TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

TPAO'nun değişiminde geç kalınıyor

Defalarca Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) çalışma stratejisi ve geleceği hakkında yazılar yazdım. Yetkililerden de ciddi destek gören bu yazıların üzerinden ciddi zaman geçti, ancak beklenen adımın atılmasında nedense hep tereddütler yaşandı. Halbuki TPAO'nun daha proaktif olması gerekir. Türkiye'deki enerji rezervleri belli. Kendimize yetmiyor, ama komşularımızda doğalgaz ve petrol zenginliği söz konusu. Hal böyleyken, bu ülkelerde etkili olan bir TPAO'yu yıllardır inşa edemedik. Ekonomik anlamda güçlü ve bir özel şirket dinamiğine sahip yapıda TPAO'yu, Türk Hava Yolları (THY) modeliyle hayata geçirmekte neden bu kadar geç kaldık, anlamış değilim.
TPAO Genel Müdür Vekili Besim Şişman, geçen hafta uzun süredir üzerinde çalıştıkları bir yol haritasında sona geldiklerini açıkladı. Sondaj gibi tüm servis işleri TPAO bünyesinden çıkarılıp ayrı bir şirkete taşınarak, TPAO'nun petrol arama-bulma çalışmalarına odaklanması sağlanacakmış. Bu yapılması gereken bir adım, diğeri ise TPAO'nun arama-bulma çalışmalarında bölgesel anlamda güçlü şirket yapısına kavuşturulması gerekiyor. Kendi stratejisini geliştirmesi, yerli ve yabancı enerji şirketlerinin arkasına düşmemesi için hem güçlü kadro hem de güçlü bilanço oluşturması şart.
"TPAO 2023" gibi hedefler koyup zamana oynamadan acilen uygulamaya geçilmesi kaçınılmaz. Çünkü cidden çok zaman kaybedildi. Tek başına bir hükümetin işbaşında olduğu bir dönemde, bu konuda yeterince beyinlerin terletilmediğini düşünenlerdenim.
TPAO Genel Müdür Vekili Şişman, 2013 yılında yaklaşık 600 milyon dolar kâr ettiklerini dile getirmiş, lakin enerjiye harcadığımız rakamların yanında bu kârın telaffuzu bile bir şey ifade etmiyor. Küresel anlamda da bir karşılığı henüz yok. Halka arzın şimdiye kadar çoktan yapılması icap ederdi. Ancak yapılan açıklamalara göre halk arz 2017'ye ötelenmiş, oranı da çok düşük tutulmuş. Bence TPAO'da vizyon belirleyenler, bakış açılarını ve hedeflerini gözden geçirmeliler.

IRAK'TA ÇÖZÜM İHTİMALİ YÜKSEKMIŞ!
Genel Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sepil, Bağdat-Erbil arasında yaşanan sıkıntıların çözülme ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekmiş. Ancak problemde Türkiye faktörünün unutulmaması gerekiyor. Çünkü merkezi İngiltere'de bulunan ve yönetiminde İngilizlerin yol haritası çizdiği, Mehmet Öğütçü'nün de değerli fikirleriyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkililerine kendi menfaatleri çerçevesinde öğüt verdiği bir realiteden bu noktaya geldik. Türkiye de Bağdat yönetimiyle sorunlar yaşadı. Erbil-Bağdat meselesi, bir süreliğine Bağdat-Ankara krizine dönüştü. İngilizlerin ve Genel Enerji'nin verdiği yol haritasıyla bu krizi yaşadık. Baktık olmuyor, geri çekildik ve sıkıntıyı asıl sahiplerine devredip kenara çekildik.
Şimdi Irak'ta taraflar konuşuyor, çözüm arıyor. Üçüncü taraflar; Genel Enerji, diğer şirketler, İngilizler ve Türkiye'nin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile olan anlaşmaları ön planda olmayınca, ilelebet sürmeyecek bir meselenin çözümünde illaki bir noktaya gelinecektir. Türkiye yanlış operasyonla zaman kaybederek iyi de bir ders aldı.

ULAŞIMDA TESİS Mİ ZAMAN MI?
Marmaray'ın açılması sonrası dünyanın neresine gittiysem bu proje soruldu. Gerçekten de insanlar Boğaz'ın altından geçen tüp tünel sistemini merak ediyor. Haliç'teki köprü ise tarihi dokuyla uyuşmayan bir proje olması sebebiyle eleştiriliyor. Dolayısıyla mevzunun bir dışarıdan görünen cephesi var, bir de bu tesislerin İstanbul'da yaşayanlara bakan tarafı...
Ulaşım ve tesis dendiğinde sorulması gereken soru şudur: Marmaray, üçüncü köprü, Haliç Köprüsü, metrolar ve diğerleri, İstanbullunun 30 km'lik seyahat süresini ne kadar kısaltacak? Mesela 2004'te en yoğun saatte 30 km ne kadar zamanda alınıyordu, şimdi ne kadar zamanda? Şehrin demografik yapısı inşaatlarla değişip yoğunlaşıyorsa, yeni ulaşım enstrümanlarının hayatımıza getireceği en önemli şey, zaman ve ulaşılabilirliktir. Büyük kentlerde ulaşımdaki başarının bir numaralı kriteri de zamandır, tesislerin çokluğu değil.

Yukarı