TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

‘Türkiye’de ilacın kalitesi düştü’

Bir yandan sağlıkta devrim yapıldığının ilaca, doktora erişimin kolaylaşıp arttığının, tedavi imkânlarının her vatandaş için ciddi anlamda külfet olmaktan çıktığının altını çiziyoruz, ancak diğer tarafta ilaç sanayiine ciddi anlamda gözlerimizi yummuş vaziyetteyiz. Bunun sorumlu adresinde birden fazla bakanlık var. İlacın en önemli tüketicisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Recep Akdağ’ın yaptığı önemli adımlarla hayatımıza gerçek anlamda bir bakanlık olarak giren Sağlık Bakanlığı, Hayati Yazıcı’nın Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Nihat Ergün’ün başında olduğu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Zafer Çağlayan‘ın Ekonomi Bakanlığı...

Şu sorularıma ilgili bakanlıklar cevap verirlerse ya da verebilirse mevzu ciddi anlamda çözülecektir.

1) Türkiye ilaç ihtiyacının yüzde 80’ini yurtiçindeki fabrikalarda, yerli üretimle karşılıyor. Peki neden aynı oranda ihracat yapamıyoruz? Sektörün bu anlamda sorunlarına eğilen var mı? Bir İsrail veya Hindistan gibi ilaç ihraç eden, geliştiren ülke olamıyoruz?

2) Türkiye’ye gelen yabancı ilaç şirketleri niçin sıfırdan, nitelikli yatırımla gelmedi ve gelmiyor da mevcut fabrikaları, tesisleri mevcut pazar payları ile satın alıyor?

3) 4 yıl önce 2009’da yaşanan küresel ekonomik krizle birlikte Türkiye’de ekonomiyi toparlamak amacıyla, mevcut ilaç pazarında tüketimin yüzde 95’ine yakını devlet kanalıyla yapıldığından harcamaların düşürülmesi için çeşitli çalışmalar yapıldı. Ucuz ilaç teşvik edildi, ucuzluk geçer akçe oldu. Peki ucuz ilacın kalitesini ölçen, denetleyen kurumlar neden tesis edilmedi?

Bu tarz soruları ilaç sanayiinin neden gelişmediğine yönelik cevap alabilmek için daha sıralayabilirim. Çünkü ciddi bir vizyon eksikliğimiz söz konusu. 2-3 adım ötesini hesap eden yok. Kâğıt üzerinde 2023 hedefleri konuyor, ancak o hedefe yaklaşacak adımlar atılmıyor.

Tüm bu soruları, bir grup ekonomi gazetecisiyle İlaç İşverenleri Sendikasi Başkanı da olan Abdi İbrahim Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut‘a yönelttik.

Dünyanın en büyük 100 ilaç şirketi sıralamasında yer alan ilk Türk şirketi olan Abdi İbrahim cephesinde de sektörün geleceğine dair ciddi kaygılar olduğunun altını çizeyim.

Nezih Barut, son yıllarda ilaç fiyatlarının baskılanması sebebiyle Türkiye’de ilacın kalitesinin düştüğüne dikkat çekti. İlaç fiyatlarına olan baskı sebebiyle hammaddelerin ucuz kaynaklardan temin edildiğini, eskiden 100 ilaçta bir tane problem çıkarken, bu oranın günümüzde artmış olduğuna vurgu yaptı. İlaç sanayiinin bu duruma süreklenmesinin iki nedeni olduğunun altını çizen Barut, “İlaçta kârlılık düştü ve ilaç endüstrisi gerektiği gibi denetlenmiyor. Kaliteli ilaç üretenle, kalitesiz ucuz üretim yapanın farkı kalmadı. Çünkü tek ölçü ucuz fiyat ilaç temini” şeklinde çarpıcı bir tespitte bulundu.

Barut, fiyat odaklı tasarruf önlemleriyle sektörün öngörülebilir ve sürdürülebilir bir zeminde gelişmesine ve 2023 hedeflerine arzu edilen ölçüde katkıda bulunmasına imkân olmadığı görüşünde.

Ayrıca, son 4 yıldır ilaç fiyatlarının 1.96 TL düzeyindeki Euro değeri üzerinden fiyatlanması ve mevcut Bakanlar Kurulu Kararnamesi’ne rağmen günümüzdeki Euro kuruna göre güncelleme yapılmamasının da sektörü zor durumda bıraktığını ifade etti. Bakın bu zor durum nelere sebep oluyormuş:

Ucuza ilaç üretilmesi için yani maliyetler düşürülmesi için önce yatırımlar ertelenmiş. İşe alımlar azaltılmış ve sonra da endüstride yeni yatırım yapılmamaya, pazara yeni ilaçlar sunulmasında tereddüt edilmiş ve işten çıkarmalara başlanmış. Çünkü iyileşen ve yaygınlaşan sağlık hizmetlerinin artan maliyetlerinin, ciddi anlamda ilaç sektörüne fatura edilmesi ağırlık kazanmış. Bu durum da ilaç üretimini ciddi bir risk altına sokmuş, yatırım ortamını olumsuz etkilemiş, yeni teknolojilerin transferini zorlaştırmış ve daha da önemlisi zaman zaman gündeme geldiği üzere ilaca erişimde sorunlar çıkmasına ortam hazırlamış. Bugünlerde kullandığınız ilaçlar eskisi gibi etki göstermiyorsa nedenlerine bir de bu gözle bakın derim....

Yukarı