TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Doğu Akdeniz'de İsrail merkezli enerji stratejisi

Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail, Doğu Akdeniz'deki enerji merkezli gelişmeler karşısında güvenlik stratejilerini masa üstüne koyarak yeniden değerlendirmeye başladı. Doğalgaz ve petrolün keşfinden önce üç ülke sıkıntılı noktalar üzerinden tartışmalara devam ederken, artık Doğu Akdeniz'in nasıl bir işbirliği noktasına dönüşebileceğine dair hesaplar yapmaya başladı. Güzel bir gelişme. Üç ülkenin de odağında enerji kaynaklarının boru hatlarıyla Avrupa'ya ulaştırmada tek alternatif olan Türkiye var.
Doğu Akdeniz'de enerji odaklı gelişmeye başlayan ilişkilerin odağında bulunan Türkiye ve bazı özel Türk şirketleriyle de temaslara başlanmış durumda. Bu şirketlerden birisinin üst düzey yetkilisiyle konuştuğumda İsrail'in daha net stratejiye sahip, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin bu oyunda nasıl rol üstleneceğine dair ise kafasının karışık olduğunu ifade etti. İsrail karasularında doğalgaz keşfeden Amerikan Noble-Delek ortaklığı, Türkiye üzerinden doğalgazın Avrupa pazarlarına ulaştırılması yönünde önemli mesafe kat etmiş görünüyor. Tek mesele var; Türkiye-İsrail arasındaki siyasi sorunlar. İsrail ve Türkiye'nin doğalgaz boru hattı konusunda, siyasi problemleri giderip, anlaşmaya varması halinde, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin Doğu Akdeniz'de keşfettiği gaz için önündeki tek engel Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile 'Kıbrıs Meselesi'ni çözmek olacak.
Geçen hafta KKTC'den bir işadamıyla Güney Kıbrıs'taki enerji yetkilileriyle yaptığı görüşmenin detaylarını konuştum. Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde de Türkiye ilişkilerinin düzeltilmesi yönünde ciddi gayretin olduğunu, bozulan ekonomilerinin rayına girmesinde hem Kuzey Kıbrıs'la hem de Türkiye ile ilişkilerin yeniden gözden " geçirilmesi gerektiğinin ciddi destek gördüğünü, yeni enerji kaynaklarının bulunmasının da bu süreci daha pozitif hale getirdiğini ifade etti.
İsrail-Türkiye Doğalgaz Boru Hattı Projesini de yakından takip eden Rum şirketlerinin, bu aşamada Türkiye'den ziyade Amerikan Noble-Delek enerji şirketi, İsrail makamları ve İsrailli firmalarla temaslara başladıklarının da altını çizeyim. Hatta İsrail'in Türkiye'den Turcas, Zorlu ve Enka gibi şirketlerle görüşmeye başladığını da ben devrede olan Rum kaynaklardan öğrendim. Daha da önemli nokta ise Amerikan enerji şirketlerinden ziyade bizatihi Amerikan makamlarının da bu gelişmelere katkı anlamında politika geliştirdiği belirtiliyor.
Doğu Akdeniz'i geç keşfeden Türkiye'nin bölgede sıkça anılmasına sebep olan önemli diğer bir gelişme ise güvenlik. Yeni uçak gemisi ve Deniz Kuvvetleri'nin güçlendirilmesi anlamında donanma filosuna katılmaya hazırlanan milli deniz araçları da Doğu Akdeniz'de stratejileri daha dengeli bir konuma itecek ve işbirliğini önceleyecekgibi sinyaller veriyor. İsrail'in Leviathan gaz sahasıyla kendi ihtiyaçlarını tedarik etmekle kalmayıp, enerjiden para kazanmak üzere planlar yapması beraberinde Doğu Akdeniz'de kolektif güvenlik düzenlemelerine gidilmesini de sağlayacak.
Enerji kaynakları genelde kavganın, savaşların, tartışmaların da bir parçası olarak tarihte önümüze çıkarken, Doğu Akdeniz'de makul adımlar atılması durumunda belki de tarihte ilk defa barışa, güvenliğe ve işbirliğine etki edecek. Umarım 'Kıbrıs Meselesi' de bu kapsamda çözülür. Eğer münhasır bölge tartışmaları devam etmezse...

 

GELECEK YIL BU ZAMANLAR...

Ülke olarak içine düştüğümüz sıkıntılı ortamdan nasıl kurtulacağımıza dair hesaplar bir hayli karışık görünüyor. Şu an iki çıkmazı birlikte yaşıyoruz; siyasi kriz ve ekonomik çalkantı ya da dünyanın kırılgan beşlisi arasında en kırılgan olarak tarif edilen Türkiye'mizin geleceği... Benim de sık karşılaştığım bu sorulara verecek bir cevabım yok. Önceki gün yine kalabalık bir toplulukta bu soruların muhatabı oldum ve sorulara soruyla cevap verdim: Geçen yıl bu zamanlarda, şu an yaşadığımız süreci hayal edebileniniz var mıydı? Peki, şu ortamda bir dakika durup ve düşünün bakalım: Gelecek yıl bu zamanlar nelerle karşılaşacağız?

Yukarı