TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Daha bilinçli bir Kurban Bayramı...

Birazcık geriye gidip hafızalarımızı zorlamaya dahi gerek duymadan Kurban Bayramı manzaralarını göz önüne getirelim. Kaçan hayvanları kovalayanlar, bilinçsizce sokak ortasında kurban kesenler, hayvanlara her türlü eziyeti reva görenler, 4-5 gün boyunca medyanın gündeminden düşmezdi. Giderek daha makul hale gelmeye, hem hayvanlara karşı evrensel ahlak çerçevesinde, hem de evrenselliğin de ötesine geçen İslam dininin kurallar manzumesinde hareket etmeye birazcık daha yaklaştık, denebilir.
Bir defa kurbanlık hayvanları, Kurban Bayramı'na hazırlarken yaşam alanlarından, beslenmesinden, bakımından, nakillerinden ve getirildikleri büyük şehirlerdeki saklandıkları mahallerden yola çıkılması gerekir. Bu halkanın hiçbirinde aksaklık olmaması gerekir ki, sağlıklı bir kurban kesilebilsin. Zincirin bir halkasında yapılacak hayvan haklakı ihlali kesilecek kurbandan elde edilecek sevabı alıp götürür. Mevlaya yaklaştırmaz, uzaklaştırır. Atını kandıran kişiden, hadis rivayet etmeyen bir anlayıştan daha kötü bir noktaya gelinmesi de hoş değil.
Bu bayram öncesi İstanbul'da birkaç kurbanlık hayvan satış noktasını dolaştım. Bazılarında önemli oranda düzelme var. Ancak henüz tam olarak beğendiğim bir yerden bahsedemeyeceğim. Beyoğlu'ndaki satış noktalarını, hayvanlara yönelik düzenlemeleri beğenmedim. Bu hayvanlar, yeni sahiplerine kavuşuncaya kadar, beslenecek, su içecek, yatıp-kalktıkları daha doğrusu tıkındıkları küçücük alan için debelenip duracaklar. Mekânlarının temiz tutulması, girip-çıkan insanları rahatsız eden kokuların etrafa olan etkisinin de en aza indirilmesi için bir gayret gerekir. Henüz o noktaya fazla yaklaşmış değiliz. Halbuki bunlar da hem dinen hem de evrensel ahlak gereği insanların, hayvanlara sağlaması gereken hususlar. Peki kim yapacak, kim denetleyecek?
Ayrıca kurbanlık hayvanlar satışa sunulurken, herhangi bir hastalığı var mı, sağlıklı mı, kesime uygun yaşta mı, gebe mi gibi konularda özetle dini açıdan ve sağlık açısından bir denetleyenin olması gerekir. Hatta satış noktalarında vatandaşı bilgilendiren veterinerler ve din adamları da görevlendirilebilir. Belki bazı satış noktalarında bunlar karşılanmış olabilir. Ama benim gördüklerimde bunlar eksikti.
Sürekli kurban kesen vatandaşı cehaletinden dolayı eleştiriyoruz, ama asıl kabahatli devlet ve organları. Kurban sebebiyle ortada ciddi bir ekonomi dönüyor, ama iyi bir organizasyon yok.
Bu anlamda İstanbul'da Beylikdüzü Belediyesi'nin kurban kesim alanlarını düzen ve temizlik konusunda epeyce mesafe kat etmiş olarak gördüm. Hayvanlara değer verilen mekânlar tahsis edilmesinden vatandaş da etkileniyor. Duyarlılıkları artıyor. Benzer durum kurbanlık hayvan ticaretini yapanların tarafında var. Fakat bu konuda bu yıl güzel bir adım atıldı. Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü, yetiştiricilerin elinde kalan kurbanlıkları değerinin altında satılmalarını önlemek ve üreticiyi geriye götürme maliyetinden kurtarmak için çalışma yapmış. Güzel bir yaklaşım. Fakat aynı hassas yaklaşımı, Kurban Bayramı öncesi diğer kurumların da yapması gerekmez miydi?

Bayramın boş yollarını özleyeceğiz

İstanbul'da bayramı geçirmek en azından trafik meselesi olmadığından keyifli. Ancak sayılı günler geçecek ve biz yine giderek artan işkenceyle baş başa kalacağız. Düşünmesi de akla düşürmesi de insanı rahatsız ediyor. Fakat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul trafik sorunundan söz ederken çözüm için İngiltere'nin başkenti Londra'yı örnek göstermiş. Fakat İstanbul ile Londra trafiğine çözüm metotları kesinlikle aynı kefede görülmemeli.
İstanbul'un demografik yapısını değiştiren alışveriş merkezleri, yeni siteler, iskâna açılan yeni mekânlar oldukça, bu işkenceyi hiçbir şey azaltamaz. Ne yeni yollar, metrolar, ne de Marmaraylar. Ayrıca finans merkezi olma yolunda ilerleyen İstanbul'dan bazı imalat sektörlerinin çıkarılması gerekmez mi?

Tüm okuyucularımın Kurban Bayramı'nı tebrik ederim.

Yukarı