TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Tapu-Kadastro uçağı da NATO'ya entegre olmalı mı?

Yıllarca savunma sanayimizi, dost bildiğimiz ülkelere havale ettiğimiz için büyük bir rahatlıkla yan gelip yatmışız. Onca hadise de gözümüzü açmamış, neden? Şimdi savunmamızda gerekli olan donanımları kendimiz yapalım, teknolojik kazanımlar sağlayalım, en azından parasını verdiğimiz ürünleri adam gibi kullanmak, bakım, onarım ve teknolojik gelişimlerini sağlayabilmek için harekete geçelim dediğimizden, müttefik bildiğimiz ülkelerden destek görmüyoruz. Bakın 'Yüksek İrtifa Hava Savunma Füzesi İhalesi'ne... En yüksek fiyatı da müttefikler vermiş, teknoloji transferine de onlar yanaşmamış. Bugün yükseği, yarın alçağı derken adamlar haklı olarak önemli bir müşteriyi kaçıracak, hem de bölgedeki dengelemede, istediğini kayırmada sıkıntı yaşayacak.
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'e sormuşlar, o da üstü kapalı mesajını iletmeye devam etmiş; 'Yüksek irtifa hava savunma füzesi ihalesinde hangi sistemi seçeceğine Türkiye karar verecek. Ancak sistemin diğer ittifak üyelerindeki benzer sistemlerle uyumlu olması son derece önemlidir." Hali hazırda müttefiklerimiz içinde bu ihaleye girip de alamayanların elindeki tek silah bu, başka ne diyecekler ki.
NATO Savunma Bakanları Toplantısı sırasında basının sorularını cevaplandıran Rasmussen, Türkiye'nin ihaleyi Çin şirketine verme kararının toplantıda gündeme gelmediğini de söylemiş. Henüz nihai karar bekleniyor. Asıl gürültü o zaman kopacak! Demek ki şimdilik bu açıklamalarla gerekli mesaj veriliyor. NATO perspektifinden bakıldığında, alımı planlanan sistemin diğer ittifak üyelerindeki benzer sistemlerle birlikte çalışabilmesi, uyumlu olması son derece önemliymiş. Rasmussen haklı, sadece NATO perspektifinden değil, her açıdan Türkiye perspektifinden de bakıldığında makul olan mevcut sisteme uyumlu olanı almak. Bu zamandan, paradan, personelden, bakımdan, sistemden, daha geniş bir ağdan hasılı birçok şeyden faydalanmak için son derece mühim. Ancak o eşik çoktan geçildi. At da terli.
Mesela Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) Uzay ve İHA Daire Başkanlığı'nca teknik şartnamesi hazırlanan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'ne alınacak bir adet gözetleme uçağı için de NATO'ya sormamız gerekir... Özellikle Müsteşar Murad Bayar ve yardımcısı Sedat Güldoğan'a sormak istiyorum: 'Sektörel Stratejik Gelişim' adı altında NATO'nun ağır ülkesi ABD'deki SNC firmasından tek kaynak olarak sipariş vermek zorunda mıyız? Yoksa ihale açıp ihtiyaçlarımızı belirterek, teknik ve mali kriterler çerçevesinde en uygun teklifi veren -velev ki NATO üyesi olmasın- bir başka ülkeden alamaz mıyız?
Ben size bizdeki kurulu hazır düzenin yani statükonun, yıllardır NATO ülkesi çatısı altındaki ülkelerden, 'sistem entegrasyonu' adı altında, yüksek fiyatlardan ve de ihalesiz, araştırmasız alımlar yaptıklarını söylersem ne dersiniz? Bu sebeple Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi'nden (SSİK) çıkan yüksek irtifa savunma füzesi ihalesi kararı ülkemizin bu alanda kabiliyetini geliştirmesi için hayati önem taşıyor. Türkiye'nin istediği şartları karşılayan ve en uygun teklifi veren Çin'e karşı sadece NATO üyesi ülkeler ve NATO'nun resmi temsilcileri değil, bizdeki menfaat uzantılarının da karşı olduğunu söylemeye gerek yok.
Ne demek istediğimi daha açık yoldan test etmek istiyorsanız, emeklilik sonrası parayı pulu seven, bir yerlerde danışmanlık gibi işler üstlenen bir iki tane emekli paşa bulup sorabilirsiniz. Hatta Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nda bu işlere kafa yormuş, yılların ticaret erbabı bürokratlarının da fikrini alabilirsiniz.
Netice itibarıyla Başbakan Erdoğan, SSİK üyesi Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'in aldığı yüksek irtifa hava savunma füzesi kararı, tek başına savunma merkezli değil. Savunma mantalitesini güçlendirmek, kabiliyetini ve caydırılıcığını artırmak için atılmış bir adım.
Mevzu da tek başına füzelerin NATO'ya entegresi meselesi bağlamında tartışılacak bir konu değil.

Yukarı