TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

ŞARTNAMEDE KOT FARKI İLE İLGİLİ DÜZENLEME VARDI

DHMİ GENEL MÜDÜRÜ BİRDAL’IN KOT YORUMU:

İstanbul’un yeni havalimanı bu defa kot düzeyi ile gündemde. Geçen yıl ihalesi yapıldığında en fazla konuşulan konu yeni havalimanının engebeli konumu ve terk edilmiş maden sahaları sebebiyle arazisinin ihalede belirtilen kot seviyesine ulaşmasını sağlamak için yaklaşık 2.4 milyar metreküplük hafriyat yani dolgu malzemesinin teminindeki zorluk olmuştu. Bu konu iki açıdan önemli; maliyet ve zaman. Medyaya yansıyan haberlere göre bunun çaresi de bulunmuş. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) ihale şartnamesinde yeni havalimanı Kanal İstanbul Projesi ile eşzamanlı planlandığı için dolgu için gerekli olan hafriyat buradan gelecekti. Ancak havalimanı ihalesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, Kanal İstanbul için somut adım atılmayınca, yine ihale şartnamesinde yer alan detaylara göre kot düzeyinin düşürülmesi için çalışmalara başlanmış. Aslında bu konuyla ilgili çalışmalar yaklaşık 4 ay önce bana detaylarıyla ulaşmıştı. Mesela ‘1. Etap Sistem 1 Pist Profili’ ihalede yer alan ve sonradan revize edilen haliyle fotoğrafta incelenebilir. Yeni havalimanında kot düzeyinin düşürülmesi meselesi ise tek başına Kanal İstanbul Projesi ile ilgili değil. Çünkü buradan gelecek hafriyatın da yeterli olmayacağına dair görüşler sebebiyle başından beri gündemdeydi. Dolayısıyla havalimanının açılışı belirtilen zamana yetişebilmesinin önündeki en büyük engellerden birisi arazideki dolgu çalışması engeliydi. Böylece havalimanının yapım maliyeti aşağı çekilmiş olacak, hem de daha hızlı olarak inşa edilecek. DHMİ Genel Müdür Orhan Birdal, kot farkına yönelik düzenlemelerin zaten ihale şartnamesinde bu gelişmeler öngörülerek yer aldığını belirterek, bu konuda 3 hususa dikkat edileceğinin altını çizdi:
1) Kotların pistlere yapılacak operasyonları (CAT III) etkilememesi gerekiyor.
2) Uçuş maniası oluşturmaması icap ediyor.
3) Maliyet detaylarının hesaplanıp mahsuplaşmasının yapılması şart.
Kısacası kotlarda yapılacak değişiklikler havalimanının geleceği için önemli. Kot diyerek geçilecek bir husus değil.

ÇED’DE DOLGU SINIRI 105 METRE
ÇED raporuna göre yıllarca madencilik yapılan bölgede deniz seviyesinin de altına inilen yerler doldurulduktan sonra, pist, apron, taksi sahaları için ortalama 105 metreye kadar dolgu yapımı öngörülüyordu. Bu rakam Kanal İstanbul'dan gelecek hafriyata göre belirlenmişti.

 

Türk Zirvesi’ne turizm desteği şart!

Haziran başında Bodrum’da kamuoyunda fazla yankı bulmayan bir zirve gerçekleşti. Türk Cumhuriyetleri veya Türkçe konuşan ülkeler buluşması olarak da anılan Türk Konseyi IV. Zirvesi Cumhurbaşkanı Gül’ün ev sahipliğinde Bodrum’da yapıldı. Türkçe konuşan devletlerin birbirleriyle bağlarını pekiştirmeleri amacıyla, çok taraflı işbirliğine kurumsal bir çerçeve kazandırmak için kurulan zirve henüz istenen ölçüde verimli olmuyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev ve Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbangulu Berdimuhamedov’un katılımıyla gerçekleşen zirvenin neden arzu edilen seviyeye ulaşmadığına dair ilginç bir tez çalışması var elimde. Ahi Evran Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kürşad Zorlu’nun bu zirve sebebiyle yaptığı çalışmada, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’yle siyasal ve kültürel ilişkilerin istenilen seviyeye taşınabilmesi için turizmin bir araç olarak kullanılması gerektiğine dikkat çekiyor. Ancak bu ülkelere olan uçak bilet fiyatları, Türkiye’den en çok gidilen ülkelerin fiyatlarıyla karşılaştırıldığında ciddi fiyat farkı olduğu tespit edilmiş. Türkiye’de yapılan bir çalışmada ise katılımcıların % 74’ü Orta Asya Türk Cumhuriyetleri hakkında yeterli bilgiye sahip değil ve % 89’u bu cumhuriyetlerden birisine gitmiş değil. Gidenlerin % 33’ü Kazakistan, % 30’u Türkmenistan’da bulunmuş. Türkiye kamuoyunda en bilinirlik düzeyi en yüksek iki ülke sırasıyla Kazakistan (% 45.9) ve Türkmenistan’dır (% 40.3). Özbekistan (% 6) ve Kırgızistan’ın (% 7) bilinirlik düzeyi oldukça düşük çıkmış. Türkiye vatandaşlarının Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne gitme isteğini yönlendiren motive edici faktörlere bakıldığında iki temel faktör öne çıkmış: “Sahip Olduğum Türk Dünyası Bilinci” ve “Atalarımın Geldiği Toprakları Görmek”. Özetle; bu önemli zirvenin başarılı olabilmesi için liderlerin bu tarz çalışmaları dikkate alarak, turizmi önemli bir araç olarak kullanmaları son derece önemli....

Yukarı