TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

İlk tur, son tur olabilir

AK Parti’nin mahalli seçimlerde aldığı oy aralığıyla ile genel seçimlerde, lideriyle girdiği sandıklara yansıyan seçmen eğilimi arasında ortalama yüzde 10 fark bulunuyor. Genel seçimlerde AK Parti’den ziyade lideri Recep Tayyip Erdoğan’a verilen oylar, bu sebeple mahalli seçimlerden sürekli yüksek çıktı. Rakamlar verip detaya girmenin anlamı yok. Zira Cumhurbaşkanlığı seçimi, mahalli boyutlarla kıyaslanacak hafiflikte olmadığı gibi genel seçimlerle karşılaştıracak kadar basitlikte de değil.

Bu yarışın, AK Parti seçmeni ve lideri Erdoğan için sinerjisi çok daha yüksek. Üstelik seçim çalışmalarında AK Parti teşkilatı da sanıldığı kadar sahaya inmedi, belki buna gerek görülmedi. Zira Başbakan Erdoğan, güncel gelişmeler karşısında halkın eğilimlerini öğrenebilmek için her hafta anket yaptıran ve neticelerini de iyi okuyan bir lider. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde verdiği mesajlar ve tercih ettiği üslupta da anketlerin etkisi var. Seçim kampanyasını her iki seçimden daha farklı argümanlar üzerine bina etmesinin arka planında da bu detayları aramak gerekiyor. Anlayacağınız, muhalefetin karşısında dersine iyi çalışan bir lider ve ekibi bulunuyor.

Türkiye bu seçimle ilk defa sandıktan Cumhurbaşkanı çıkaracak, ama AK Parti tabanı ve halkın büyük çoğunluğu bu yarışı tam da böyle görmüyor. 2002’den bu yana Türkiye’ye damgasını vuran, bir ülkenin en önemli sektörleri olan ve neticeleri direkt vatandaşa yansıyan sağlık, ulaşım, enerji gibi alanlarda önemli projeleri hayata geçiren, birçoğunu ise inşa etmekte olan ve bu hizmetleri de Anadolu’nun en ücra köşesine kadar götürerek halkın desteğini arkasına alan AK Parti liderinin zirveye yürüyüş seçimi olarak görüyor.

Öte yandan her şeyiyle kenetlenmiş bir taraf, Cumhurbaşkanı adayıyla zirveye yürümeye çalışırken, her görüşten bir araya gelen rakipleri, önünü kesmekle, “En azından Çankaya’ya çıkacaksa bile birinci turda olmasın” hesabıyla hareket etti. Adaylarını bile “Kiminle önünü kesebiliriz” anlayışla belirlemiş, taraftarlarının, tabanının tepkisini çekmiş siyaset dünyasının böyle bir yarışta şansı ne olabilir? Ayrıca tüm muhalefet parti yönetimlerinin rakip adayı desteklemek için bir araya gelmesiyle, oylar alt alta toplanmış olmuyor. Ciddi bir taktik hata söz konusu.

Muhalefetin “çatı adayı” Ekmeleddin İhsanoğlu, Cumhurbaşkanlığı yarışında Başbakan Erdoğan’ın karşısına çıkarılan en güçlü aday, ama arkasında olan partiler maalesef seçim kampanyasında bile meydanlarda istenilen birliği ve beklenen desteği sağlayamadılar. İhsanoğlu için tek sesli olamadılar, iyi kampanyalar yapamadılar. Belki her iki muhalefet partisi de kendi seçmenini, kitlesini kucaklayacak adayları tercih etmiş olsaydı, Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalabilirdi. Fakat bu şartlarda zor görünüyor. Kamuoyu bu mesajı doğru algıladığı, piyasalar da bu meyanda pozisyon aldığı için kimin Cumhurbaşkanı olacağıyla değil, AK Parti’nin başına geçecek ve Başbakan olacak isimle daha fazla ilgileniyor.

Bu seçim nasıl sonuçlanabilir? Bir defa iki seçim arasındaki 10 puanlık fark, yerel seçimlerde, vatandaşın bire bir tanıdığı adaylar için çeşitli unsurları devreye sokarak oy kullanmasından kaynaklanıyor. Son mahalli seçimlerde sandığa yansıyan yüzde 43-45 aralığındaki AK Parti’nin oy oranının da bu şekilde tahlil edilmesi gerekir. 2011 genel seçimlerinde AK Parti yaklaşık yüzde 50 oy almıştı. Bu nedenle Başbakan Erdoğan’ın ilk turda ipi göğüsleyeceğini düşünüyorum.

Her halükârda neticenin ülkemize hayırlı olması, hayırlı olanın da gerçekleşmesi arzusuyla...

Yukarı