TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Türkiye yıllardır enerji koridoru oluyor...

Galiba Türkiye’nin “Doğu-Batı Enerji Koridoru” olacağına dair ilk yazımı bir Amerikan enerji şirketinin yetkilisiyle, Bakü-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı sebebiyle 1997 yılında yaptığım görüşmede kaleme almıştım. O günden bu yana “koridor” oluyoruz, ama bunun nasıl bir şey olacağını henüz anlayabilmiş değiliz. 2012’de aynen şunları yazmışım: “Türkiye doğalgazda bir geçiş ülkesi olacaksa, bu hangi avantajlarla olacak? Sadece borularla Avrupa Birliği’ne gaz satan ya da sevk eden bir ülke mi olacak? Yoksa tüccar mı? İran, Azerbaycan, Rusya, Türkmenistan gazlarını toplayıp satan mı? Yoksa gazını satan ülkelere geçiş sağlayan mı olacak?” Hâlâ bu sorulara cevap verilmediği gibi Türkiye-İran doğalgaz ilişkilerinin de sürekli aleyhimize işlediğine, Türkmen gazında da Acem oyunu oynandığına şahit oluyoruz.
Turcas Yönetim Kurulu Üyesi Matthew James Bryza, Bloomberg HT ve KKTC’de Havadis Gazetesi’ne yaptığı açıklamalarda, “Türkiye yeni enerji koridoru olacak” açıklamasına diğer Amerikalıların bıraktığı yerden devam etmiş. Umarım iyi bir koridor oluruz. Bölgesel oyunların içine düşmeden, Rusya-ABD denkleminde bir rol biçilmeden...
Türkiye, Kıbrıs, İsrail ve arka planda Amerika, Akdeniz’in enerji kaynakları üzerinde bir barış inşa edip ekonomik faydaya dönüştürme gayreti içinde. Şu an en fazla kafa yorulan husus bu. Ama stratejik konumu sebebiyle Türkiye’ye sadece “enerji koridoru” rolü verilmesi tatmin edici değil. Türkiye enerji şirketleriyle kendisine yeni bir konum belirlemek zorunda...

BÜYÜYORUZ AMA NASIL?
Dünyanın 3. büyük 4. Eurasia Rail Demiryolu Fuarı kısa sürede dikkat çekecek noktaya nasıl geldi? Şüphesiz Türkiye’de son yıllarda gerçekleşen demiryolu yatırımları en önemli etken. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan ve TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman‘ın açılışını yaptığı fuar için benim önceden kaydettiğim eksiklikler aynen geçerli. Hâlâ fuarın bir raylı sistemle bağlantısı yok. İkincisi ise bu konuda uzmanlaşan grupların başka fuar organizasyonları tarafından tacizinin önüne geçilmesi şart. Ayrıca bu fuarlar tek başına organizasyon becerisiyle değil, ülkenin oluşturduğu değerlerle bir yere geldiği için beyin terletilerek daha ileriye götürebilmenin yolları da aranmalı.
Ulaştırma Bakanı Elvan, son 11 yılda demiryollarına 20 milyar TL’lik yatırım yaptıklarını açıklarken, aslında kamu marifetiyle yapılan girişimlerin, özel sektör tarafında her açıdan profesyonelce değerlendirilebileceğine de dikkat çekmiş oluyor. Ama açıkça ifade etme gerekirse İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin fuarlar açısından başarılı olduğunu söylemek mümkün değil. Fuar organizasyonlarının tescilinde ve takvimlendirilmesinde tek adres olan Türkiye Odalar ve Borsaları Birliği‘nin (TOBB) de üzerine düşeni yaptığı kanaati taşımıyorum. Çünkü hâlâ fuar alanı işletenlerin aynı zamanda fuar organizasyonu yapması en büyük hatamız. Sektör bu mantıkla gelişemiyor. Kamu yatırımlarının zoruyla büyüyoruz, fakat kalıcı olmak için daha fazlası gerekiyor.

Yukarı