TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Rusya tartışması enerji dengelerini değiştirir mi?

Rusya, tıpkı Mavi Akım‘da (Blue Stream) olduğu gibi Ukrayna‘yı by-pass edip, doğalgazını daha güvenli şekilde Karadeniz’den Avrupa‘ya götürmek üzere Güney Akım (South Stream) projesiyle yola çıktığında, Kırım-Ukrayna eksenli hesabını nasıl yaptığını kestirmek zor. Fakat böyle bir stratejiyle hareket ettiğini düşünüyorum. Bir gün Ukrayna ile sorun yaşayacağını bildiği için Güney Akım Doğalgaz Boru Hattı projesini geliştirdi. Ancak, Karadeniz‘in altından Avrupa‘ya Rus doğalgazını taşıyacak Güney Akım‘ın geleceğinde asıl sorun Kırım‘ın Rusya’ya katılması değil, daha büyük tehlike Ukrayna’nın durumu olacaktır.
Eğer Ukrayna’da sular durulursa, Batı menfaatleri çerçevesinde Kırım‘ı unutur, hatta tepkilerini de ticaretine ve enerji güvenliğine tahvil ederek, bugünkü politikalarından geri adım atar. Dolayısıyla Güney Akım projesi bence riske girmez, ama faaliyete geçmesi anlamında zaman kaybına uğrayabilir. Çünkü Avrupa’nın, Rus doğalgazını ikame edeceği henüz ticari bir enerji kaynağı yok.
Güney Akım‘ın geleceğini asıl tartışılır hale getirecek unsur Akdeniz doğalgazı olacaktır. Kıbrıs‘ta barış sağlanır, enerji kaynaklarının paylaşımı üzerinde Türk ve Rum tarafı anlaşır, İsrail-Türkiye ilişkileri de düzelirse Avrupa Birliği (AB) bu kapsamda kendini enerji arzı güvenliğinde rahat hissederse tablo değişebilir. Ancak yine de enerjide kaynak çeşitliliği, rekabet çerçevesinde Güney Akım‘a sıcak bakma ihtimalleri yüksek. Dolayısıyla kısa vadeli tartışmalarla enerji projelerine bakmamak lazım.
Şu an gündemde olan Güney Akım projesinde, müzakerelerin askıya alınması, ortak olan Avrupa ülkelerinin çekincelerini öne sürmesi kısmen risk içeriyor. Fakat Güney Akım‘ın gazı 2015 sonu veya 2016 başı gibi Avrupa’da olacak şekilde planlama yapılmıştı. AB ülkeleri de bu projeksiyona göre hazırlanmışlardı. 2 yılda bu doğalgazın yerinin doldurulması da zor. Bunları dikkate aldığımızda, Karadeniz-Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya sevk edilecek yıllık 63 milyar metreküplük doğalgaz hacmi küçük bir rakam değil. Üzerine bir de yapılan yatırımları eklerseniz durum daha karmaşık hal alacaktır.
Güney Akım‘dan Türkiye de gaz alıp, kaynak çeşitliliğine gidecek. Ancak, halihazırda Ukrayna- Bulgaristan üzerinden gelen hattan zaten Rus gazı alıyoruz. Güney Akım onu ikame edecek. Yani Türkiye için varlığı/yokluğu sorun değil. Ancak TANAP (Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı) projesinin devreye girecek olması bu tartışmalar ışığında Avrupa için çok daha önemli, Rusya için sıkıntılı. Bölgemizin enerji geleceği için bu 2 projenin durumunu iyi tahlil etmemiz şart.
Yüzde 51’i Rus Gazprom‘a ait olan Güney Akım‘da İtalyan Eni (% 20), Fransız EDF ve Alman Wintershall şirketlerinin de hissesi bulunuyor, ama bu şirketler özellikle Eni Akdeniz‘de de yer alıyor. Dolayısıyla enerji şirketleri pozisyonlarına göre fikir beyan ediyor, çıkmak istedikleri projeler hakkında negatif açıklamalar yapıyorlar. Bu bilgiler ışığından elimizdeki TANAP‘ın şansını iyi değerlendirmemiz gerekir.

 

Turcas neden hisse satıyor?

Rusya‘nın Ukrayna ile yaşadığı problemler, İsrail ve Kıbrıs‘ın Akdeniz‘de doğalgaz rezervi keşifleri, bölgemizde enerji şirketlerini de hareketlendiriyor. Türkiye’de ilk yansıması Turcas Grup‘ta oldu. Turcas, yüzde 18.5 hisseye sahip olduğu Azerbaycan Socar ile ortak yatırımı olan Star Rafinerisi‘ndeki payının tamamını satmak için harekete geçti. Yaklaşık 5.7 milyar dolarlık bir yatırımla 2018 yılında hizmete gireceği belirtilen Star Rafinerisi, uzun vadede değer getirecek en önemli yatırım olarak dikkat çekiyordu. Turcas’ın bu projeden tamamen çekilmek istemesinin tek sebebi kısa vadede daha getirisi olan bir iş potansiyeli olabilir. Son dönemlerdeki girişimlerinden anladığım kadarıyla, İsrail açıklarında yer alan Leviathan doğalgaz sahasından Türkiye’ye yapılacak gaz ticaretinin içinde Turcas ve Zorlu rol almak istiyor. Ancak Türk şirketlerinin bu bölgede nasıl varlık gösterecekleri ciddi bir merak konusu.

Yukarı