TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Elektrikte sigortalar atmaya devam edecek!

Enerji kaynaklarına ve alternatif ulaşım hatlarına bu kadar yakın olup, eldeki zengin imkânlarla bu denli çıkmaza girerek, elektrik kesintilerinin yaşanmasını izah edecek sözcük yok. Çünkü enerji yönetiminin her tarafında ciddi hatalar zinciri söz konusu. Dolayısıyla elektrikte 'kriz' var, ama enerji yönetiminde.
Türkiye elektriğin yarısını ürettiği doğalgazı Rusya'dan; Mavi Akım'dan direkt ve Batı hattından, Ukrayna-Balkanlar üzerinden endirekt gelen iki ayrı hattan alıyor. İran ve Azerbaycan doğalgaz boru hatları da direkt geliyor. Nijerya, Katar ve Cezayir gibi ülkelerden alınan sıvılaştırılmış doğalgazı da iki ayrı limanımızdan, belli limitlerde boru hatlarımıza iletme imkânımız var. Ama sıvılaştırmış gaz her yerden bulunsa, hatta tüm Katar yerinden koparıp getirilse dahi sisteme verme şansımız günlük en fazla 35 milyon metreküp. Türkiye ise günlük yaklaşık 200 milyon metreküp tüketim talebiyle rekor kırıyor. Yurtiçindeki mevcut boru hatlarının çapı, kompresörleri sınırlı ve gaz deposu problemi var.

DOĞALGAZDA KAYNAK ÇOK KULLANIM BECERİSİ YOK
Türkiye kadar doğalgazda kaynak çeşitliliğine sahip ikinci bir ülke yok. Fakat Türkiye kadar da doğalgaza bağımlı olup, bu kadar sorun yaşayan da yok. Peki, asıl sorun nedir? Problem altyapının
ihmal edilmesi, vizyonsuzluk. Döşenen boruların çapları hesap edilmiyor, gazı pompalayacak kompresörler için kafa yorulmuyor, gaza talebin arttığı dönemlerde barı (basıncı) düzenleyecek yeraltı doğalgaz depoları yapılmıyorsa, sorun doğalgazda, elektrikte, santrallarda değil, bunları yönetenlerdedir. Kompresör sorununu aşağı yukarı her yıl gündeme getiriyorum. En sonuncusu geçen yılki bu zamanlardı.

SANTRALA LİSANSI VERENLER GAZI UNUTMUŞLAR
25 Mayıs 2010'daki yazımdan aktarıyorum. Antalya ve çevresi için doğalgaz elektrik üretmek üzere AKSA Holding kuruluşu olan Aksa Enerji, 1150 mw'lik Doğalgaz Çevrim Santralı kurmak üzere başvuruyor. Gerekli onayları, lisansları alıyor. 2009'da bitirip, devreye sokuyor. Ancak Antalya'yı besleyen doğalgaz boru hattının 16 inch çapı, bu santralın çalışabilmesi için yeterli doğalgaz veremeyeceği ortaya çıkıyor. Nasıl? Sonra AKSA, santralını besleyebilmek için 36 inch çapında yeni bir boru hattını Burdur-Antalya arasına döşemek zorunda kalıyor. Şimdi bu enerji yönetimi için ne demek gerekir?

İTHAL KÖMÜRE GEÇ YERLİYE DUR
En son 2012'de 3 yazıyla, 'Kömür yatar Türk bakar' gerçeğine dikkat çektim. Çünkü ithal kömürden elektrik üretmek üzere yola çıktığınızda adeta önünüze kırmızı halılar serilirken, yerli kömürden bir şey yapmaya kalktığınızda mutlak surette karşınıza duvarlar örülüyor. Bu yüzden son 10 yıldır tek bir tane dahi yerli kömüre dayalı elektrik santralını hizmete sokamadık. Ayrıca Elektrik Üretim AŞ'nin (EÜAŞ) uhdesindeki santralların daha verimli çalışması için de bir şey yapılmadı. Halbuki elektriğin kesintisiz kaynakları nükleer, kömür ve doğalgaz termik santrallarıdır. Eğer bu kaynaklar olmaz ise yenilenebilirler de bir anlam ifade etmiyor.

EPDK NOTER GİBİ ÇALIŞINCA...
Türkiye ise her şeyi bir kenara bırakıp, en büyük doğal rezervlerine sahip Rusya'yı bile çok geride bırakarak, doğalgaz çevrim santrallarına hesapsız-kitapsız lisans vermeye devam etti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Türkiye'nin kurulu elektrik santral gücünden (takriben 55 bin mw) daha fazlasını, doğalgaz santrallarının kurulması için verdi. 5 Şubat 2012'de bu konuyu yazıp sordum. Bu lisansları verirken yıllara sari bir planınız, programınız var mı? Bölgeler bazında doğalgaz altyapınız, borunuz ne durumda? Cevap yok. Çünkü EPDK, "Benim işim noter gibi onaylamak, detay bakmam" diyor. Diğer yandan 2023 hedefi ise doğalgazdan elektrik üretimini yüzde 30'un altına düşürmekmiş. Geleceği planlayamayanların hedefi olur mu?

Yukarı