TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

İlk yerli füzenin başarılı olduğunu kim test etti?

Şimdi anlatacaklarımı bir kenara not ederseniz, savunma sanayiinde neyin ne olduğunu daha iyi anlayacaksınız. İki gün önce Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarı (SSM) Murad Bayar'ın görevden alınacağına dair haber ile "Yurtiçindegeliştirilip üretilen füzenin deneme atışları Tuzla Gölünde yapıldı" haberlerinin kesişmesi sizce tesadüf olabilir mi? Peki denenen füzenin başarılı olduğunu kim söylüyor? Devletin herhangi bir yetkili kurumu bunu ifade ediyor mu? Zira böyle bir kurum da yok. Ama olması şart. Deneme görüntülerini izleyin bakalım, atılan füze nereye gidiyor, görebiliyor musunuz? Göremezsiniz, zaten göstermiyorlar. Gösterirlerse bile bunu 2 yılda başardıklarından değil, devlete yerli fatura keserek dışarıdan tedarik ettikleri şeklinde anlamak gerekir.
Dolayısıyla en azından TÜBİTAK gibi kurumların, devletin parasını verdiği işleri denetlemesi gerekir. İşi alan şirketlerin, yaptıkları ürünlerde başarılı olduğunu ve milli kaynaklarla yaptığını anlamanın başka yolu yok.
Füze projesinde çalışan bazı kaynaklarımdan durumu ben de test ettim. Yapılan, bir yabancı kaynaktan geliştirilmiş olan motorun testi. Harp başlığı olmadan, kaide, motor ve füze için adım
adım geliştirilen bazı aksamların testi denebilir. Henüz kendi geliştirdiğimiz bir füze söz konusu değilmiş ve en az 4 yıl daha üzerinde çalışılması gerekiyormuş. Gündem olması için boş motorla bir test yapılmış, durum bu.
MİLGEM ihalesinde özel sektöre kesilen faturadan sonra sıkıntılı günler geçiren Murad Bayar'ın Türkiye'ye de ciddi bir 10 yıl kaybettirdiğini söyleyebilirim. Sadece Türk Silahlı Kuvvetleri'ni Güçlendirme Vakfı (TSKGV) şirketlerine işleri kitleyip, özel sektörün önü kesilince başarının önü de kesilmiş oluyor. Haklarını yemeyelim, Aziz Yıldırım gibi isimlerin sürekli alt üstlenici pozisyonunda olduğu bazı özel şirketler, bu dönemde de korunmaya devam edildi. Sanıyorum bu konuda, Savunma Sanayii Müsteşar Yardımcısı Sedat Güldoğan bana itiraz etmeyecektir.
Fakat savunma sanayii tarafında devlet parayı veriyor, SSM de belli şirketlere işi emanet ediyor,
sonra sağdan soldan teknoloji transferi, yurtdışından şirketlerden desteklerle adı "milli" olan ürünler ortaya çıkarılıyor. Bir defa bu iş modeli milli değil ki milli ürünler ortaya çıksın.
Hasılı SSM'de bu oyun uzun süredir bu şekilde oynanıyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nda tedarik modelini değiştirip, ihalelere çıkmadan, işleri direkt TSKGV şirketlerine verince milli ürünler geliştirilmiş olabilir mi? Bir defa bu şirketlerde, tüm Türk vatandaşlarının iş bulması anlamında bile bir fırsat eşitliği yok. Yani bir yönüyle ne kadar milli oldukları tartışmalı. Dolayısıyla ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen ilk yerli füzeyi, TÜBİTAK veya benzeri kurumlar test etsin bakalım olmuş mu? Milli mi? Yoksa kendileri çalıp kendileri mi oynuyor?


Dershane meselesi nasıl çözülmeli?

Okullarda eğitim ve öğretim sürekli sınavların gölgesinde kaldığı müddetçe dershanelerde şu veya bu şekilde olacak. Hiçbir dershane çocukların kültürüne, eğitimine, meslek yönelimlerine destek olmuyor. Ancak şu anki düzende okullarımız da bu durumda.
Sınav sonuçları da bireysel başarılar üzerine kurularak açıklandığı için okullar ve dershanelerde toplam kaliteye önem verilmiyor. Okullarda ölçme ve değerlendirme yöntemini değiştirmedikten ve dershanelere olan ilgiyi azaltmaya yönelik adım atmadıktan sonra...
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, bu alana çekidüzen vermek istiyor, ancak dershaneler şu haliyle ülkemizde eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasında önemli bir argüman. Ayrıca ciddi bir istihdam alanı. Eğitim kurumlarının daha kaliteli hizmet verebilmesi için çalışmak gerekirken, dershaneleri ortadan kaldırmaya çalışmak yeni sorunları beraberinde getirecektir. Çünkü kapattık demekle kapanacak bir mevzu değil.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
11 Ekim 2013 Cuma, 08:53 Misafir yazdıklarınıza tamamen katılıyorum. yetkililere mesajdır.kafamıza göre hareket etme alışkanlığı turk tarzı bir iş olsa gerek.
10 Ekim 2013 Perşembe, 16:05 Misafir yazdıklarınız doğru ise çok acı. bu dönemde başarısızlıkları sakalamak için iktidarın bu konuyu afişe edeceğini düşünmüyorum. hayırlısı olsun...
Yukarı