TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Enerjide ‘Ayranı yok içmeye’ durumu

Yıllarca Türkiye, otomotiv sektörünü topyekûn teşvik etti. Katma değer üretecek oyuncular ortaya çıkmayınca bir kez daha düşünüp Türkiye’de olmasını istediği, gelişmesini arzuladığı kritik ürünlerin tedarikinin önünü açacak adımlar attı. İnşaat sektöründe kalabalığız, dünyada 2. konumundayız, ancak bir nevi taşeronuz. Çünkü mühendislik ve tasarımda yokuz. Bu sebeple ciroda 10. geliyoruz, ama kârlılık veya verimlilik noktasında çok daha gerilerdeyiz. Tüm inşaat şirketlerimizi toplasanız, ancak 6. sıradaki küçük bir ülkenin firması kadar kâr marjı düşük gelir sağlayabiliyor. Bu tablonun değişmesi için beyinlerin terlemesi gerekir.
Mesela, açılışını geçen hafta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız‘ın yaptığı ICCI Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı‘nın konuşmacılarından birisi de merkezi Londra’da bulunan Global Resources Corporation Başkanı Mehmet Öğütçü‘ydü. Türkiye’nin Kuzey Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile kurduğu petrol ve doğalgaz ilişkilerinde rol üstlenen, kanaatimce fazlaca İngiliz kökenli şirketlerin etkisinde kalarak yönlendirmelerde bulunan Öğütçü‘nün yaklaşımı ve son durum ortada. Birilerinin enerji kaynakları satışa hazır hale gelmiş olabilir, ama sorunları olan bir bölgeden kısa sürede ucuz petrol ve doğalgaz alabilmenin söz konusu olmadığını yaşadık gördük. Üstelik ucuz enerjinin altı çizilirken politik maliyetleri de unutulmuştu.
Fakat Öğütçü, son konferansta yine Kuzey Irak‘a temas ederek “Doğu Karadeniz’de 3 milyar dolar harcayıp petrol aramanın anlamı yok. Çünkü bugün Irak’ta Kürt Bölgesi’nde bir varil petrolü 2.5 dolara çıkarıyorsunuz” açıklamasını yaptı. Öğütçü haklı, ancak acele etmeden, iç dengeler arasında kaybolmadan Türkiye’nin komşularında, hem Kuzey hem de Güney Irak‘ta petrol sahaları alması, geliştirmesi şart. Sadece Kuzey Irak derseniz, bugün olduğu gibi Güney’de Basra‘da şansınızı sıfırlarsınız.
Öğütçü’nün, Türkiye’nin enerji yoğun endüstrilerden süratle geri çekilmesi gerektiği uyarısı çok önemli. Çünkü enerji kaynaklarımız olmadığından değil, geleceğin teknolojide, katma değerli işlere yoğunlaşmakta olduğunu görmemiz gerekir. Öğütçü diyor ki: “Muazzam elektrik tüketen çimentoydu, demir-çelikti, alüminyumdu... Girmeyin böyle şeylere.” Ayranı yok içmeye pozisyonunu acilen terk edebilir miyiz, bilemem...

 

Yeni müsteşarın ilk icraatı ATAK helikopteri

Murad Bayar‘ın görevden alınmasının ardından Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) görevine THY Teknik Genel Müdürü Prof. Dr. İsmail Demir atanmıştı. Havacılık kökenli Demir‘in ilk icraatı da ATAK helikopterlerinin Kara Kuvvetleri Komutanlığı‘nın (KKK) envanterine girmesini onaylayan imzayı atmak oldu. Uzun süredir çeşitli sorunlar sebebiyle SSM yetkilileri ve KKK teknik ekibi tarafından kabul edilmeyen Türkİtalyan yapımı 9 adet T129 ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopterleri için bekleme süresi de bitmiş oldu. Böylece mühendis kökenli, tecrübeli Demir ile SSM ve Türk sanayii yeni bir katma değer üretecek teknolojik atılımın da işaretini verdi diyebiliriz.
Geçen haftaki anlaşmayla 50 adet helikopter üretecek TUSAŞ’ın önü açılmış oldu. Siyasi otoriteyle uyumlu çalışacak bir müsteşarın, özellikle savunma sanayiinde bekleyen önemli projeleri hareketlendireceğini söylemek mümkün. Zira ciddi bir tıkanma olmuş, bazı büyük projeler sıkıntılı sürece girmişti. Bu noktada ajandasına sadık Demir‘in sektörün önünün açılmasında ciddi katkısı olacaktır.

Yukarı