TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

‘Yazlıkçılar dönmedi’

“Başarı, kişinin başlangıç noktası ile ulaştığı yer arasındaki farktır” diyor, Orison Swett Marden. Ancak Thomas Jefferson’un tespiti çok daha harika: “Ne kadar çok çalışırsam, o kadar çok şansa sahip olduğumu biliyorum.”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylar kadar, onların arkasındaki siyasi partilerin tutumlarına da bakınca netice daha iyi okunuyor. Muhalefet cephesi, icraatlarını eleştirdikleri Başbakan Erdoğan’ın yaptıklarını bir adım öteye götürebilecek formüller ortaya koymadan, daha iyisini yapacaklarına dair ümit vermeden, direkt engelleme modelini tercih etmesi başarısızlıklarının ana sebebi.

Aldıkları her çeşit oy oranını başarı olarak sunma becerisini ustalıkla sergileyen muhalefet liderleri, aslında en büyük kötülüğü kendilerine ve ülkemize yapıyorlar. Hatta “Başarısızlık, başarıdan daha çok öğretir” atasözünü bile bu tavırlarıyla tedavülden kaldırmış durumdalar. İktidar partisinin daha iyi çalışması, ülke kaynaklarını verimli kullanması için kaliteli muhalefete ihtiyaç var. Hatta devletin zirvesine yürüyen Başbakan Erdoğan’ı daha fazla etkilemelerinin yolu da daha çok çalışmalarından geçiyor. “Yazlıkçılar dönmedi” bahanelerinin arkasına saklanmalarının bir anlamı yok. Zira hiçbir bahane, başarının yerini tutmaz. Otobiyografisi oldukça etkileyici olan Amerika Birleşik Devletleri’nin üçüncü başkanı Thomas Jefferson, 1801-1809 tarihleri arasında Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’nin asıl yazarı olmasıyla bilinir. Daha önemlisi ABD’deki cumhuriyetçilik akımının ideallerini savunması nedeniyle ABD’nin kurucu babaları arasında en etkili olanlarından birisi kabul edilir. Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı olarak yakında Çankaya Köşkü’ne çıkacak Başbakan Erdoğan’ın başarılarını da siyasette başladığı nokta ile ulaştığı zirveyi de şüphesiz tarih yazacak. Ama Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı olmasından öte en önemli 3 Cumhurbaşkanı’ndan birisi olarak kayda geçmesi için hem çok şansı, hem çalışma imkânı var. Ancak zirveye çıkmış bir ismi ülke adına verimli çalıştırmak, sadece iktidar partisinin değil, aynı zamanda iyi çalışan bir muhalefetin de görevi.

Jefferson’ın ifade ettiği gibi “Çok çalışmak, başarmak için çok şans” anlamına geliyor. Türkiye’yi “Başkanlık Sistemi” ile tanıştırmak için epeyce uğraş veren Erdoğan’ın, Çankaya Köşkü’ne adımını atar atmaz bunun için çalışacağı ortada. Belki de ikinci 5 yıllık dönemi için aday olduğunda, Türkiye bambaşka bir yarışa şahitlik edecektir. Çünkü Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimini kazandığında önüne konulan en önemli husus, “Bu oy oranıyla Erdoğan’ın Başkanlık hayali suya düştü” eleştirileri oldu. “Bu da gol değil” havası, özellikle muhalefet için hayra alamet değil.

Hâsılı son seçimle alınması gereken mesajlardan biri de siyasette birçok şeyin değişmesi gerektiğidir. 2015 seçimlerine kadar hareketlilik bekleyebiliriz. Başbakan Erdoğan sonrası AK Parti cephesinde değişim olacak. Umarım AK Parti cephesinde yaşanacak bu değişimler, muhalefetin başarısız kadrolarına, siyaset anlayışlarına zaman kazandırmaz, hatta unutulmalarına sebep olmaz.

Erdoğan’ın elde ettiği her seçim başarısı sonrasında geliştirdiği stratejilerle kamuoyunda daha fazla gündeme gelmesi, muhalefet liderlerine ilaç oluyor. Başarısız liderlerin yerinde kalmasına ortam sağlayan bu tablodan faydalanan da aslında AK Parti oluyor. Şimdi önümüzdeki bir ayı AK Parti’nin başına kimin geçeceği ve başbakan olacağıyla, yeni kabineyle geçireceğiz. CHP ve MHP yönetimi de bizimle beraber bu süreci izleyecek. Ya sonra. Sonrası malum; “Yazlıkçılar dönmüyor, ama bıldırcınlar her sene dönüyor.”

Not: Seçimden bir gün önce cumartesi günü bu köşede “İlk tur son tur olabilir...” başlıklı yazımda seçim neticesi tahminim vardı. Seçim yasakları açısından sıkıntı olacağı sebebiyle son anda çıkardım. İşte yazımda çıkardığım o bölüm: “Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda sonuçlanacak ve Başbakan Erdoğan yüzde 53-54 arasında oyla Çankaya’ya çıkacak. Ekmeleddin İhsanoğlu yüzde 36-37 ve Selahattin Demirtaş da yüzde 9-10 aralığında ipi göğüsleyecek.”

Yukarı