TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Yeni bakan ve yeni referanslar

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Binali Yıldırım'dan görevi devralmasının ardından ilk olarak 2013 yılına ait rakamları açıklayarak göreve başladı. Bakan Elvan, Yüksek Hızlı Trenlerin (YHT), 2013 yılında yaklaşık 4.5 milyon yolcu taşıdığını, İstanbul-Ankara YHT hattının da açılmasıyla 2014'te bu rakamın 20 milyonu aşacağını belirterek, "2014 YHT'nin rekor yılı olacak" demiş. Rekor kelimesini maalesef bakan olup da sevmeyen yok gibi... Halbuki her artış bir rekor mudur? Üzerinde azıcık durmak gerekir. Bakan Elvan, 2003 yılında uygulamaya konulan sivil havacılığın serbestleştirilmesi kararıyla birlikte havacılıkta önemli gelişmeler yaşandığına dikkati çekerek, son 11 yılda her yıl uçakla seyahat eden yolcu sayısında önemli artışlar yaşandığını, 2013 yılında ise artışın zirveye çıktığını vurgulamış. El hak, doğru, bu büyümenin Türk Hava Yolları (THY) tarafından olağanüstü şekilde yönetildiğini, Pegasus, Onur ve Sunexpress gibi havayollarımızın da onu takip ettiğini söyleyemeye hacet yok. Fakat Ulaştırma Bakanlığı ve ilgili kuruluşları (SHGM, DHMİ) tarafından ne derece iyi yönetildiği tartışmalıdır.
Çiçeği burnundaki Ulaştırma Bakanı Elvan, 2013'te bir önceki seneye göre yüzde 14.6 artışla havacılıkta yolcu sayısının 150 milyonu geçerek önemli bir rekorun kırıldığına dikkat çekiyor ki bu da doğru. Ancak mesela iç hatlardaki 76 milyonluk yolcu sayısını ikiye bölerek gerçek rakama ulaşılması gerektiğinin altını çizeyim. Çünkü mevcut sistem gereği İstanbul-Erzurum arasında seyahat eden yolcunun iki ayrı noktada, iki defa sayıldığı gerçeğini unutmamalıyız. Bu nottan sonra Sayın Elvan'ın 2002 yerine başka hususları dikkate alarak referans göstermesinin daha doğru olacağı kanaatindeyim. Çünkü 2002 değerleri, geldiğimiz noktada artık referans olma özelliğini çoktan kaybetti.

 

Rakamlar 3. havalimanına ne söylüyor?

Türk sivil havacılık sektörünün gelişiminde son 11 yılda yapılan altyapıların maalesef çok fazla bir katkısı olmamıştır. Asıl katkı, zihniyet devrimiyle yapılmıştır. Çünkü bugün hava trafiğinin % 95'i İstanbul, Ankara, Antalya ve İzmir gibi şehirlerimizden gerçekleşmektedir. Diğer bir ifadeyle 2002 yılındaki mevcut altyapı kullanılarak, kullanımının önü açılarak gelişmeler sağlanmıştır. Dolayısıyla bunların hiçbirisi yeniden yapılmış yatırımlar değildir. Sadece mevcut meydanlarda 2002 ve öncesinde alınan kararlar doğrultusunda iyileştirmeler bile geç yapılmıştır.
Şimdi gelelim Bakan Elvan'ın 3. havalimanı yaklaşımına: "Hem coğrafi konumu, hem de sivil havacılığımızda yaşanan gelişmeler ülkemizi doğal hub haline getiriyor. Bu gelişmelere bakılarak İstanbul'da mevcut bulunan Atatürk Havaliman'ının yetersiz kalacağı kanaatine varılarak, İstanbul'a 150 milyon yolcu kapasiteli 3. havalimanının yapılmasına karar verildi."
İşte bu açıklamanın izaha ihtiyacı var. Çünkü THY'nin büyüme planları, performansı Atatürk Havalimanı'nın mevcut haliyle talebini karşılamayacağı 2005-20062007-2008 yıllarında ortaya çıkmıştı. Ama Ulaştırma Bakanlığı ve ilgili kuruluşları, üzülerek belirteyim ki bu gerçeği göremedi. Böyle bir vizyon ortaya koyamadı. Çok geç kalındı. Atatürk Havalimanı'nın kapasitesi, THY'nin büyüme performansı gösterdiği, hedefi ve planları belli olduğu yıllarda artırılabilir, THY'ye özel terminal, yeni pist hayata geçirilebilirdi. Hatta o yıllarda 3. havalimanı için ihale yapılabilirdi. Ama hiçbiri yapılmadı. Neden?
Çünkü Ankara'dan Devlet Hava Meydanlar İşletmesi (DHMİ) ve diğer bürokratların yaklaşımıyla İstanbul, Antalya, İzmir ve diğer şehirlerin hava trafiğini yönetme dönemi çoktan geçti. Fakat bunu Ankara kabullenmek istemiyor. Böyle bir vizyon olmayınca, bu seneden itibaren başta THY olmak üzere yerli ve yabancı havayollarının kapasite sorunu sebebiyle feryatlarını duymaya hazır olalım. Sayın Bakan'ın dikkatine!..

 

Yukarı