TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

‘Petrolden Diyarbakır’a pay’ parlak bir fikir!

Son günlerin en güzel tartışması, Diyarbakır Belediye Başkanı Gülten Kışanak‘ın ‘Bölgede çıkan petrolden pay almak istiyoruz’ sözleri. Ancak ifade ediliş ve gündeme getiriliş biçimi çok çirkince ve bilgisizce. Bu sebepten olacak, tartışılması gereken bu konuya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da aynı tonda cevap vererek, ‘Böyle bir şeye sıcak bakmamız mümkün değil’ dedi.
Halbuki doğru düzgün ifade edilse, sadece petrolden hareketle değil de, çeşitli bölge ve illerin ürettikleri değerleri de irdeleyerek böyle bir talepte bulunulsa en azından tartışılır, beyinler terletilir. Ancak Kışanak, bölgenin geri kalmasından girip, alakasız yerlerle bağlantı kurup, konuyu gündeme taşıyınca mevzu değerini yitirdi.
Antalya’nın turizm, bazı illerin tarım ve hayvancılık, çeşitli bölgelerin sanayi gelirlerinden belli oranda ilgili yerlerin mahalli idarelerine pay konuşulabilir. Kucaktaki taşlar bölge bölge, il il dökülür, tartışılır. Olup olmayacağı böylece bir araştırma, sorgulama sonrası ortaya konur. Hatta olması yönünde de bu çalışmalarla ciddi lobiler de meydana gelebilir.
‘Biz elektriği ürettik, batıya götürüp sanayileşme ve kalkınma yaptılar, doğuya ceza olarak geri döndü’ şeklindeki Kışanak‘ın ifadelerinin doğru bir tarafı yok. Daha düne kadar İstanbul‘un dibindeki Şile‘nin, Bursa‘nın deniz kıyısındaki ilçesi Mudanya‘nın, Muğla ve köylerinin durumları Diyarbakır’dan çok farklı değildi. Çarpıtma yapılmazsa bunların tartışılması kesinlikle Türkiye’nin faydasına olacaktır.

 

Bade harab-ül Basra Sayın Gül!

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, en başta ve en fazla İstanbul, alışveriş merkezleriyle (AVM) kirletildikten sonra açıklamalara devam ediyor. Sayın Gül‘e hatırlatmak lazım;
AVM’ler çıkarılmaya çalışılan ve kanun maddeleri gibi sonradan düzeltilebilecek varlıklar değil. Anayasa Mahkemesi‘nden de dönme şansları yok. O halde, neden ve hangi saikle Cumhurbaşkanı Gül, ‘AVM’lerin düzen ve intizam içinde gelişmesi gerekir’ yönünde bir açıklama yapıyor. Bu açıklamadan kim hangi dersi çıkaracak veya devletin zirvesinin görüşlerini dikkate alacak?
Hafta sonu İstanbul Anadolu yakasında, Acıbadem‘de açılan Sinpaş Grubu‘nun Akasya AVM‘sini gezme şansım oldu. Zorlu‘nun Boğaz‘ın en güzel yerine kondurduğu eserinden sonra bu da İstanbul için başka bir ucube AVM örneği. İstanbul’u bir Dubai gibi ele alıp, binaları dikmenin sonu yok. Bir metrekare boş alan kalıncaya dek, devam inşallah. Rant uğruna bu tarz yatırımlarla İstanbul‘un kimliğinin yok edilmesi pahasına onay veriliyor. Bir projeyle de İstanbul’un tarihi ve tabii dokusunu koruyacak adım atılsa fena mı olur? Ama bunu kim yapacak?

 

Rusya’dan dönen biberler ne olacak?

Rusya‘ya ihraç ettiğimiz 14 ton biber, zararlı böcek gerekçesiyle geri gönderilmiş. Alışık olduğumuz bir tablo. Sadece zaman zaman medyaya yansıyınca hatırlıyoruz. Daha önce çeşitli sebze ve meyvelerimizin başına da gelmişti. Hatta bazıları sınırda imha edilmişti. Halbuki Rus yetkilileriyle ihraç edilen sebzemeyve için Türkiye’de bir denetim ağı geliştirilse, hatta bir Rus heyeti bu amaçla Türkiye’de görev yapsa çok iyi olur. Benzer uygulamayı Amerika, insan trafiği için çeşitli ülkelerin havalimanında gümrük kapısı benzeri uygulamaları hayata geçirerek yapıyor. Bildiğim kadarıyla meyve ve sebze için de uygulamalar var. Böyle bir uygulama hayata geçirilirse ihracatımızın artışından tutun da birçok açıdan faydalar elde ederiz. Ben böyle düşünüyorum, ama...
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ve bürokratları bu konuda ne düşünüyor, bilmiyorum. Ancak Rusya‘dan dönen biber veya herhangi yaş meyve-sebzenin ne olacağı gayet iyi biliniyor. Ya sınırda çöpe ya da iç piyasaya. Çünkü iç piyasa için nasıl bir kontrol mekanizması olduğunu ben henüz çözebilmiş değilim. Ayrıca Rusya‘dan dönenlerin içeride satılanlardan daha sağlıklı olduğunu da iddia edebilirim. Çünkü yaş meyve-sebze üretiminde kaide ve kurallara göre hareket edenlerin içerideki bu durumdan, haksız rekabetten şikâyetçi olduklarını gayet iyi biliyorum.

Yukarı