TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Hani ihracat rekoru kırıyorduk?

Geçen yıla şöyle bir göz ucuyla bakın bakalım, ne kadar "rekor kırdık" haberi göreceksiniz. Hiç yorulmayın. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) sitesinde bu haberleri bulamazsınız, ama ay ay bakınca gazetelerde "İhracat rekoru kırdık" haberlerine bolca denk geleceğinizden emin olabilirsiniz. Hatta bazı bölge ve il ticaret odalarının da "rekor kırdık" haberleri kervanına katıldığına şahit olacaksınız. Neticede bakiye önümüze konduğunda gördük ki, ortada kırılan bir rekor yok. Bilakis bir önceki yılın, 2012'nin ihracat rakamlarına bile zor yaklaşmışız. Ayrıca dünya ligindeki yerimiz de giderek düşüyor. Meraklıları 4 Ocak 2013'teki yazıma bir bakarsa hem dünya ticaretinden aldığımız payın hem de ihracat artış hızımızın düştüğünü görecektir.
Geçen yıl ocak ayında yaptığım değerlendirmede, 2003 yılındaki 42 milyar dolarlık ihracatla dünya ihracat sıralamasında 20'nci olduğumuza dikkat çekmiştim. Ve yıllar sonra "rekor kırdık" denilen bir yıla işaret ederek 110 milyar 500 bin dolarlık ihracatla, 100 milyar üzeri ihracat yapan ülkeler ligine girdiğimizi, ama dünya ihracat ligindeki yerimizin de 2007 yılında 32'nci sıralamaya gerilediğine dikkat çekmiştim.
Dolayısıyla sürekli yanlış bilgilerle küçük artışları, Türkiye'ye yakışmayan ihracat hızını "rekor" diye takdim edenlerin yanlış yaptıklarına, gerçeklerin üzerine örttüklerine vurgu yapmıştım.
Şimdi ilgili makamlardan şu açıklamayı bekliyorum. Türkiye 2013 ihracat rakamlarıyla dünya ihracat liginin neresinde? Bu rakamlarla dünya ticaretinden aldığımız pay ne kadar?
Bir başka husus ise sürekli olarak bu köşede dikkat çektiğim gibi ihracat ile ithalat rakamlarının farklı zamanlarda ve farklı kurumlar tarafından açıklanma yanlışlığı. İhracatçıların aynı zamanda ithalatçı olması ve ithalatçılar adına bir kurumun olmaması doğru değil. En azından bu işleri Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) üstlenmesi daha doğru olur. İthalat ve ihracat taraflarına eşit mesafede olan TOBB daha doğru değerlendirme yapar, "rekor kırdık" demek yerine ihracatın ithalatı karşılama oranlarına aynı zamanda dikkat çekebilir. Hatta ihraç ve ithal kalemleri hakkında fikir yürütebilecek, önlemlere dikkat çekebilecek bir ortamın oluşmasını sağlayabilir.
Eğer 2014 yılını da "rekor kırdık" haberleriyle ve yanıltıcı bilgilerle geçiştirirsek, yerimizde saydığımızdan, hatta küçüldüğümüzden, Bağdat harap olduktan sonra yani çok geç farkında oluruz ki, bu Türkiye adına büyük bir risk demektir. Ne demek istediğimi, 2013 yılını bir önceki yıla yakın ihracat rakamlarıyla kapatmamıza rağmen nasıl haberleştirildiği örneğiyle vereyim:
"Küresel ekonomik krizin Avrupa'yı, Arap Baharı'nın ise Kuzey Afrika ve Ortadoğu'yu vurduğu 2013'te, Türkiye ihracatta rekor kırdı. 2013 yılında Türkiye'nin ihracatı, 151.7 milyar dolar olarak gerçekleşti. TİM verilerine göre; 2013 yılı Ocak-Aralık döneminde ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0.01 arttı."
Geçen yılki TİM açıklaması: "2012 yılı toplam ihracatı 151 milyar 860 milyon dolarla yeni bir cumhuriyet rekoru oldu."


EPDK BAŞKANI DA GİDERAYAK UYARDI

Benim defalarca yazdığım ve bu köşeden uyardığım detaylar bu kez Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş'ın gündemindeydi. Yeni kur seviyesinin, özelleştirme tekliflerine de yansıyacağını belirten Köktaş, "Yeni kur seviyesiyle yapılan fizibiliteler enerji fiyatlarına yansır. Kurdaki artış enerji projelerinin finansmanını güçlendirir" şeklinde açıklama yapmış. Enerji yatırımlarının dolar olarak hesaplandığını, maliyet hesaplarının bozulduğunu ifade eden Köktaş, görev süresinin dolması sebebiyle "6 Yılın Ardından Geleceğe Bakış" başlığıyla düzenlenen toplantıda konuşmuş ve demiş ki; "Sektörde konsolidasyon gerekiyor. Mali yönden güçlü oyuncular şart."
Köktaş, keşke bunları işbaşındayken söyleyip gerçekleşmeleri yönünde adım atsaydı. Umarım yerine geçecek isim bu tavsiyeleri 6 yıl sonra tekrarlamaz.

Yukarı