TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Babacan da ihracat hedefinden kuşkulu!

Kabinenin en serinkanlı üyesi Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın da 2023 ihracat hedeflerinin bu tempoyla ve bu stratejiyle devam edilmesi halinde tutmayacağı mealinde ifadeleri olduğunu söylersem, ne dersiniz? Çünkü bu köşede bu konuya birkaç defa temas etmiş, "Bu stratejiyle 2023'te bırakalım 500 milyarları, 350 milyar dolar ihracat hedefini yakalamamız bile zor" tespitinde bulunmuştum. Kimse de çıkıp haksızsın demedi, ama ihracatla meşgul olanlar, söylemlerini, stratejilerini değiştirmedikleri gibi nerelerde hata yaptıklarını, zayıf yanlarımızı ve ne gibi hususlara önem vermemiz gerektiği noktasında bir şey yapma cihetine gitmediler. Dolayısıyla ithalat/ihracat ilişkisine ve iç tüketim dengelerine bakıp, ortaya yeni bir yol haritası koymadıktan sonra bazı sektörler kendiliğinden varlıklarını Çin'e veya başka ülkelere teslim etmeye devam edecektir. Biz ise üretimden ziyade tüccarlıklı, 'aramalı ithalatı' adı altında yapılan kurnazlıklarla, birilerinin 'ihracatta rekor kırdık' sloganlarıyla oyalanmaya devam edeceğiz.
Başbakan Yardımcısı Babacan, dün hükümetin revize edilmiş yeni Orta Vadeli Programını (OVP) açıklarken, birçok konuyu somut, tutarlı ve hiçbir şekilde spekülasyona mahal vermeyecek tespitlerle ortaya koydu. Bunlardan biriside ihracattı. Mesela 2014 yılı büyüme hedefinin yüzde 4, 2015 ve 2016 büyüme hedeflerinin ise yüzde 5 olarak belirlendiğini ifade eden Babacan, Türkiye ekonomisinin en önemli meselesi olan 'cari açık' mevzusuna da vurgu yapıp, bu meselenin çok önemli olduğunun bir kez daha altını çizdi.
Şimdi Babacan'ın, bir devlet adamı ağırlığıyla, boş laflar etmeden verdiği büyüme rakamlarının diğer alanlara olan etkisi objektifkriterlerle değerlendirildiğinde, ortaya ne çıkıyor biliyor musunuz? Başta ilgili ekonomi, ticaret ve sanayi bakanları ve kurumları, özellikle Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin de (TİM) bu veriler ışığında hedeflerini, kabul edilebilir ölçüler içinde revize etmeleri gerektiği tablosu çıkmıyor mu? Zira bazıları 2023 hedefi şu diyerek, 10 yıl sonranın rakamları gerçekleşmiş gibi davranıyorlar. Bazı bakanlar ise 'cari açıkta sorun yok' varsayımıyla, problemin yok olacağını sanıp, çözüm yolunda adım atma niyeti bile göstermiyorlar.
Ali Babacan'ın söylediği gayet açık ve net:'İhracatın, Orta Vadeli Program'da 2016'da 200 milyar doları aşarak, 202.5 milyar dolara çıkacağı öngörülüyor.' İhracatta bu yıl sonu beklentisi 153.5 milyar, 2014'te 166.5 milyar ve 2015'te ise 184 milyar dolar hedefleniyor. İsterseniz mevcut dış ticaret politikasıyla ve bu büyüme temposuyla bu rakamları 2023'e kadar götürün bakalım 500 milyar dolar rakamını bulabiliyor musunuz? Halbuki daha önceki ihracat tahminleri 2015 yılı 282 milyar, 2016 yılı 305 milyar dolardı. Dolayısıyla tahminleri revize ederken, strateji ve kurumları da gözden geçirmek lazım gelir.

'NİHAYET YERLİ KÖMÜR VE YERLİ ENERJİ ÜRETİMİ'
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın temas ettiği benim açımdan önemi olan diğer konu ise enerji. Yerli kaynaklara hiç dokunmadan hareket edip, onları uykuya yatırıp, yurtdışından enerji ithaline devam edersek, dış ticaret açığı elbette giderek büyür. Bu sebeple yerli enerji kaynaklarına acilen dönülmesi, fırsat verilmesi her açıdan önemli. İstihdam, katma değer, paranın içerde kalması, ekonominin güçlenmesi ve dış ticaret açığına enerji bahanesi bulunmaması gibi faydaları olacaktır. Enerji verimliliği ise tartışılmadan üzerinde durulması gereken bir konu. Japon'un bir birim enerjiyle yaptığı işi Türk'ün 6 birimle yapmasının mantığını sorgulamalıyız. 'Elektrik üretiminde yerli kömür ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasına ağırlık verilecek, nükleer güç santralı yatırımları aksatılmadan sürdürülecek, yerli üretim kaynaklara dayalı enerji üretimi artırılacak' sözlerini veren Babacan'ın bu konuların yakın takipçisi olması dileğiyle...

Yukarı