TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Yerli kömüre yabancı hikâyeler

Konu yerli kömür olunca medyada herkesten fazla söz hakkına sahip olduğumu düşünüyorum. Çünkü yerli medyamızın yerli kömür için uykuda olduğu, enerjiyle ilgili etkili ve yetkili cenahların (Enerji Bakanlığı ve EPDK) ithal kömür ve doğalgazdan elektrik üretmek üzere yoğun mesai yaptığı günlerde, "Kömür  yatar, Türk bakar" serileri yapmıştım. Ama kimseyi uyandırmakta pek başarılı olamamıştım. Hatta yerli kömüre ilk yabancı yatırımcı ilgisi olduğunu da hem burada, hem de Habertürk TV'de bizatihi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın açıklamalarıyla vermiştim. En azından yerli kömürün önü yabancı kanalıyla da olsa açılıyor sevinciyle...
Ancak Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) devlet şirketi Taqa ile geliştirilen bu yatırım ilişkisi sağlıklı yürümedi, araya bölgesel sorunlar ve iki ülkenin siyasi yaklaşımlarındaki farklılıklar girince, yerli kömür de yerinde yatmaya devam etti. Fakat asıl sorgulanması gereken husus ise yerli kömüre neden yabancı müşteri veya yatırımcı aradığımıza dair olmalıdır. Niçin yerli kömürü, yerli müteşebbislere, yatırımcılara yıllarca açmadık? Neden? Son 10 yılda yerli kömüre dayalı bir tane dahi elektrik santralı hayata geçirememiş olmamızın sebeplerinin iyi sorgulanması gerekir.
Yerli kömürümüze yatırım yapacağını açıklayan Abu Dabili Taqa, bu kararından yaklaşık bir yıl sonra geri adım attı. Geçen yıl kibarca bu yatırımı erteleme kararı aldığını Türk makamlarına iletti. Mısır'daki siyasi çalkantılar gölgesinde değişen siyasi atmosfer, Türkiye ile BAE yetkililerini farklı kulvarlara sürüklemiş, o günlerde BAE'de Türk filmlerine devlet eliyle yasaklama da getirilmiş, film ihraç edenler Dışişleri Bakanlığı kanalıyla bu hususta çözüm arayışına girmişlerdi. Hasılı tersten ezen rüzgâr, şanssız yerli kömürü de vurmuştu. Arkasından çeşitli ülkelerin isimleri zikredildi Taqa'nın boşluğuna doldurmak üzere... İçlerinden birisi de Katar idi.
Bu hafta medyada yer alan habere göre Afşin-Elbistan kömür havzası için Katar Holding ile görüşmeler hızlanmış. Türkiye linyitlerinin yüzde 49'una sahip bu bölgede 1012 milyar dolarlık yatırımla, 7-8 bin megavatlık santral kurulması ve yılda 45 milyar kilovatsaat elektrik üretimi planlanıyor. Enerji Bakanlığı yetkilileri, müzakerelerin hızla ilerlediğini, dev yatırım için birkaç ayda sonuç çıkabileceğini belirtmişler. Umarım bu ilişkinin de önüne geçecek başka bir gelişme olmaz.
Konya Karapınar sahasında yaklaşık 7-8 milyar dolarlık yatırımla 5 bin megavatlık elektrik santralı kurmak üzere Suudi ACWA Grubu ile Taylandlı Singa yarışıyormuş. Nasıl bir yarış olduğunu bilmiyorum. Hangi konularda yarıştıklarını herhalde yakında Enerji Bakanı Taner Yıldız açıklar. Nükleer santrallara benzer bir yarışma olmalı. Üretilecek elektriğin birim fiyatı, alım garantisi, yapım-işletim süresi ve nasıl bir yatırımla projenin hayata geçirileceğine dair detaylar olabilir. Nükleerde olduğu gibi teknoloji transferi yok. İsimleri zikredilen ülkeler veya şirketleri de bir teknolojiyle, işletmecilik becerisiyle değil, ekonomik güçleriyle, ilişkileriyle devredeler. Acaba yerli kömürümüzün ekonomiye kazandırılmasında bu yöntem doğru mu?
İstanbul'a yapılacak 3'üncü havalimanı için 22 milyar 152 milyon Euro artı KDV'yi (toplam 26 milyar 142 milyon Euro) gözden çıkaran işadamlarımız, elektrik açığı giderek büyüyen ülkemizin enerji sektörü için de pekâlâ daha cesur davranabilirler. İşadamlarının ifadesiyle 7-8 milyar dolarlık İzmit Körfez Geçişi Projesi için hesapsız yola çıkıp sarpa saran, Hazine Garantisi ile zar zor kredi bulanlar, yerli kömür gibi önü arkası belli işlere daha hevesli olacaklardır. Zira buradaki risklerle, diğeri kıyas dahi kabul etmez. Yukarıda da zikrettiğim üzere yerli kömürün, yerli müteşebbise kapalı tutulmasını anlayabilmiş değilim. Şimdi merakla bekleyelim bakalım, Katarlılar, Suudlular ve Taylandlılar yerli kömürümüze gözünü karartıp nasıl bir yatırım yapacak?

Yukarı