TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Enerjide şaşırtıcı gelişme! Bu teknoloji enerji açığımızı yok eder

En önemli sorunumuz enerji açığımız olarak yetkili isimler tarafından da sıkça telaffuz ediliyor. Ancak çözüm noktasında aynı isimler dünyayı ne derece takip ediyorlar? Yerli kaynaklarımızı harekete geçirip enerji açığının azaltılması, yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması için neler yapıyorlar?
Türkiye’nin yeterli araştırmaları yaptığı ve yerli kaynaklarını özellikle kömürü harekete geçirdiğini söylemek maalesef mümkün değil. Geçtiğimiz haftalarda Kanada’ya yaptığım ziyarette özellikle yeni nesil kömür santralları hakkında önemli bilgiler edindim. Türkiye’de ilgili makamlar için de yol gösterici olması amacıyla paylaşmak istiyorum.
Kanada Saskatchewan Eyaleti’nde bulunan Regina kentindeki 1929 yılında kurulan ve eyaletin en büyük enerji tedarik şirketi olan “SaskPower” aynı eyaletin Estevan şehrindeki Boundary Kömür Bazlı Enerji Santralı (Boundary Dam Power Station- BD2) bünyesinde dünyanın ilk ve en büyük ticari amaçlı kömür (linyit) yakmalı karbon yakalama ve depolama projesini hayata geçirmiş. Projenin inşaatına 2011 Mayıs ayında başlanmış, bu sene faaliyete geçmesiyle birlikte Boundary Santralı tarafından gerçekleştirilen karbon salınımını % 90 oranında azaltması öngörülüyor. Tesis bu haliyle de dünyada linyit gibi düşük değerli kömür ile çalışan ve maliyet olarak doğalgazla eşdeğer olan ilk ve tek proje olma özelliği taşıyor.
Bu bilgileri, doğru dürüst işletmediğimiz, ülkemizde kalori değeri en yüksek olan Soma Linyit İşletmeleri’ni dikkate alarak okuyunca karşımıza çok daha vahim bir tablo çıkıyor. Çünkü SaskPower şirketinin inisiyatifiyle oluşturulacak olan SaskPower Karbon Yakalama ve Depolama Küresel Konsorsiyumu ile Boundary Enerji Santralı Entegre Karbon Yakalama ve Depolama Demonstrasyonu Projesi’nden elde edilen bilgi, deneyim ve araştırma sonuçlarının, konsorsiyum üyesi şirketlerle ve arzu eden hükümet kuruluşlarıyla paylaşılması planlanıyor. Üstelik kamu kurumlarına önemli destek ve ciddi indirim de söz konusu.
Türkiye’nin ciddi kömür rezervi olduğu düşünülürse, çevreye en az zarar veren teknolojilerle bu kaynağın kullanılması ve küresel boyutta deneyim paylaşımı için adım atan bu kuruluşlarla, ilgili makamlarımızın acilen irtibata geçmesinde çok fayda olacaktır. Zira şirket teknoloji paylaşımına sıcak bakıyor. Ayrıca bu teknoloji ve proje modeli dünyada benzersiz nitelikte olup, ülkemizde çevresel etkiler nedeniyle var olan endişelerle değerlendirilemeyen linyit kömürü bazlı santralların geleceği bakımından devrim niteliği taşımaktadır.
Toplam 1.2 milyar dolar harcanan projede, 1100 mühendis görev almış. Bu yeni teknolojiyi geliştirenler; anılan projenin endüstriyel ve doğal denemelerden kaynaklı birçok soruna çözümler sunabileceğini, birçok sanayi (çimento vb.) alanında yatırım maliyetlerini azaltacak hammadde üretiminin de mümkün olduğunu, bu projeden elde edilecek tecrübe ve teknoloji birikimini anılan konsorsiyuma katılacak kurum ve kuruluşlarla paylaşmaya hazır olduklarına özellikle vurgu yapıyorlar.
Ayrıca enerji alanında kaynak olarak kömüre nazaran tercih edilen doğalgazın fiyatlarının her zaman düşük seyretmeyeceğini, bu projeyle ucuz işgücüyle istikrarlı enerji sağlanacağını, BD-2’de üretilecek/yakalanacak karbondioksitin doğalgaz bazlı santrallardan çok daha az olacağını, bunun da doğrudan ekonomiye tesir edeceğini ve bu projenin teori olmaktan çıkıp bir gerçeğe dönüştüğünü özellikle ifade ediyorlar. Şimdi bu bilgileri, elektriğinin yüzde 50’ye yakınını ithal doğalgazdan üretip, yerli kömürünü yerin altında yatıran, bir kısmını çıkarmaya çalışırken madencilerini öldüren Türkiye tablosuyla okuyun.
Bence Enerji Bakanlığı yetkilileri, SaskPower’ın, “The Future is Here” başlığıyla 30 Eylül - 2 Ekim 2014 tarihlerinde Regina’da düzenleyeceği, iki günlük konferans programına mutlaka katılıp bu teknolojiyi ülkemize getirmenin yolunu bulmalılar. Hem de acilen...

Yukarı