TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Eğitimde aldatıcı reklamlara neden devam ediliyor?

Tam bir yıl önce Başbakan Erdoğan‘ın “Dershaneleri kapatacağız” açıklamalarını düşük dozda yaptığı günlerdi. Yüksek Öğrenime Geçiş Sınavı (YGS) 2 Nisan 2013’te açıklanmış ve 8 bin kişi sıfır çekmişti. Buna rağmen ÖSYM Başkanı televizyon ekranlarında, 3 kişinin tam puan almasından övünerek bahsetmişti. Geçen hafta YGS sonuçları, birinciler ilan edilmeden açıklandı, ama bazıları yine fırsatları değerlendirip birincileri bularak aldatıcı reklama devam etti.
Peki, aradan geçen bir yılda bu konuyu hiç düşünen olmadı mı? Bu konu neden masaya yatırılıp bir çözüm bulunmuyor? Reklam yapılacaksa, buna onay verilecekse, eğitim aşamasındaki çocukların ruh sağlığıyla oynayarak, geleceklerini karartarak değil, kurum temelinde (okul/dershane) yapılmalıdır. Böylece hem eğitimde aldatmanın, eğitimin tam anlamıyla rant alanı olmasının önüne geçilir, hem de toplam kalite öncelenerek okulların daha başarılı olması sağlanır.
Öte yandan tam puan alarak birinci olan öğrencilerin neredeyse hiçbiri gelecek yaşamlarında aynı başarılarını devam ettiremiyorlar. Çünkü büyük çoğunluğu sosyal hayattan kopuk bir şekilde eğitime zorlanıyor. Bu birincilerle de toplum aldatılıyor, kandırılıyor. Çünkü birinci olan öğrencileriyle övünen dershane ve okulların toplam başarılarına, öğrencilerin genel ortalamasına baktığımızda aynı başarıyı görmek imkânsız.
Yakından bildiğim İstanbul‘daki özel bir kolej, geçtiğimiz yıllarda SBS’de Türkiye birincisi dahil çeşitli derecelerde öğrenci çıkarmıştı. Ancak bu okulun, o dönemki SBS ortalamasıyla bırakın Türkiye’de dereceye girmesini, İstanbul’da 155’inci olduğunu okul idaresinden öğrenince şoke olmuştum.
Özel sınıflarda derece yapacak 5-10 öğrencilerle ileri düzeyde ilgilen, gerisini çöpe at mantığını izah edecek kelime bulamıyorum. Bunun hakla, hukukla, vicdanla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Milli Eğitim Bakanı, ÖSYM Başkanı ve diğer yetkililerin dikkatine: Okullar toplam puanları ve isimleriyle açıklanır, öğrenci reklamlarının önüne geçilirse bu tablo değişir. Yarış atı gibi özel sınıflarda öğrenci yetiştirilmez.

 

PayPal-Atlasjet kitapyurdu.com

İnternet üzerinden alışveriş yapmanın kolaylıklarının yanı sıra yapılan işlem türüne, ilgili kuruluşların özelliklerine göre de ciddi sıkıntılar söz konusu. Son olarak Atlasjet Havayolları, PayPal ile anlaşma yapınca bu konuya değinmek istedim. İnternet üzerinden yapılan işlemlerde, kredi kartı bilgilerinin satıcıyla paylaşılmadan ödeme yapılmasını sağlayan PayPal, görüntüde güvenli gibi geliyor. Ancak asıl karışıklık herhangi bir iade işlemi esnasında başlıyor. Üstelik hafta içi çalışma saatleri dışında da sorununuzu çözecek, telefonla görüşeceğiniz, e-mail yoluyla mesaj ileteceğiniz bir muhatap bulmak imkânsız. Hatta email’lerinize yollanan PayPal tarafından 24 saat içinde cevap verileceğine dair mesajların da arkası dolu değil. Eğer pişmanlık duymayacağınız, iade gibi sıkıntılarla karşılaşmayacağınızı umduğunuz işlem yaparsanız mesele yok gibi görünüyor. Ama sorun yaşadığınızda yandınız demektir. Ben aylar önce “kitapyurdu.com” diye bir sanal mağazaya kitap sipariş ettim. Bir haftalık zaman içinde teslimat garantisi vermelerine rağmen, sipariş takip sisteminde bir haftada istediğim kitapları temin edemediklerini gördüm. Bunun üzerine de siparişlerimi iptal ettim. Aylardır uğraşmama rağmen iademi çeşitli sebeplerle yapamadılar. Banka detaylarım istendi, sonra paranın PayPal hesabıma iade edildiği söylendi. PayPal hesabımı kontrol ettim, gelen bir para yoktu. Dekont istedim, göndermediler. PayPal‘a mesaj attım, cevaplayan dahi olmadı. Türkiye’de bu işlerin sağlıklı yapılmasını sağlayacak, kontrol edecek bir adres de maalesef yok. Tek yol hukuk. Tüketici mahkemesi veya tüketici hakem heyeti...
Atlasjet‘in PayPal ile anlaştığını öğrenince, “kitapyurdu.com” tecrübemden hareketle uyarmak istedim.

Yukarı