TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Berlin Havalimanı’ndan ders alır mıyız?

İKI gündür Berlin’deyim. Çeşitli konumda yetkililerle görüşüyorum ve gündemin iki maddesi var: Kasım ayında yapılacak Berlin Duvarı’nın yıkılışının 25. yıldönümü kutlamaları ve yolsuzluklar yüzünden bitmeyen Berlin Havalimanı nedeniyle 13 yıllık belediye başkanının istifa kararı alması.

Dünya genelinde turist ağırlamada İstanbul’un yarıştığı kentlerin başında Berlin geliyor. İki kentin ayrı karakteristik özellikleri olsa da netice itibarıyla en fazla ilgi çeken merkezler olarak havacılıkta benzer sorunları yaşıyorlar. Tek farkla, Almanlar Frankfurt ve Münih’ten sonra Berlin’i üçüncü merkez (HUB) olarak devreye sokmayı planladılar, erkenden de yola çıktılar, fakat havalimanını bir türlü bitiremediler.

İstanbul ise yeni havalimanı için çok geç hareket etti. Atatürk Havalimanı’nı genişletme opsiyonunu kullanmayı bir kenara bırakıp yenisine son dakikada odaklanması büyük handikap. Umarım çift haneli büyüyen Türk sivil havacılığının baskısı sebebiyle aceleye getirilerek gecikme gibi bir sorun ortaya çıkmaz. Zira böyle bir risk var.

1 Ocak 2018’e yetiştirmek bir yana hatta 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, kısa süre önce yapılan temel atma töreninde 29 Ekim 2017’de bitirilme sözü verildi.

Bu tarih şüphesiz manevi bir baskı oluşturuyor; ancak yeni havalimanının arazi yapısının getirdiği sorunlar, kamulaştırma ve kredi bulma çalışmaları gibi aşması gereken meseleleri de var. Bittiğinde ise yolcu başına alınacak dış hatlarda 20, iç hatlarda 5 Euro vergiler, İstanbul’u pahalı uçulan merkezlerden biri haline getirecektir. İşletmeyi üstlenen şirketlerin kamuya vaat ettikleri kira bedeliyle birlikte dış hatlarda bilet başına düşen rakam 75 TL’den az olmayacaktır. Bu konu da üzerinde ciddi düşünmeyi gerektiren bir husus.

Bu konulara kafa yoran kalem olarak Berlin hadisesi üzerinden ikaz etmek istiyorum. Çünkü Berlin’de bir türlü açılamayan, inşaat aşamasında çeşitli yolsuzluklarla gündeme gelen Brandenburg Havalimanı sonunda Belediye Başkanı Klaus Wowereit’i istifaya sürükledi. Berlin Duvarı’nın yıkılışının 25. yıl kutlamaları kasımda yapıldıktan sonra aralıkta görevini bırakacak. Yıllardır açılışı ertelenen ve bu süre zarfında sürekli maliyetleri artan ve milyarlarca Euro yutan “vitrin proje” havalimanını bitiremediği için gidiyor.

Ne gariptir ki büyük projeleri hayata geçirmesiyle meşhur ülke Almanya, 2006’dan bu yana Berlin Brandenburg Havalimanı’nı başta yangın söndürme sisteminde ortaya çıkan sorunlar olmak üzere problemleri çözüp açamadı. 3 milyar Euro’dan başlayan maliyet 6.5 milyara çıktı. 2006’da başlayan inşaat çalışmalarının 2011’de tamamlanması ve 2012’de de açılması planlanmıştı. Hatta ben de açılışına bir ay önceden davet edilmiştim. Yanlış hatırlamıyorsam 4-5 gün kala açılışın ertelendiği tarafıma iletilmişti. Daha sonra açılış 4 kez ertelendi. Alman disiplini ve teknolojisi çökmüş, üzerine bir de yolsuzluk yükü binmişti. Bu sene teslim edilecekti, ama...

Şimdi gelelim ana meseleye. Yeni nesil havalimanları daha yoğun teknoloji kullanıyor, daha verimli olması için çaba sarf ediliyor. Bu havalimanı da otomatik yangın söndürme sistemleriyle hizmete girecekti. Merkezi bilgisayar sisteminde ortaya çıkan sorun ve inşaat projesinin yeni teknolojilerle örtüşmemesi Almanları alay konusu yaptı.

Yeni havalimanı, eski Batı Berlin Belediye Başkanı Willy Brandt’ın adını alacaktı ve Doğu ile Batı Berlin’e hizmet edecekti. Hatta hizmete girmesiyle de Berlin’de bulunan 3 havalimanının kapatılması planlanıyordu ki, birisi zaten hizmet dışı bırakıldı. 2012’de açılmış olsaydı, Lufthansa, Air Berlin, EasyJet ve Germanwings’in merkezi (HUB) olacaktı. Şimdi bu havayollarının bazıları gecikmeden dolayı tazminat davalarıyla işletmeciye başka bir sıkıntı kapısı açacaklar.

Merakım şu: İnşallah olmaz, ama bir sıkıntı yaşanırsa yani İstanbul’un yeni havalimanı gecikirse müeyyide kime uygulanacak? Büyüyen Türk Hava Yolları ve diğer Türk şirketleri zararlarının hesabını kime soracaklar?

Yukarı