hizmet üzerinden daha fazla gelir elde etme yöntemini keşfetmişler, online hizmetlerden faydalanılması için önce müşterilerini cazip tekliflerle şubelerinden uzaklaştırıp sanal dünyaya çektiler, şimdi istedikleri rakamı hizmet bedeli olarak faturalara yansıtıyorlar. Hatta bazıları para çekmek, hesap kontrolü yapmak gibi işlemler için kendi ATM'sine giden müşterisinden bile "Bu işlem için şu kadar bedel kesilecektir" şeklinde bir uyarıyla, zaten oraya kadar gitmiş müşterisinin önüne zorunlu fatura koyuyor.
Bankaların, bankacılık dışındaki faaliyetleri 30'lardan 70'lere yaklaşırken, hükümetin ilgili makamları, bakanları ne yapıyor? Etkisi olmayan söylemler ve düzenlemeler dışında bir şey yok, dersek yanlış olmaz. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, bankacılık içinde ve dışında kalan işlemler için, "Şöyle olacak, böyle olacak" diyor, o kadar.
Bankalar, e-posta yoluyla gönderilen kredi kartı ve hesap ekstrelerine, müşterilerini uyarmak için yaptıkları telefon aramalarına ve SMS'lere de kendilerine göre ücret tahakkuk ettiriyorlar. Halbuki bankaların bu işlemlerini ve iş stratejilerini sorgulayacak, tüketiciyi koruma adına hareket edecek epeyce kurum var.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve bankacılıkla yolu kesişen diğer sektörlerin üst veya ilgili kurumları bu işin neresinde? Bankacılar, her sektöre kendi tarzlarıyla girerken, bu sektörlerin düzenlemesinden (regülasyon) sorumlu kurumların da teyakkuzda olması gerekmez mi?
Geçen hafta bir arkadaşım, "Daha önce 30 bin mile aldığım uçak biletini, aynı hatta şu sıralar 60 bine alamıyorum bile" diye şikâyette bulunca, Türk Hava Yolları'nın mil programından şikâyet ediyor zannettim. Halbuki bahsettiği, bir bankanın mil puanı biriktiren kredi kartı ve onun keyfi uygulaması. Şimdi bu işin denetimini, düzenlemesini kim yapacak? Tüketiciyi kim koruyacak? Kültür ve Turizm Bakanlığı mı, Ulaştırma Bakanlığı mı, Hazine Müsteşarlığı mı, BDDK Başkanı Mukim Öztekin mi?
Ücretlendirmenin detayından haberi olmayan tüketicinin, bankaların cep telefonlarına çeşitli isimler altında gönderdikleri mesajlar, e-postalar için tahsil ettikleri farklı ve yüksek ücretlere kim çekidüzen verecek? BTK'nın farklı GSM operatörü arandığında "bip" şeklindeki gibi bir uyarısının, bankalar tüketiciyi ödemeli olarak aradıklarında devrede olması gerekmez mi? Bu konuda da sorum net: GSM operatörlerinin rekabetine özen gösteren ve tüketicinin korunması için yoğun gayret sarf eden Ulaştırma Bakanlığı mı, yoksa BTK Başkanı Tayfun Acarer mi bu işin sorumlusu?
Özetle; bankalar, bankacılık dışı faaliyetlerini giderek artırıp başka sektörlerin altyapısını daha yoğun kullanırken, serbest piyasa ekonomisi şartları dışında şekillenen buradaki faaliyetlerinin, ücretlendirmelerinin, rekabetlerinin düzenlenip denetlenmesi gerekiyor.

 

Perdeler tarih mi oluyor?

Geçen hafta gazetelerde perdelerin tarih olacağına dair bir haber yer aldı. Halbuki Eylül 2011 'de Boeing 787'nin Japon All Nippon Airways'e teslim edilmesinden bu yana, bu uçaklarda güneşlik kullanılmıyor. Anlayacağınız havacılıktaki bu teknoloji, normal camlardan yüzde 20 daha fazla bir ücretle günlük hayatımıza giriyor. NASA'nın uzay çalışmalarında yaptığı birçok teknolojinin, ekonomikleştirilmesi sonrası hayatımıza girmesi gibi...
Boeing 787'de bulunan elektronik olarak kararan camlar, kısa süre önce test uçuşlara başlayan Airbus A350 XWB modelinde de kullanılıyor. Artı ve eksi tuşlar kullanılarak camlar, perde veya güneşliğe ihtiyaç duyulmadan istenen seviyede karartılabiliyor. Havacılıktaki bu gelişmeden habersiz olanlar, "ABD'de, güneş ışınlarını bloke ederek odayı serin tutabilen, aynı zamanda kararıp perdeye duyulan ihtiyacı ortadan kaldıran 'akıllı pencere' üretildi" şeklinde konuya vâkıf olduysalar, arka planını da bilsinler istedim.

Yukarı