TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Irak'ın içişlerine petrolle mi giriyoruz?

Son iki aydır, Türkiye-Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi (IKBY) ilişkilerinin çıkmaz bir yol olduğunu ve geliştirilen ilişkilerin, Irak'ın toprak bütünlüğüne zarar vermesi hasebiyle de tepki toplayacağını yazıyorum. Ancak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bu görüşte değil. Lakin süreç de beni haklı çıkarmaya devam ediyor. Irak Başbakanı Maliki ve diğer yetkililerin, Türkiye'ye yönelik ifadeleri ise mevzunun sanıldığı gibi kolay olmayacağını gösteriyor. Hatta Iraklı yöneticiler, Türkiye'ye yönelik de ağır ifadeler, tehditkâr sözler kullanmaktan imtina bile etmiyorlar. Hasılı önümüzdeki günlerde kendi elimizle bir bölgesel sıkıntı çıkaracağımızı söylersem yanlış olmaz.
Hafta sonu gazetelerde Başbakan Maliki'nin şu sözleri yer aldı: "Bu, bölgesel yönetim ve Türk hükümeti için müsaade etmeyeceğimiz bir anayasa ihlalidir. Türkiye, Irak'ın egemenliğine zarar veren bir konuya müdahil olmamalıdır."
Görüldüğü üzere tepkiler oldukça açık. Peki, Türkiye, Irak Hükümeti yerine IKBY ile neden bu kadar yakın ve riskli ilişkiler geliştiriyor? Makul ve mantıklı bir cevabı var mı? Halbuki Irak-Türkiye ilişkilerinin iyi havada gelişmesi halinde, IKYB de bu durumdan faydalanır, Türkiye de kendini problemli bir atmosferin içine sokmadan, Irak'ın tüm enerji kaynaklarına ilgi gösteren ve o kaynaklar için en iyi güzergâh olan Anadolu'nun bir an önce devreye girmesine katkı sağlar.
Türkiye'nin, Kuzey Irak'ta menfaati olan enerji şirketlerinin arkasına takılıp faturası ağır olacak siyasi bir tartışma içine girmesi doğru mu? Üstelik Merkezi Irak Hükümeti ve arkasındaki Amerika'ya rağmen, bir otonom bölge olan IKBY ile yürütülen ilişkilerin uluslararası hukuk bağlamında da bir karşılığı yok. Ayrıca bu konu üzerinden içerideki tartışmalara ışık tutma telaşıyla "dış güçler" senaryosu yazılmasına itibar edilmesi de başka bir tuhaf durum. Enerjinin olduğu ve konuşulduğu bir yerde, "dış güç" ve lobiler olmaz mı? Eğer bunu da yeni keşfediyorsak, geçmiş olsun.

BU TARTIŞMA BURADA KALMAZ!
Irak devlet petrol şirketleri Nort Oil Company (NOC) ve State Oil Marketing Organizationen (SOMO) Türkiye'deki muhatapları, BOTAŞ'a resmi yazı gönderip Kuzey Irak'tan petrol taşımasının durdurulmasını istemişler. Yetmedi durumun, 1973'te imzalanan ve 2010'da yenilenen petrol boru hattı anlaşmalarına aykırı olduğuna ve hukuki haklar doğuracağına vurgu yapmışlar. Ayrıca IKBY'nin
inşa ettiği petrol boru hattı, Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı'na nasıl eklendi? Bu eklenmeyi bir korsan girişim olarak görmek mümkün mü? Çünkü bu boru hattı, iki ülke arasında yapılan anlaşmayla devreye girmiş, ama bir otonom bölge (IKBY) ise sonradan kendi inisiyatifi ve Türkiye'nin de onayıyla Türkiye sınırında dahil olmuştur. Bu girişimden önce Irak Hükümeti ile görüşmeler yapılmış olsaydı, bugün çok daha farklı konumda olmaz mıydık?
Bitmedi bu tartışmalar Türkiye'nin "Doğu-Batı Enerji Koridoru" olma iddiasında güvensizliğe de tekabül etmez mi? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız ve ekibinin bu detaya hassaten dikkat etmesi ümidiyle...
Bu konuya dair son not: Amerika bölgede artık "Şii Blok"u önceleyerek oyun kuruyor. Lütfen dikkat!..

 

TAI, halka arzı erteliyor

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii'nin (TAI) bu yılın ilk çeyreğinde, şubatta yapmayı planladığı halk arzı piyasa şartları sebebiyle ertelediğini öğrendim. Ancak TAI yönetimi, her an halk arz olacak gibi çalışmalarına devam edecek. Yüzde 25 sermaye artışı yöntemiyle planlanan halka arz, 2013 üçüncü çeyrek mali tablolarıyla yapılacaktı. Erteleme sonrası 2013 toplam mali değerleri eşliğinde halk arz olabilir, tabii piyasa şartları elverirse...

Yukarı